Nasrettin

Aslında Amerika ile Türkiye arasında söz konusu olan uyuşmazlık nedir? Kıbrıs sorunu dolayısıyla Türkiye'nin çıkarlarının Amerika'nın çıkarlarıyla çatışmış olması değil mi? Peki Amerika'nın istediği nedir? Amerika'nın çıkarlarını göz önünde tutarak Türkiye'nin çıkarlarından, Kıbrıs Türkleri'nin handiyse elle tutulur haklarından vazgeçmesi değil mi? Niye bunu açıkça söylemeyip de “ortak çıkar” etiketiyle yaldızlayıp bize yutturmaya çalışıyorlar? Amerika ile ilgili anlaşmalar hiçbir vakit “ortak çıkar” için işlememiştir, dalma Amerika'nın çıkarına işlemiştir, en ufak bir ulusal itiraz belirir belirmez Amerika “çamura yatmış”, ekonomik, siyasal, diplomatik türlü baskıyla müttefikini yola getirmeye çalışmıştır.
Sayfa 148 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şu gerçeği kaskatı bilmekte fayda var: Fransa bizi tanımaz, tanımaya da pek heves etmez. Onlar Doğu Akdeniz denince, iki ülkeyi anımsıyorlar hemen, Yunanistan ve İsrail, gerisi fasafiso! İstediği kadar senin Orhan Kemal'in Kazancakis'ten iyi romancı, Dağlarca'n Seferidis'ten iyi şair olsun, Fransız geleneksel içgüdüsüyle Yunanlıyı seçecek, Yahudiye eğilecektir. Türk adı onların imgelemleri için daha çok olumsuz çağrışımlara kapı açıyor. Nâzım'a kan kusturanlar, Menderes'i asanlar, zavallı silâhsız Rumları jetlerle bombardıman edenler falan filân!...
Sayfa 113 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Türkiye'nin sorunu batılılaşmak sorunu değildir, modern kişiliğini bulmak sorunudur. Bu arada yoksulluktan kurtulmak, endüstrileşmek, şehirleşmek sorunudur. Bunlar önerilirken onun onurunu çiğnemek en büyük yanlışımız. Siz bir kere içtenlikle ondan yana olduğunuza onu inandırmaya bakın; şiirinizde, müziğinizde, resminizde bin yıllık sesini, çizgisini, deyişini bulabilsin. Lâikliğin, bilimciliğin onun yüzyıllardır uğruna gık demeden öldüğü, kılıç üşürüp at kopardığı kavramların üstüne işemesin. Önce Türk olsun, Türk!.. Şevki Bey'i dinleyip içlenen, Nedim'i okuyup hoşlanan, Ramazan gecelerinin uysal romantisme'ini içi sıra yaşayıp İslâm filozoflarının onca işlenmiş iç gerçeklerini içinde damıtıp duran, aksi gibi de Batı'nın ve Batılı'nın en sevmediği, Türk! Ben sanıyorum ki gerisi kendiliğinden gelecektir. Yoksa, Allahın günü dinlediği müziğe söv, ezberinde çağdan çağa taşıdığı ozanları karala, eğlencesini kına, töresini aşağıla, kısacası kişiliğini yok say, sonra da seni soyuyorlar, kurtarsam kurtarsam ben kurtarırım diye bangır bangır bağır, sesin kof kof dağlardan döner, görüp göreceğin rahmet budur. Bu sözüme mim koyun.
Sayfa 97 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Çinhindi'nde tam Fransızlaşmak, tam Amerikanlaşmak için nasıl birtakım Kolu'lar çekik gözlerini ameliyatla düzeltmeye uğraşıyorlarsa, sen de tut dilini iğdiş et, sanatının imge düzenini boz, ses uyumunu kır, sonra da artık batılı oldum diye övün!   Seni beğense beğense tek kişi beğenir: Avcı Baytekin. Onun beğenmesi de yarı yarıya alayla karışıktır: Bunu tecrübemle biliyorum, alafranga şairlerimizden yaptığım bütün çevirileri Fransız dostlarım ince alaycı gülümsemelerle beğenmişlerdir, her birisini de kendilerinden bir Baytekin'e bağlayarak!.. Alaycı suratlarını allak bullak edebilmek için yine de edebiyatımızın ağır toplarına, Yunus'a, Nedim'e, Baki'ye, Şeyh Galib'e başvurmam gerekmiştir. Öbür sesi tanıyor, babasına öykünen çocuğu seyreder gibi hafiften gırgıra alıyorlardı, ama bu ses, başka, değişik ve ulu bir sesti: Türktü. | Siz buna isterseniz gericilik deyin, onu da başka bir gün konuşuruz.
Sayfa 86 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Ben bunu bilirim bunu söylerim: Türk edebiyatının en önemli sorunu, bugün için bir öz kişiliğini bulma sorunudur. Öğrenmek güzel, öğrendiğini cakalı satmak da güzel. Ama bilmek başka, bilgiyi bizim kılabilmek; yöntemden ulusal bir bileşim çıkarabilmek başka! Ne demiş eskiler, herkes kaşık yapar ama...   Tanzimat'tan beri sapını bir türlü ortasına getiremedik gitti.
Sayfa 75 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu