...Peki, siyah Afrikalılar bu koşullar altında bile, bir iş kurarak ya da eğitim görüp bir meslek hayatına atılarak Avrupalıların modern ekonomilerinde kendilerine bir yer bulamaz mıydı? Sömürge hükümeti bunların asla gerçekleşmeyeceğinden emin oldu. Ekonominin Avrupalı kısmında, yani ülkenin yüzde 87’sinde hiçbir Afrikalının mülk sahibi olmasına ya da iş kurmasına izin verilmedi. Ayrıca, apartheid rejimi eğitimli Afrikalıların madenlerde ve beyazlara ait tarım alanlarında kullanılacak ucuz işgücü sağlamak yerine beyazlarla rekabet ettiklerini de fark etmişti. Daha 1904’te Avrupalılar için bir iş ayrımcılığı sistemi başlatıldı. Buna göre, Afrikalılar, maden analiz uzmanı, manevracı, demirci, kazan imalatçısı, duvarcı... ağaç işleme operatörlüğüne kadar uzayıp giden bir listedeki mesleklerin hiçbirini icra edemiyorlardı. Afrikalılar bir çırpıda madencilik sektöründe çalışabilecekleri kalifiye işlerin tamamından mahrum bırakılmıştı. Bu, Güney Afrika rejiminin ırkçı icatlarından birinin; ünlücolour bar’ın ilk uygulamasıydı.Colour bar1926’da ekonominin tamamına yayıldı ve 1982’ye kadar devam etti. Siyah Afrikalıların eğitimsiz olması şaşırtıcı değildir; Güney Afrika devleti Afrikalıların eğitimden ekonomik anlamda fayda sağlamalarına engel olmakla kalmadı, siyahların okuyacağı okullara yatırım yapmayı da reddetti ve siyahların eğitimine köstek oldu. Bu politika 1950’lerde apartheid rejiminin mimarlarından biri olan Hendrik Verwoerd liderliğinde doruk noktasına ulaştı ve hükümet 1994’te Bantu Eğitim Yasası’nı çıkarıncaya dek varlığını korudu