Cezalı çocuk salonda köşe penceresine oturmuştu; yanında elinde bir tabakla Tanya ayakta duruyordu. Bebeklerine yemek alma bahanesiyle ingiliz dadıdan kendi pastasını çocuk odasına götürme izni almış ve çocuk odasına götürmek yerine kardeşine getirmişti. Kendisine verilen cezanın haksızlığı yüzünden ağlamaya devam eden Grişa pastayı yiyor ve hıçkırıklar arasında “sen de ye, birlikte yiyelim… birlikte,” deyip duruyordu. Önce Grişa’ya duyduğu merhamet, sonra da yaptığı şeyin iyi yürekli bir davranış olduğunu anlaması Tanya’yı etkilemiş ve onun da gözlerinde yaşlar belirmişti; ama kendi payından vazgeçmeyip yiyordu…