Bu beş değer yargısı sıra dışı ve rahatsız edicidirler. Ama, benim açımdan, insanın hayatını değiştirirler.
İlki, bir sonraki bölümde inceleyeceğimiz gibi sorumluluğun radikal bir şeklidir: Kimin hatası olduğuna bakmaksızın hayatınızda olup biten her şeyin sorumluluğunu almak. İkincisi emin olmamaktır: Kendi cahilliğinizin farkında olarak sürekli kendi inançlarınızdan kuşku duymak. Bir sonraki başarısızlıktır: Kendi eksiklerinizi ve hatalarınızı keşfetmeye istekli olarak onları değiştirebilme şansına sahip olmanız. Dördüncüsü reddetmedir: Hayır diyebilmek ve hayır dendiğini duyabilmek; böylelikle yaşamınızda neyi isteyip neyi istemediğinizin açık bir tanımına sahip olursunuz. Sonuncusu da kendi ölümlülüğünüz hakkında düşünmektir, bu çok önemlidir çünkü insanın ölümlü olduğunu unutmayıp bunu sürekli aklında tutması belki de diğer değer yargılarını doğru perspektife oturtmanın biricik yoludur.
Belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir...