“Ve şunu unutmayın. Tanrının insana en güzel armağanlarını imtihan denen ambalaja sararak verdiği söylenir. Eğer zor zamanlardan geçiyorsanız bilin ki armağanı almaya hazırlanıyorsunuz. Hatta devasa bir armağanın ambalajını açıyor bile olabilirsiniz.”
“Bazı kalplerdeki kırışıklıklar birkaç ütü dokunuşuyla düzelirken bazı kalplerdeki lekelere hiç dokunmamak daha iyidir. Bazı kalplerde o kadar çok delik var ki yıkamadan önce güzelce yamamak gerekir, bazı kalpleriyse ne kadar yıkarsanız yıkayın kirlerden arındıramazsınız.”
Hikâyemiz tek bir hikâye. Bütün romanlar, bütün şiirler, içimizdeki hiç bitmeyen iyi-kötü çekişmesi temeli üzerine kuruludur. Ayrıca bana öyle geliyor ki kötülük hiç durmadan yeniden canlanıyor oysa iyilik, erdem ölümsüzdür. Kötülüğün hep yeni, taptaze bir çehresi vardır oysa erdem dünyada hiçbir şeyin olamayacağı kadar köklü ve saygındır.
Herkes yanlış anlıyor şu kutsal kelamı Nasıl kullanacaklar bilmiyorlar bilgeliği ve aklı
Zevklerden men eder ve şarabı bıraktırırsın
Sen bilirsin Mustafa. Ben sevmem yasakları