1000Kitap Logosu
Nail Özer
TAKİP ET
Nail Özer
@Naylo
Reklamcı
Bursa
30 okur puanı
13 Ara 2019 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
194 syf.
·
Puan vermedi
FERİT EDGÜ ve hiç bitmeyen “ O “ " Mevsim "
FERİT EDGÜ ve hiç bitmeyen “ O “ " Mevsim " Okumaya başladıktan bir süre sonra Kafka’nın ŞATO isimli romanına gittim. Hak. bu köyündeki karanlık ve dondurucu kar yığınlarının sisli ayazında kalakaldım bir süre. Kafka ŞATO isimli romanında görev yerine ulaştığını düşünen Bay K' yı karşılayan gerçeklerinin serüveninde, bir karabasan sarar ve sonra yorgun düşürür sizi. Kitabımıza dönersek Ferit Edgü “Hakkâri’de Bir Mevsim “ romanı ile gerçeği karşılama gücünü bize düşsel bir anlatım ile veriyor. Bizi bir nebzede olsa o karabasandan yolumuzu kaybetmeden ilerlemek için yol gösteriyor. Bizi yorgun düşürmeden kelimelerin her birine sinmiş çaresizliği, kanıksanmayacak ne varsa kanıksanmışlıkları öğretiyor bir bir; Ölümü hastalığı yoksunluğu ötekileşmeyi yalnız olmayı. İlginçtir benim Kafka’ya yaptığım bu atıf’a sanki yazarda ortak. Kitabın ön ve son sözünde şöyle der “Kafka karabasanlarında gördü belki seni ama adlandırmadı.” Pir köyünün karabasanlarına hoş geldiniz ! Bunca gerçekliği şiirsel bir dille akla nakşeden nadir romanlardan biri bu kitap. Yazarın muhtemelen bir sürgün öyküsü ile askerlik yaptığı 1964 yılında yaşanmışlıklarının toplamı bir hikâye okuyoruz bu kitapta. Aynı zamanda Anadolu Coğrafyasının hiç bitmeyen mevsiminin bir hikâyesi. Aylar değişse de mevsimlerin değişmediği Kürt coğrafyasının değil yalnızca, doğusundan batısına neredeyse her bir karışında Anadolu’nun kendini her seferinde yeniden var eden acılarının toplamını bir kitaba bir mevsime sığdırmayı başarmış edebiyatımızın bu güçlü ozanı.
Hakkari'de Bir Mevsim
8.7/10 · 7,1bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
296 syf.
·
Puan vermedi
"Gölge"nin Derin Okumasına bir Patika...
Gerçeklik, hatta gerçek bir olay ile kurgulanmış roman, bir ip cambazı ile küçük maymunun annesizliği üzerinden dramatik bir başlangıç yapıyor. Duygusal bir anlatı ile öykünün içine girdiğimiz andan itibaren, usul usul fantastik bir geleceğe sürüklenmeye başlarız. Hiç farkına varmadan. Romanın gerçek başarısının gerçeklikle başlayıp fantastik biten bir son ile okuru sarmasında, olaylar son bulduğunda ise geriye doğru akışı yeniden gözden geçirmek, sorgulamak için okurun kendini zorunlu hissetmesinde olduğunu düşünüyorum. Kitabın yatay okumasında 1800 lü yılların İstanbul'u üzerinde resmedilen sosyal hayatın ve karakterlerin heyecan ve gizem taşıyan öyküleri romanın akıcılığını sağlıyor. Roman bittiğinde kendimi romandaki çelişkileri açıklamaya çalışırken buldum. Bu da beni romanın derin okumasına götürdü. Gerçeklikten hatta gerçek bir olaydan yola çıkarak başlayan hikayenin fantastik bir sona ulaşmasını fark ettirmeden bana okutuyor yazar. Bu akıcı metinde beni Fantastik bir dünyaya getiren yazar, gerçek hayatımızda , neden ve sonuç ilişkileri içinde hiç farkına varmadan istemediğimiz sonuçlara ulaşmamızın romantik betimlemesini bu metin ile başarmış diye düşünüyorum. Sonuçta da bizi gerçeklikle yüz yüze bırakıyor; Mutlu bir aşkın cinayetle, hayal edilen bir evliliğin boşanma ile çok büyük planlarla kuruluna bir işin iflasla sonuçlanması hayatlarımızın neden sonuç ilişkileri içinde gerçeklikle başlayıp fantastik bir sona evrilmesi gerçeği ile yüzleştirmenin bir hikayesi de diyebiliriz bu roman için.
Gölge
8.7/10 · 257 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
...
92 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.