"Aydın olmak için önce insan olmak lazım.İnsan mukaddesi olandır.İnsan hırlaşmaz, konuşur,maruz kalmaz, seçer.Aydın,kendi kafasıyla düşünen,kendi gönlüyle hisseden kişi.Aydını yapan:'uyanık bir şuur,tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs."
İnsanlar ne kadar çok okurlarsa din ve dünya işlerinde uyanıklıkları o kadar fazla artar;dost ve düşmanlarının durumunu daha iyi takdir ederler; işler daha aydınlık olur,onlara doğru tedbirler alma yolları açılır; padişahlık, dergâh,bârgâh,divan,meydan,meclis prensip ve düzeni,vergi işleri,muameleler,halk ve ordunun durumu, bunlar gibi bütün şeyler onlara aydınlanır, bütün memlekette uzak yakın,az çok hiçbir şey onlara gizli kalmaz.
On üçüncü yüzyılda ismi bilinmeyen bir simyacı bütün cisimlerin "zerre" adında minicik parçacıkların iç ve dış tabakalarından oluştuğunu öne sürdü.Geber takma adıyla yazdığı yazılarda bu gizemli bilimci cıva, sülfür gibi metal ve bileşiklerin bileşenlerine nasıl bölünebileceğini anlattı.
Ortaçağ'da teknoloji akışının yönü bugünkü gibi Avrupa'dan İslam alemine doğru değil, büyük oranda İslam aleminden Avrupa'ya doğruydu.Ancak MS aşağı yukarı 1500 yılından başlayarak bu akışın yönü yüz seksen derece değişti.