Bunca acının, bunca ölümün bir anlamı var mı? Eğer yoksa o halde yaşamın dâ bir anlamı yoktur çünkü anlamı hasbelkader kaçıp kurtulmaya bağlı olan bir yaşam nihai anlamda yaşamaya değmez!”
Akıl sağlığının, insanın şimdiye kadar edindikleri ile hâlâ edinmesi gerekenler veya insanın şimdi ne olduğu ve ne olması gerektiğine ilişkin bir miktar gerilim gerektirdiği anlaşılabilir. Böyle bir gerilim, insanda içkin olarak bulunmaktadır ve bu yüzden de zihinsel iyi olma hali için vazgeçilmezdir.
Logoterapinin temel dayanaklarından biri, insanın temel amacının haz almak veya acıdan kaçmak değil, hayatında anlam bulmak olduğudur. İnsanın, ıstırabın bir anlamı olduğu sürece ıstıraba razı olmasının nedeni budur,
Kampta hep hiçbir dünyevi mutluluğun çektiklerimizi telafi edemeyeceğini konuşurduk. Mutluluk ummuyorduk, bize cesaret veren ve özverilerimize ve ölümlerimize anlam yükleyebilecek olan şey mutluluk değildi ama yine de mutsuzluğa hazır değildik. Hiç de az olmayan sayıda tutsağı bekleyen hayal kırıklığı, başa çıkılması çok zor bir deneyimdi ve bir psikiyatr için de bu başa çıkmaya yardımcı olmak epey zordu.
Özgür kalmış tutsağın her biri için, kamptaki deneyimlerini düşünürken tüm bunlara nasıl katlandığını anlamadığı bir gün gelir. Nasıl ki özgürlük günü geldiğinde her şey ona güzel bir rüya gibi göründüyse, bir gün kamp anıları da kabus gibi görünür. Eve döndükten sonra ise en güzel anlardan biri, tüm ıstırapların ardından Tanrı'dan başka korkacak hiçbir şeyin kalmadığını fark ettiğin andır.