Nasrettin

Galileo'nun yargılanması yanlış olmakla birlikte Galileo'nun teorisini eleştiren din adamlarının da haklı bilimsel gerekçeleri vardı. Dahası İslam dünyasına baktığımız zaman “Galileo vakasına benzeyen bir olay bulmak mümkün değildir. İslam'ın çıkışıyla, Doğu'da bilimin yükselişi paralel olmuştur. Yani Galileo vakasındaki hatalı tavır tüm dinlere mal edilemez. Dolayısıyla bu olaya bakarak teistik görüşün bilimle çeliştiğini söylemek yanlış olacaktır.”
Sayfa 81 - Tin yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Ne var ki günümüzde, o dönemlerde Güneş merkezli modelin Dünya merkezli modeli açıkça saf dışı bıraktığı, din adamlarının buna rağmen kanıtları görmezden geldiği izlenimi hâkimdir. Hâlbuki bul izlenim gerçeği yansıtmamaktadır. Her şeyden önce Dünya hareket ediyorsa paralaks olarak bilinen yıldız hareketlerinin gözlemlenmesi gerekirdi. Paralaks o dönemlerde gözlemlenmemişti. Yine Dünya hareket ediyorsa, Dünyadaki cisimlerin neden savrulmadığı, neden göğe bırakılan balonun hızla bizden uzaklaşmadığı açıklanamıyordu. O dönemde Newton'un hareket yasaları daha ortada yoktu. Teleskoba güvenilip güvenilemeyeceği de aynı derecede tartışmalıydı, zira o dönemlerde gelişmiş bir optik teorisi yoktu. Optik teorisi için de Newtonu beklememiz gerekmekteydi. Dolayısı ile Galileo'nun yaptığını iddia ettiği gözlemler de kuşkuluydu. O dönemde bir insan rasyonel nedenlere dayanarak Dünya merkezli Evren'i pekâlâ savunabilirdi. Nitekim söylenilenin aksine Dünya'nın merkeze yerleştirilme sebebi tamamen teolojik değildi. Aristo fiziğine göre toprak ile su, evrenin merkezine doğru gider, hava ve ateş ise evrenin merkezinden uzaklaşır. Dolayısı ile bu inanca göre toprak ve su, evrenin ortasında birleşip Dünya'yı oluşturmuştu, Güneş ise ateş olduğu için merkezden uzaktaydı. Dolayısı ile Dünya'nın neden merkezde olması gerektiği o dönemin fiziği ile açıklanabiliyordu. Diğer taraftan o dönemin fiziğiyle Güneş'in neden merkezde olduğunu açıklamak mümkün değildi. O dönemin fiziğine güvenen birinin, hatta ateist bir bilim adamının bu nedenden dolayı Dünya merkezli bir modeli savunması normaldi.
Sayfa 80 - Tin yayınları·Kitabı okudu
Birçok öğrenci, özellikle de fakir olanlar, okulların kendilerine ne yaptığını bilir. Okullar, öğrencileri içine girdikleri eğitim sürecini ve gerçek yaşamı birbirine karıştırmaları için yetiştiriyor. Düşünceler bir kez bulanıklaştığında yeni bir mantık ortaya çıkıyor: Ne kadar çok işlem yapılırsa, sonuçlar o kadar iyi olur veya artış başarıya götürür. Böylece öğrenci, öğrenmeyi öğretmekle, not almayı eğitimle, yetkinliği diplomayla ve akıcılığı yeni bir şey söyleyebilme yeteneğiyle karıştırmak için eğitiliyor. Öğrencinin hayal gücü gerçek değer için değil, memuriyeti (hizmeti) kabul etmek için “eğitilmiştir.”
Sayfa 7 - Şule yayınları·Kitabı okudu
Esasında Hz. Peygamber'i demokrasi üzerinden tartışmak da bağlam dışıdır. Zira onun, insanlarca üretilmiş herhangi bir dünya görüşüne veya siyasi yönetim biçimine bağlılık gibi bir iddiası da yükümlülüğü de yoktur. Onun davası ALLAH'tan aldığı vahyi insanlara ulaştırmak ve ALLAH'tan başka ilah olmadığını ikrar edene kadar onlarla mücadele etmektir.”
Sayfa 265 - Tin yayınları·Kitabı okudu
Güneşi altı ana gezegenin ortasına koyan aynı güç, ister doğal olsun ister doğa üstü, Satürn'ü ikincil beş gezegenin yörüngesinin ortasına, Jüpiter'i ikincil dört gezegenin yörüngesinin ortasına ve Dünya'yı da ayın yörüngesinin ortasına koymuştur; bu yüzden bu neden kör, tasarım ve hünerden yoksun olsaydı Güneş, ışık ve ısıdan yoksun Satürn, Jüpiter ve Dünya ile aynı türden bir cisim olurdu. Niçin sistemimizde diğerlerine ısı ve ışık veren tek bir kaynak olduğu konusunda sistemin müellifinin onu uygun görmesinden başka bir gerekçe bilmiyorum; ve niçin bu türden tek bir cisim olduğu konusunda, bir tanesinin geri kalanını ısıtıp aydınlatmaya yeterli olduğundan başka gerekçe bilmiyotum.
Sayfa 60 - Tin yayınları·Kitabı okudu
Reklam