Burak Güçlü

Puan vermedi·266 syf.·
2021 1. kitabı
Uzun zaman sonra tekrar okumaya başladım. İlk fahrenheit451 sonra bu eser. Ve bu kadar çok insanın bu kitabı nasıl beğendiğine anlam veremedim. Ya benim yakalayamadığım, kaçırdığım bir şeyler var ya da popüler kültür etkisi. Yanı tamam kitap 1932 de yazılmış tamam distopya olarak, teknoloji olarak çok üst seviye bir kitap. O yıllara göre öyle. Ama ya kitabın başlangıcı. Ya olay örgüsü. Ya ana karakter diye bir şeyin olmayışı. Ya o rezil son. Kitabın sonu dediğimiz şey böyle bitmemeli. Ne anlam içerdiği belli olmayan, kitabın neredeyse tümünü geçirdiğimiz karakterlerin akıbetinin ne olduğunu anlatmadan sanki kitabın sonunu yazarken yazarımızın başına bir şey düşmüş veya kitabın sonunu başkası yazmış gibi. Distopya olarak başarılı ama hikaye, ilerleyiş, karakter ve son olarak kötü bir kitap. Başka kitaplar okuyabilirsiniz daha tatmin olacağınıza eminim.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·164 syf.·
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Öncelikle söze beni uzun zaman sonra belki de kitapları tekrar okuma alışkanlığı kazandıracak bu kitabı okumaya teşvik eden arkadaşlarıma teşekkür ederim Ben uzun uzun bu kitap hakkında konuşmaya yazmaya gerek yok gibi hissediyorum, sitede 1 aylık bir zamanda bulunan herkes yazara ait alıntıları, incelemeleri az çok görmüş veya okumuştur. Yazarin dilinin, betimlemelerinin ne kadar iyi olduğunu anlatmaya lüzum yok bence. Ah raif. Zamanında çok kitap okumama rağmen, çokça film, dizi dünyasına dalmama rağmen bu kadar kendime benzeyen bir karakter tanımamıştım. Beni Akhisar'dan alıp ilk önce Ankaraya götürdü sonra Berlin'e. Ayrıca son 2 haftadır yaşadıklarımı düşündüğüm zaman sonum galiba raif efendi gibi olucak. Neyse kitaba geçiyim başlayayım. Kitap öyle bir başlıyor ki raif efendi karakteri o kadar özgün ki, ikinci bölüme geçmeden önce acaba dedim bir aksiyon beni mi bekliyor, o derece her tarafa çekilecek bir ilk bölümdü. Ikinci bölüm ise yeri geldi mutlu etti, yeri geldi üzdü, yeri geldi birkaç damla göz yaşı süzülmesine neden oldu. Iki insan arasındaki gelgitler, düşünce tarzları ve birbirine kavuşmuş olma duyguları o kadar güzel betimlenmiş ki yaşıyorsunuz o hisleri. Raif efendinin hisleri ah ah.Canımı yakan hep onlar zaten. Nasıl insan tekrar geri gitmez. Madem o kadar seviyordun be adam. Ev ev arardım yine giderdim şahsen. Ama o da haklı. Hayatta hiç sevilmemis, ailesi tarafından bile. Insanlara nasıl yaklaşacağını, nasıl düşüneceğini bile bilmiyor. Çektiği acıların çoğu kendi yüzünden diyebilirsiniz ama değil. Onu sevmeyen, gerektiği değeri göstermeyen, yüzüne gülen ama kalbinden haset geçiren kişilerden kaynaklı acıları. Ama mutlu gitti bence. Peki biz öyle gidebilecek miyiz? Bir kaç eksik gördüğüm nokta var kitapta o yüzden puanım 9 oldu, mesela raif efendi
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,5bin okunma
"Karanlık zamanlarda bile bizi insan yapan şeylerden vazgeçemeyiz"
9/10
·568 syf.·
Beğendi
·
2018 32. kitabı
3 kitaplık bir seri bu eserler. Tür olarak distopya geçse de kesinlikle değil. Adından anlaşılacağı üzere gelecekte nükleer yıkım sonrası insanların yeryüzünde radyasyon, mutasyona uğramış dev canavarlar nedeniyle metro istasyonların da yaşamasını konu alıyor. Açıkçası yazarın betimlemeleri nedeniyle böyle bir hayat olursa intihar edebileceğimi düşündüm. 1 metre-karelik odalar, devamlı karanlık olan metro istasyonları, naziler, karaderili hikayeleri, insanların yaşam standartları, metro dışında oksijenin zehirli olması, gaz maskesiyle dışarı çıkılması, insanların bir ekmek için bile birbirini öldürebilme kapasitesi, mutasyona uğramış canavarlar. Böyle bir yerde hayatta kalmayı hayal ettikçe içime korku doldu. Başta belirtmiştim kitap distopya olarak gözükse de değil. Bir yerde bakıyorsun siyasete girilmiş, bilim-kurguya dönmüş, fantastik olmuş, gerilim-polisiye derken her şeyden içinde barındıran bir kitap serisi bu seri. İstasyonların koruyucusu olarak görevlendirilen savaşçılar mevcut eserde. Bir yandan yeraltı tünellerine sızarak onları öldürmek isteyen yer üstü canavarlarına karşı mücadele verirken bir yandan dilden dile dolaşan ve efsane mi gerçek mi olduğu bilinmeyen karanlık tünellerde yaşayan karaderililer, dev sıçan ve solucanlar gibi değişik mutasyona uğramış yaratıklara karşı savaşıyorlar. İşte tüm bu paranormal olayların tam ortasında, önünde çok önemli bir görev ve yeraltı dünyasını kurtarmanın sorumluluğunu sırtlanmış bir kahraman olan Artyom var. Artyom'un iç dünyası... Üçüncü bir şahıs açısıyla anlatılsa da karakterin iç dünyasını o kadar iyi anlatıyor ki kitap(kitabın içinde bulunan harita da buna etken), karakteri yaşıyorsun. O korkularını, duygularını, hissettiklerini. Bu kitabın sonu öyle bir yerde bitiyor ki bir daha ki kitabı okumak için bu kadar
Edebiyat
Metro 2033Dmitry Glukhovsky · Gürer Yayınları · 20102,517 okunma
Gel artık beklemekten yorulduk
10/10
·850 syf.·
Beğendi
·
2018 27. kitabı
youtu.be/ECewrAld3zw 8. Sezon'a A song of ice and fire'ın dizisinin son sezonuna doğru yaklaşıyoruz. Şunu samimiyetimle söyleyebilirim daha dizi dünyasına böyle bir eser gelmedi.(Bakalım yüzüklerin efendisinin dizisi nasıl çıkacak??) Fantastik evrenler seviyorsanız izleyin, izlettirin. Şimdi seri tabi ki de dizi ile daha çok kitleye hitap etti. Diziyi izleyen arkadaşlarımız yav zaten biliyoruz ne gerek var kitap okumaya falan. Bu kitap bu dediginizi haklı çıkarır. Küçük küçük farklar haricinde ilk kitabın dizinin ilk sezonu ile bir farkı yok. Olay ikinci kitaptan sonra başlıyor. Yani diziyi izleyip kitaba başlayan arkadaşlar lütfen ikinci kitabın sonuna kadar okuyun. Neyse seri 7 büyük hanenin hikayelerini anlatıyor. Bu hanelerin taht oyunlarını konularını ele alıyor. Konu böyle basit açıklanabilir bana kalırsa. Seri çoğu zaman yüzüklerin efendisi ile karşılaştırılır. Tolkien reis kitap yazmayı bir hobi olarak görüyordu. Ama bu serinin yazarı o şekilde görmüyor. Yüzüklerin efendisi ne kadar aşık olsam da iyiliğin ve kötülüğün hikayesini anlatıyor. Karakterler siyah beyaz şeklinde. Ya kötü ya iyi. Ama a song of and fire serisi böyle değil. Karakter diyalogları, betimlemeler, karakter değişimleri, gri karakterler, şehirlerin içlerinde yaşanan olaylar. Bunlar o kadar iyi tasarlanmış ki yazara kufrettiginiz yerler oluyor Yani kitap bir bakıma tolkienin dinsel kitabı olarak tasvip ettiğim silmarrilion'a benziyor. Kısacası fantastik sever iseniz kesinlikle okumanız gereken bir seri. Tolkien ne kadar kusursuz bir evren yaratıcı ise George R.R Martin o kadar kusursuz karakter, diyalog yaratıcısıdır bana göre Uyarı yapayım birde dizi son sezon olucak. Son 3 sezonda kitaptan çok ayrıldı dizi. Ama büyük ihtimalle yazar seriyi bitiremeyecek
Edebiyat
Taht OyunlarıGeorge R. R. Martin · Epsilon Yayınları · 201310,9bin okunma
9/10
·480 syf.·
Beğendi
·
2018 19. kitabı
Lise yıllarımda kitaplara fazla bağımlıydım. Bu beni insanlardan bile uzaklaştırmıştı. O yıllarda ilçe birincisi seçilmiştim kitap okumada. Sadece madalya verilmişti ilginç bir şekilde. Neyse kütüphaneden bulmuştum bu eseri. Üstünde new york times bestseller ve kutsal kasenin peşinde yazması peşinde yazması icimde sevk uyandırdı. O zamana kadar hiç tarihi roman okumamıştım. Birinci kitabı başka bir okurda olduğundan bu kitapla başladım okumaya. Direk içine, beni hayran bırakan heybetli şövalyelerin yanına aldı kitap. O betimlemeler, o savaş atmosferi, sanki etrafımda yaşanıyordu savaş. Çok net hatirliyorum edebiyat öğretmenimiz bana seslenmiş duymamıştım. Neyse uzun lafın kısası seri olarak 3 kitap olan bu harika tarihi roman kitapları thomas adında bir rahibin oğlunun babası rahip olmasını isterken bir okçu olup savaştaki hikayesini ardından da kutsal kaseyi arayışını anlatıyor tarihi roman severlerin okuması gereken bir kitap
Edebiyat
Cehennem SavaşçılarıBernard Cornwell · Koridor Yayıncılık · 2009105 okunma