Mustafa Günay

Mustafa Günay
@Musttafagunay
Kendimi kaybetmiş gibiyim; tek istediğim sonsuza dek, daima, bütün ömrümce onun yanında olmak, onun ışığıyla, onun halesiyle aydınlanmak. Ondan ötesini bilmiyorum! Ondan kaçabilir miyim hiç...
Sayfa 100 - Kültür yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Henüz 69
Bir yalnızlığın pençesinde çırpınırken bulacaksın kendini Hiçbir varlığın sende var olmadığını anlayacaksında Sadece yitirmiş olduğun zamanın çehresi gözlerinde var olacak İlmek ilmek kazıdığın vücudunu gördüğünde bir ah çekeceksin Bak görüyormusun 70 mişine bir adım uzak korkuların bir adım daha yakınsın artık Hırsların ve arzuların yazılmış satır satır tutturduğun günlüğüne Dönüp aynaya baktığında soracaksın belkide Ne kadara satın alındığını Bu hiç karlı bir alışveriş olmamıştı Ne zaman kazandığından fazlasını vermiştin ki kazanasın
Şiir
Şiir
Ne mi yapacağım bundan sonra? Ayak izlerimi silmek için sana gelen yolları tersinden yürüyeceğim önce Şiir okumayacağım bir süre Hediyelik eşya satan dükkanların önünden geçmeyeceğim Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu, bir gül ağacının dibine dökeceğim Yeni bir yanlışlık yapmamak için telefonlara çıkmayacağım Ardı kuş resimli aynalar arayacağım mahalle pazarlarında Gençliğimi anımsamak için Emekli kahvehanelerinde yaşlılarla konuşarak, sonumu görmeye çalışacağım...
Bu duruma nasıl geldim? Neden bana yaşamasını öğretmediler? Neden bana, bizden bu kadar gerisini sen bulup çıkaracaksın dedikleri zaman isyan etmedim? Hayata atılmak gibi bir çılgınlığı nasıl yaptım? İnsanların dünyasına atılmayı nasıl göze aldım? Ben insan değildim ki. Yaşamadığım bir hayatın içine nasıl atıldım? Beni nasıl gürültüye getirip de bu soğuk bakışlı mimar gibi insanların karşısına çıkardılar? Onlar da bilemezdi: görünüşümle insana benziyordum. Denemelerden geçmiştim. Onları aldatmayı başardım. Sonumu kendim hazırladım. Her an ne yapacağımı söyleyemezlerdi bana. Beni aldattılar;gene de suçluyum. İnsanların en verimli olduğu çağda tükendim. Her anı,ne yapmam gerektiğini düşünerek geçirdiğim için çabuk yoruldum. Bana müsaade….
Sayfa 607
Oğuz Atay
Aleksandr Puşkin
Gavurlar övüyor şimdi istanbul’u Ama yarın demir ökçeleriyle Uyuyan bir yılan gibi ezecekler onu Ve çekip gidecekler bırakıp öylece İstanbul bırakmasın hala uykuyu İstanbul peygamberin yolundan ayrıldı Onu baştan çıkardı kurnaz batı Dalarak utanç verici zevklerin koynuna O ihanet etti duaya ve kılıca Küçümsüyor artık savaş alanından akan teri Şarap saati oldu dua saatleri Söndü inancın kutsal ateşi
Şiir