Myuu

Myuu
76 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·272 syf.··
2025 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 14:23
Marry Shelley’nin çocuk denilecek bir yaşta bilim kurgu diye adlandırdığımız türün temelini her türlü sarsıntıya dayanacak, zemin sıvılaşmasına geçit vermeyecek şekilde attığı ve insanoğlunu bir düşünceden bir diğerine gark edecek derinlikte fikirlerle bezediği,üzerinden geçen iki yüz yılı aşkın zamandır canavar figürünün atası diyebileceğimiz bir karakteri hayal dünyamıza ok gibi fırlattığı enfes romanı!!! Romanı okurken aklımdan hep ben olsam ne yapardım sorusu geçti. Victor gibi kendi yarattığım estetik algıları alt üst eden hayli irice cüsseli bu çirkin canlıdan kaçar mıydım yoksa ‘sonuçta ben yaratmışım arkadaş herkesin canavarına kimse karışamaz. Çok biliyordunuz daha güzelini yapsaydınız’ deyip bir şans vermeyi mi denerdim? Müthiş bir adanmışlıkla, başka hiçbir şey ile ilgilenmeden, yemelerden içmelerden kesilerek uğraş verdiğin şeyin nihayete ermesiyle birlikte kaçıp gitmek de bana biraz şey gibi geldi ama neyse… İşte insan böyle bir varlık; kendi yarattığı canavarın sorumluluğunu almaktan aciz,korkak ve çözümü kaçmakta bulan bir zavallı.Evet o canavar senin eserin kardeşim sen yarattın onu şimdi hiç değilse onu tanı,nasıl bir şeymiş gör belki de sandığın gibi değil ya da diyelim sandığın gibi biraz uğraş, düzelt, onar ne bileyim işte çaba azıcık. Canavar konuşup derdini anlattığında, dünyaya onun gözünden bakmamızı sağladığında da bunu anlıyoruz zaten.Victor efendi son derece kreatif bir kafayla çıktığı bu yolda her şeyi, herkesi mahvederek bomboş bir intikam duygusuyla ölüp gidiyor. Victor’ın roman boyunca sanki herbir parçasını kendi bulup dikmemiş, kendi zevkinin dışavurumu değilmiş gibi sefil,canavar,alçak gibi sıfatlarla hitap ettiği, bir isim vermeye bile tenezzül etmediği bu zavallı yaratık Victor’un zevksiz tasarımının bir sonucu olarak insanlar
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·155 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 16:43
1905 yılında doğmuş ve 1997 yılında ölmüş Avusturyalı psikiyatr Viktor Emily Frankl’e Auschwitz toplama kampında, henüz otuzlu yaşlarını yaşadığı o korkunç yıllarda 92 yaşına kadar yaşacağını söyleselerdi dayanma gücüne nasıl bir katkı sağlardı bilinmez ama o, bu bilgiden habersiz kaybettiğini henüz bilmediği eşinin hayali ve yayımlama isteğiyle yanıp tutuştuğu taslak halindeki kitabına tutunarak dile kolay tam üç yıl kampın zorlu koşullarında hayatta kalmayı başarmıştır. Yaşadığı insanlık dışı deneyimler sonucunda oluşturduğu ve Logoterapi adını verdiği tekniğiyle psikoterapiye yeni bir soluk kazandırmıştır. İnsanın Anlam Arayışı kitabın adı olmanın yanı sıra logoterapinin de kısacık bir açıklamasıdır aslında zira logoterapide hedef, hayatını anlamlı kılacak bir amaca tutundurmak suretiyle insana dayanma gücü kazandırmaktır. ‘Yaşamak için bir nedeni olan insan, her türlü nasıla katlanır.’diyen Nietzsche’nin bu müthiş sözünün kitapta birkaç defa kullanılıyor olmasının nedeni de budur. Bu amaç bazen sana muhtaç bir çocuk, yayımlanmayı bekleyen bir kitap bazen de hayali bile ruha şifa bir sevgili olabilir. Bu kitabı bir başucu eseri haline getiren onlarca neden sayılabilir ancak bana göre bu kitabın en anlamlı özelliği yazarın bizzat kendisinin yaşadığı deneyimlerin bir sonucu olarak okura ulaşmasıdır. Bunu kitapta, ‘dört toplama kampından sağ çıktım ve insanın akla gelebilecek en korkunç koşullara karşı cesaretinin ve dayanma gücünün ne kadar beklenmedik güçte olabileceğine de tanıklık ettim.’sözleriyle özetlemektedir. Yazarın ‘bizim kuşağımız gerçekçidir: biz insanın gerçekte ne olduğunu gördük.’cümlesinin tek başına sayfalarca yazıya eş etkiye sahip olması da bundan kaynaklanmaktadır.
Psikoloji
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,2bin okunma
Puan vermedi·355 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2021 23:51
Harper Lee’nin kitaba mekan olarak seçtiği Maycomb kasabasında yaşayan ve avukat olan babasını, Atticus karakteriyle anlattığı ve yazarın çocukluk yıllarında, kasabasında yaşanan bir davadan esinlenerek yazdığı eserde olayları dokuz yaşında bir kız çocuğu olan Scout’un anlatımıyla okuyoruz ki kesinlikle romanı ayrıcalıklı kılan da bu! Siyah-beyaz ayrımının harareti yüksek yıllarına ve yapılan haksızlıklara bir çocuk masumiyetiyle bakmanın, yetişkinlerin saçmalıklarına ayna tutmada en güzel yol olduğunu keşfetmiş yazar. Anlatının içine sürüklendiğim zamanlarda Atticus gibi insanların dünyayı yönetmesini, onun gibi babaların çocukları büyütmesini,komşumuz,arkadaşımız,patronumuz olmasını dilerken buldum kendimi. Herkesin birbirini tanıdığı küçücük bir kasabada rutin yaşantılarını sürdürmekte olan insanların dostluklarına,dedikodularına,üzüntülerine,dayanışmalarına şahit olurken alışılagelmiş üzerinde düşünme gereği bile duyulmayan bir önyargıyla karşılaşıyorsunuz birden; ortada bir suç varsa sahibi ten rengi farklı olandır. Bu, kimseye zararı olmayan, tatlı tatlı öten bülbülü öldürmekle eşdeğerdir ve bülbülü öldürmek günahtır!..
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,6bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2021 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2021 16:20
Erdem evrenseldir ve her çağda erdemin gereklilikleri aynıdır.Yaklaşık 2500 yıl önce yaşamış Sokrates’in hayata bakışı,ahlak anlayışı,arınmış ruhla işaret ettikleri bugünün erdemli insanından beklenilenle aynı çizgidedir. Platon’un gözünden, hocası Sokrates’in yargılanmasıyla başlayıp zehri içerek hayatına son verdiği süreci okuyoruz kitapta.Müthiş çeviri ve tatmin edici sonnotlar sayesinde de Hasan Ali Yücel serisinden şaşmamak gerektiğini kavrıyoruz yeniden. Sokrates’in bakış açısı ölümle ilgili düşüncelerinizi ve korkularınızı gözden geçirip bambaşka bir boyuta taşımak, beden ve ruh arasındaki ilişkiyi sağlam bir zeminde anlamlandırmak konusunda oldukça etkili. Felsefeden hazzetmeyenlerin bile keyifle okuyacağını düşündüğüm müthiş bir eser.
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma