Ölümsüzlük

Milan Kundera
Çevirmen:
Aysel Bora
Editör:
Saadet Özen
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı:
352
Basım Tarihi:
Şubat 2024
İlk Yayın Tarihi:
1990
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Çekçe: Nesmrtelnost
Orijinal Dil:
Çekçe
ISBN:
9789750726668
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

-SON-
Puan vermedi·352 syf.··
2025 21. kitabı
• Milan Kundera'nın "Ölümsüzlük" adlı eseri. Bu roman, Kundera'nın en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir ve derin felsefi temaları işler. Kitap, aşk, ölüm, kimlik ve insan varoluşunun anlamı gibi konuları, farklı karakterlerin hikayeleri üzerinden ele alıyor. Kundera, modern yaşamın karmaşıklığını ve bireyin içsel çatışmalarını ustalıkla yansıtırken, tarih ve sanatla da bağlantılar kuruyor. • Genel olarak, "Ölümsüzlük" okuyucuyu düşündüren, yoğun bir edebi deneyim sunan bir eser. Kundera'nın akıcı ama bir o kadar da katmanlı üslubu, kitabı hem etkileyici hem de zaman zaman zorlayıcı kılıyor. • Kundera, bireyin tarih içindeki yerini ve tarihin birey üzerindeki etkisini inceler. Tarihsel olaylar ve kişiler (örneğin Goethe ve Hemingway gibi figürler) üzerinden, insanın zamanın akışı içindeki anlam arayışını sorgular. • Herkese keyifli okumalar diliyorum ..! • ⁠Kitaplarla kalınız..!
Roman
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
“Edebiyatın ölmeyeceğini gösteren kitap!”
Puan vermedi·352 syf.··
2021 33. kitabı
Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği kitaplarının ardından serinin üçüncü kitabı olan Ölümsüzlük’ü yazan Milan Kundera bu kitabıyla adeta edebi ve felsefi bir şölen sunuyor okurlarına. Bilinç akışı, üst kurmaca ve üst üst kurmaca tekniklerini ustaca kullanıyor yazar. Bilinç akışı tekniğiyle kahramanın iç dünyasını, Üst kurmaca tekniğiyle yazarın anlatıcı olduğu noktada yazarın fikirlerini okuyabiliyoruz ve üst üst kurmaca tekniğiyle yazarın kendisiyle ana kahramanı yan yana getirip konuşturabiliyoruz. Bunu takip edebilmek için vakte ihtiyaç var. Ölümsüzlük kitabı üç günde okunacak bir kitap değil bu yüzden. Hatta Çek asıllı yazarın kendini de anlattığı bir kitap olduğu için biraz daha girift, bilmeceli gelebilir. Yedi bölümden oluşan kitabın her bölümü aralarında bağ bulunanan farklı bir olayı ve kişiler ağını yansıtıyor. Roman içinde roman diye tanımlıyor yazar bu kitabı. Fakat alt metinleri çok olsa da yazarın kendini bulmuş sesi oldukça sade. Bazı kavramları anlatırkenki sadeliği onun kalemindeki ustalığı gözler önüne seriyor. Ders çıkaracağımız, pratik bilgi gibi sunduğu cümleleri var yazarın. Örneğin çok zor zamanlar görmüş, yurtsuz yazar olmak zorunda kalmış olmasına rağmen bana hafiflemeye hatırlatan şu cümleyi kurabilmesinin tek açıklaması olabilir diye düşünüyorum: Bu kadar sadelik ancak büyük bir bilgi birikimi ile olur. Cümle şu: Kin bir tuzak, çünkü bizi hasmımıza fazlasıyla bağlıyor. diyor yazar. Zaten kitabın bir bölümünde yavaşlamanın, sadeleşmesin gereğinden bahsediyor. Oysaki romanın yazıldığı 90’lı yıllarda Geleceğe Dönüş filmiyle milenyuma hazırlanıyorduk. Tüm dünya daha hızlı olmanın gerekliliğine inanıyordu. Filme uyarlanmayacak şekilde yazılmış ve ölümsüzlük kavramının sorgulandığı bu eşsiz romanı gerçek edebiyatseverlere
Edebiyat
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
10/10
·435 syf.··
Beğendi
·
2018 128. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2018 23:42
"_ Bu roman içinde bir roman ve şimdiye kadar yazdığım en hüzünlü erotik hikaye olacak. _ Peki romanının başlığı ne olacak? _ Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği. _ Ama bu başlık daha önce de kullanıldı. _ Evet, tarafımdan! Ama o dönemde, yanlış başlık kullanmışım. Asıl şimdi yazdığım romana ait olmalıymış bu." Kitabın içinde Profesör Avenarius ile Milan Kundera arasında geçen bu konuşma, bu eserin ne kadar özel olduğunu anlatıyor diye düşünüyorum. Milan Kundera, Avenarius'u beklerken bu kitaba başlıyor ve iki yıl sonra Aralık 1988'de Avenarius ile konuşurken kitabı bitiriyor. "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği" ve "Gülüşün ve Unutuşun Kitabı" ile birlikte üçlemeyi tamamlayan kitap olarak görülüyor bu kitap. Kundera'nın kendisine göre ise bunların üstünde bir kitap. Kundera'nın kitaplarında genel olarak farklı bölümler, farklı kişilerin hikayeleri baz alınarak anlatılır ve arada da hem felsefî, hem tarihi göndermeler yapılır. Ama bugüne kadar okuduğum hiçbir kitabında bu kadar geniş yelpazede, bu kadar yoğun yazdığını okumamıştım. Evet, söz gelimi "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği"nde de olayları çok iyi özetler, kişileri birbirlerine müthiş bir şekilde bağlar ve ilişkiler bağlamında felsefî mesajlarını verir ama bu kitapta ne ilişkiler bağlamında kalmış, ne de sürekli tarihi atıflarda bulunmuştur. Diğer kitaplarda eksik olan 'hüzünlü anlatım' burada ortaya çıkmıştır. 'Hüzünlü anlatım' olmayınca Kundera cinsel anlatımlara gereğinden fazla giriyor ve okuma yer yer sıkıcı oluyor. Anlatımın bir diğer özelliği ise hikâye ile gerçek hayat arasındaki ilişki. Kitap baştan bir kurguya geçse de, Milan Kundera'nın kendisinin olaylara dahil olmasıyla birlikte sınırlar kalkıyor. Bu, belki de Kundera'nın kendi tercihi. Neden böyle bir anlatım seçtiğinin cevabı belki de şu
Edebiyat
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
10/10
·352 syf.··
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 16:32
Milan Kundera ile ilk tanışmam 17 yaşımdaydı. Gülüşün ve Unutuşun Kitabı’nı okuduğumda büyülenmiş, üniversite yıllarımda çevrilen pek çok kitabını peş peşe okumuştum. Aradan uzun yıllar geçti. Bugün Ölümsüzlük’ü ikinci kez bitirdim ve yine aynı hayranlıkla kapattım. Kundera’nın romanlarında en sevdiğim şey, hikâyeyi anlatıp kenara çekilen bir yazar olmaması. Tam tersine düşüncelerini metne dahil ediyor; karakterlerden yola çıkıp hayat, tarih, hafıza ve insan doğası üzerine düşünmeye başlıyor. Roman bir anda felsefi bir sohbet alanına dönüşüyor. Bir yandan da şuna şaşırdım: 17 yaşındaki halim bu metinlerden nasıl bu kadar zevk almıştı? O yaşta çoğu kişi romantik dramlarla meşgulken benim Kundera okuyor olmam şimdi bana hem tuhaf hem de hoş geliyor. Bazı yazarlar yıllar sonra yeniden okunduğunda sönükleşir. Kundera ise tam tersine, zaman geçtikçe daha da derinleşiyor.
Edebiyat
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 13. kitabı
Romanın geleneksel kurallarına dil çıkaran, oyunbaz bir Kundera romanı daha. Çok bariz Kundera. Klasik bir okuma beklentisiyle başlarsan hayal kırıklığına uğrarsın. Ama maceraya hazırsan… bunlar Kundera stili maceralar. Cervantes’in mirasından başkasına bağlı olmayan Kundera’nın, yüzyıllar sonra macerayı dönüştürdüğü hâli. Olan biten olaylardan çok, üslupsal ve düşünsel bir macera bu. (Kundera’yla ilgili net şeyler söylemeye çekiniyorum; sanki duyup “yanlış” diye cetvelle başıma vuracakmış gibi — uff, buna da çok kızar ) Ölümsüzlük, romanla deneme arasında, düşünceyle kurmaca arasında salınan; parçalı anlatılardan oluşan bir metin. Sahneler, fikirler ve karakterler birbirine eklemlenmekten çok yan yana duruyor. Aralarında gezip bağlantıları kurmak okura düşüyor. Ama o kadar da yalnız değiliz; çünkü Kundera sürekli araya giriyor. Bu yüzden metin, kendini unutturan bir kurmaca olmaktan çok, sürekli farkında olunan bir düşünme alanı gibi işliyor. Lirik anlarla ironik kırılmalar iç içe geçiyor; roman tek bir duyguda ya da tek bir anlamda sabitlenmiyor. Roman boyunca ölümsüzlükle birlikte duygusallık, bellek, imge, imaj, beden gibi izlekler dolaşıma giriyor. Bunlar çözümlenmiyor; farklı sahnelerde, farklı bağlamlarda yeniden ortaya çıkıyor. Kundera bir düşünceyi ortaya atıyor, etrafında biraz dolaşıyor, sonra bırakıyor. Metnin ritmi de buradan doğuyor: ilerlemekten çok durup bakmak, geri dönmek, yeniden düşünmek. Anlatı tek bir çizgide akmak yerine, sahneler, düşünceler ve karakterler arasında gezinen bir hareket izliyor; okuru bir hikâyeyi takip etmeye değil, bir düşünce alanında dolaşmaya davet ediyor. Tarihsel figürlerin kurmacaya dâhil olmasıyla birlikte gerçeklik de göreceli hâle geliyor. Başta da söyledim: oyunbaz bir metin bu. Kompozisyonu eğlenceli ama bir yandan
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 17:15
İlk defa bir ‘Milan Kundera’ kitabı okudum ve kalemine akıcılığına bayıldım. 7 bölümden oluşması her bölümde aslında farklı bir şeyden bahs ediyormuş gibi görünse de birbirine bağlı bir hikaye. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2024 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2024 19:03
Kitabı tek cümleyle anlatmak gerekirse: Edebi ve felsefî bir şölen. Milan Kundera kitabın hem yazarı hem de kahramanı olarak çıkıyor karşımıza. Yavaşlamanın ve sadeleşmenin gereği ancak bu kadar güzel anlatılabilir dedirtti bana. Okuyacak olanlara keyifli okumalar... Kitapla kalın...
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
8/10
·352 syf.·
2023 1. kitabı
Romanın kurgusuna bayıldım. Milan Kundera, okurun karşısına bazen deneyimlerini paylaşan bir yazar, bazen romanın anlatıcısı bazense kahramanı olarak çıkıyor. Bu durum, esere çok boyutluluk ve okuru mest eden bir zenginlik katmış.
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
6/10
·352 syf.··
2025 50. kitabı
Muhtemelen Kundera’ya ilk bu kitapla başlamış olsaydım Kundera hayranı olmaz tüm kitaplarını temin etmezdim. Birbirinden çok kopuk bir anlatım ne anlatmak istediğiyle nasıl anlatmak istediği çok çakışıyor maalesef.
1000Kitap
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2019 69. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2019 18:44
"İnsanlar ölümsüzlük karşısında eşit değil. Bir adamın hatırasının, onu tanıyanların zihninde yer etmesi demek olan 'küçük ölümsüzlük'le, bir insanın onu tanımayanların zihnindeki hatırası demek olan 'büyük ölümsüzlük'ü birbirinden ayırmak gerek..." "Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği", "Gülüşün ve Unutuşun Kitabı" dan sonra üçlemenin son kitabı kabul edilen "Ölümsüzlük..." Üçleme deniyor ama aslında üçü de birbirinden bağımsız kitaplar. Ya da anlam bütünlüğü, verilmek istenen mesajlar itibariyle bağımlı kitaplar... Kundera diğer iki kitabında satır aralarında daha çok felsefe ve tarihe değiniyordu. Okurken hiç sıkılmadan vermek istediği mesajları anlıyorsunuz. Bu kitabı daha az tarih ve felsefe içeriyor gibi geldi bana. Daha yoğun daha karışık bir anlatım, daha fazla cinsellik ögeleri barındıran bir anlatım... Günlük telâşların arasında unutulan, fark edilmeyen ufak ayrıntıların hayatımızda aslında ne kadar önemli olduğunu, yaşamayı sorgulamayı, popüler kültür ve kapitalizmin insanları ne hale getirdiğini, insanların nasıl önemsiz şeylere önem verir hale getirildiklerini, kimi toplumların karakteristik özelliklerini hafif alaycı, tatlı bir anlatımla okuyucunun dikkatine sunuyor yazar. Kitap hiçbir şekilde kötü ve sıkıcı değil. Yalnızca sıralama olarak üçlemenin en iyi üçüncü kitabı olabilir, tabi bana göre. Sıralamam; 1- Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği 2- Gülüşün ve Unutuşun Kitabı 3- Ölümsüzlük
ÖlümsüzlükMilan Kundera · Can Yayınları · 2024636 okunma

Yazar Hakkında

Milan KunderaYazar · 18 kitap
Milan Kundera, Çek-Fransız asıllı yazar. Kundera, 1 Nisan 1929'da Çekoslovakya'nın Brno şehrinde doğmuştur. 15 kitap yazmış, sayısız ödül almış, yazarlık mesleği yanında uzun yıllar müzik ve sinemayla profesyonel olarak uğraşmıştır. Yaşamı; 1929 yılında, orta halli Kundera ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Ludvik Kundera (1891-1971), 1948-1961 yılları arasında Brno Müzik Akademisi müdürlüğü yapmış olan, ünlü müzikolojist ve piyanist Leoš Janaček'in öğrencisiydi. İlk piyano derslerini babasından aldı ve ilerleyen yıllarda kendisi de müzikoloji üzerine çalışmalar yaptı. Lise eğitimini 1948 yılında Brünn'de bitirdikten sonra, Charles Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde, edebiyat ve estetik üzerine eğitim gördü. İki dönem sonra Film Akademisi'ne geçti ve yönetmenlik konusunda ilk makalelerini yazdı fakat daha sonra çalışmalarını politik baskı yüzünden durdurmak zorunda kaldı. II. Dünya Savaşı'nın sonunda Komünist Parti'ye üye oldu. Ancak 1948'in şubat ayında partiden çıkarıldı. 1950 yılında da bir diğer Çek yazar Jan Trefulka Komünist Parti'ye karşı faaliyetlerde bulunmaktan, partiden uzaklaştırıldı. Trefulka o günlerde gerçekleşen olayları 1962 yılında yazdığı Pršelo jim štěstí (Onlardan Yükselen Mutluluk) romanında anlattı. Kundera'ysa o günlerde başına gelenleri bir şaka olarak görmüş olacak ki, partiden çıkarılma sürecinde başına gelenleri anlattığı kitabının ismini Žert (Şaka) koydu. 1956 yılında Komünist Parti'ye tekrar giren Milan Kundera, 1976 yılında ikinci kez, Vaclav Havel gibi ünlü yazarlar ve sanatçılarla birlikte partiden ihraç edildi. 1968'deki Rus istilasından sonra, Prag Müzik ve Sanatlar Akademisindeki görevinden uzaklaştırılan Kundera, politik baskılara dayanamayarak Fransa'ya göç etti ve 1981 yılında Fransa vatandaşı oldu. 1979 yılında yazdığı "Gülüşün ve Unutuşun" kitabının yayınlanmasının ardından Çekoslovak hükümeti Kundera'yı vatandaşlıktan çıkardı. 1980 yılında Gabriel Garcia Marquez'in aldığı Commonwealth Ödülü'nü, 1981 yılında Tennessee Williams'la paylaştı. En bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği 1988 yılında Philip Kaufman tarafından sinemaya uyarlandı. 1983 yılında Michigan Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verilen Kundera 1985 yılında da Kudüs Ödülü'ne layık görüldü. Çağımızın en başarılı düşünsel roman yazarı ve varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera'nın son kitabı Bir Buluşma, 2009 yılında yayınlandı ve 2010 yılında Türkçeye tercüme edildi. Uzun süren rahatsızlığının ardından Paris'teki evinde 11 Temmuz 2023'te vefat etti. Ödülleri Medicis Ödülü (Yaşam Başka Yerde) Mondello Ödülü (Jacques İle Efendisi) Commonwealth Ödülü Europa Literatura Ödülü Kudüs Ödülü