Nasrettin

Otoriterlik ve hoşgörüsüzlük, bilhassa Latin kitlelerinde had safhasına ulaşmıştır; öyle ki bu kitleler, Anglosaksonlarda onca güçlü olan bireysel bağımsızlık hissini yerle bir etmişlerdir. Latin kökenli kitleler yalnızca mensup - oldukları cemiyetin bağımsızlığıyla ilgilenirler; bu bağımsızlığın temel özelliği ise, tüm muhalif sesleri derhal ve şiddet yüklü bir şekilde kendi inancının hükmü altına sokma ihtiyacıdır. Engizisyon döneminden bu yana tüm zamanların Jakobenleri olan Latin halklar, bundan başka bir özgürlük kavramına ulaşmayı başaramamışlardır.
Sayfa 55 - Say yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kitleler yalnızca en bayağı ve en uç duygu durumlarını yaşar; kendilerine telkin edilen görüş, fikir ve inançların kabul görmesi veya reddedilmesi blok halinde gerçekleşir; bunlar mutlak hakikatler yahut külli hatalar olarak görülür. Akıl yürütme yoluyla ulaşılmış değil, telkin yoluyla aşılanmış tüm inançlar için her zaman geçerlidir bu durum. Dini inançların ne denli hoşgörüsüz olduğunu ve ruhlar üzerinde uyguladığı despotik kontrolü herkes bilmektedir.
Sayfa 54 - Say yayınları·Kitabı okudu
Kitle, tekil bireyden akılca geridir; ama taşıdığı hisler ve bu hislerin kışkırttığı edimler söz konusu olduğunda, mevcut koşullara göre daha iyi yahut daha kötü bir durumda da olabilir. Her şey, kitlenin ne şekilde koşullandığına bağlıdır. Kitleleri yalnızca suç yönünden inceleyen yazarların tümüyle yanlış anladığı, işte bu noktadır. Kuşkusuz kitle çoğun suça eğilimlidir; ama kahramanlığa da eğilimlidir. Bir inancın ya da fikrin zaferi uğruna ölüme giden, şan şeref karşısında coşan, İsa'nın kabristanını zındıkların elinden kurtaran ya da 93'te olduğu gibi vatan topraklarını savunan, çoğun kitleler olmuştur. Bütün bunlar, kuşkusuz, bilinçsiz kahramanlıklardır; yine de tarihi meydana getiren bu kahramanlıklardır. Şayet halkların hanesinde yalnızca soğukkanlılıkla icra edilmiş eylemler yazılı olsaydı, dünya üzerindeki vakayinameler bunların pek azını kayıt altına alırdı.
Sayfa 36 - Say yayınları·Kitabı okudu
Zihnin bilinçli yaşamı, bilinçdışı yaşamının yanında epeyce zayıf bir kısmı temsil eder. En istidatlı analist, en keskin kavrayışlı gözlemci bile zihni yönlendiren dürtülerin ancak küçük bir kısmını keşfedebilir. Bilinçli edimlerimiz, çoğunlukla soyaçekim tarafından belirlenmiş bilinçdışı bir altkatmandan ileri gelir. Bu altkatman, atalardan kalarak ırk ruhunu oluşturan sayısız iz barındırır. Edimlerimizin kabullenilmiş sebeplerinin ardında şüphesiz kabullenmediğimiz gizli sebepler bulunmaktadır; ne var ki, bunların da ardında kendimizin dahi görmezden geldiği daha da gizli sebepler yatmaktadır. Gündelik eylemlerimizin çoğu, gözden kaçırdığımız mahfuz dürtülerin tesirinden ibarettir.
Sayfa 31 - Say yayınları·Kitabı okudu

Nasrettin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
12 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 10:10
·
2025 8. kitabı
Gustave Le Bon
8.2/10 · 5,2bin okunma