Oğuzhan Âsım Güneş

Serceste
Benden selam eylen kavli yalana İnanmam ağalar yüzü gülene Kefen kısmet olmaz güzel sevene Beni yârin yağlığıyla saralar
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir kişi özünde ikilik olsa Hakk'ın didarını görmez billahi Hor bakarsa evliyanın yoluna Eli bir gerçeğe ermez billahi
Bin cefâlar etsen almam üstüme Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yad ellere meyil verirsen Kış ola bağlana yolların dostum İlâhi onmaya yardan ayıran Bahçede bülbüller ötüyor uyan Kula gölge olsa Allah’a ayan Senden ayrılalı gülmedim dostum Pir Sultan Abdal’ım gülüm dermişler Bu şirin canıma nasıl kıymışlar İster isem dünya malın vermişler Sensiz dünya malın neylerim dostum
Ben seni severim ne hevesile Geçirttin ömrümü kara yasile Bir çift çorap ile yırtık mesile Bastığım yerlere sormalı gelin