Kitle, tekil bireyden akılca geridir; ama taşıdığı hisler ve bu hislerin kışkırttığı edimler söz konusu olduğunda, mevcut koşullara göre daha iyi yahut daha kötü bir durumda da olabilir. Her şey, kitlenin ne şekilde koşullandığına bağlıdır. Kitleleri yalnızca suç yönünden inceleyen yazarların tümüyle yanlış anladığı, işte bu noktadır. Kuşkusuz kitle çoğun suça eğilimlidir; ama kahramanlığa da eğilimlidir. Bir inancın ya da fikrin zaferi uğruna ölüme giden, şan şeref karşısında coşan, İsa'nın kabristanını zındıkların elinden kurtaran ya da 93'te olduğu gibi vatan topraklarını savunan, çoğun kitleler olmuştur. Bütün bunlar, kuşkusuz, bilinçsiz kahramanlıklardır; yine de tarihi meydana getiren bu kahramanlıklardır. Şayet halkların hanesinde yalnızca soğukkanlılıkla icra edilmiş eylemler yazılı olsaydı, dünya üzerindeki vakayinameler bunların pek azını kayıt altına alırdı.