Nazlı

Nazlı
@NazliiiY
Per aspera ad astra
28 Nisan
1285 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Tolga ve Kayra
9/10
·536 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 23:24
Kitabı bitirdiğimde uzun süre duvarla bakıştım. Çünkü benim için yedi gün süren bu serüven çok yoğun ve etkileyiciydi. Bir Kayra oldum, bir Kinyas. İlk sayfadan son sayfaya kadar bol bol empati yaptım. İki farklı karaktere büründüm. Onlar oldum. Onlarla sinirlenip, onlarla üzüldüm, onlarla nefret ettim. Fakat böylesine kötülükler yapmalarının nedenini asla kafamda makul bir zemine oturtamadım. Bir puan kırmamın sebebi bu mantıksızlık. Çünkü insanın durduk yere bu kadar kötü olması imkansız. Hatta kötülüğün bile bir sınırı var, ama Kayra ve Kinyas'ın yaptıklarının bir sınırı yok. Bu kadar da olmaz, dediğim çok şey oldu. Ve bunları yapmalarının hiçbir sebebi yok. İnsanlardan, hayattan böylesine intikam almalarının hiçbir sebebi yok. Hastalar sadece, hem de çok hasta. İncelemelerde kitabı çok uzun sürelerde okuyan hatta okuyamayan, anlatılanlardan dolayı rahatsızlık duyup yarım bırakan çoook insan vardı. Haksız da değiller, herkese hitap edecek türde bir kitap değil. Ama ben sevdim. Zaten beni olduğum yerden alıp tanımadığım bilmediğim ülkelere götüren, maceradan maceraya sokup, beni kitabın içindeymiş gibi hissettiren, heyecanlandıran ve sonunu merak ettiren eserlere bayılırım. Neticede güzeldi, farklı bir deneyimdi benim için. Kitapta çizilmedik yer bırakmadım, alıntılar muazzam. Yazım dili de hoşuma gitti, sıkmadı ve yormadı. Yazarın diğer eserlerine de bir göz atacağım İlerleyen zamanlarda..
Kitap
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,3bin okunma
Reklam
Genç bir adamın aşka inanmayan kadın karşısındaki tecrübesizliği
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 23:46
İlk okuyuşum çok küçükkendi. Çoğu kelimenin ne demek olduğunu bile bilmiyordum ve inanılmaz sıkıcı gelmişti ama bir şekilde bitirmiştim kitabı, sonu da bayağı etkilemişti. Sonra bir daha okumuştum.. Son okuyuşum ise bu sefer. Günlere yayarak, iyice sindirerek, tüm mahiyetiyle okudum. Çok değer verdiğim bir insanın en sevdiği kitap olduğunu bilerek okudum. Okurken çoğu detayı unuttuğumu da farkettim. Asla eskimeyecek bir eser. Dizisi filmi var mı diye bakındım yoktu. Neyse konuya gelecek olursak: Kimseyle pek muhabbeti olmayan, içine kapanık Raif Efendi'nin gençliğini ve sonu kötü biten aşk macerasını anlatıyor. Yeri geldi Maria'ya yeri geldi Raif'e çok üzüldüm ama en çok annesiz babasız büyüyen çocuklarına üzüldüm. Maria'nın ölümünden Raifin yıllarca haberinin olmaması ve bu yüzden kadına onu terketti diye kin beslemesi ancak olayların hiç de düşünüldüğü gibi olmaması ve kendi kızını bile tanımaması... Bunlar en çok can yakan detaylardı. Her seferinde beni derinden etkilemeyi nasıl beceriyor bu kitap bilmiyorum ama son okuyuşum dememe rağmen bi 5-10 yıl sonra tekrar okuyabilirim hahashsh, boşuna Kendall Jenner paylaşıp durmuyor. Mutlaka okuyun.
Kitap
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma
6/10
·524 syf.··
2025 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2025 16:56
Okuyalı bir yılı geçiyor, dizisi çıkmış bir bakayım diyip izledim. Kitaba da tekrardan göz gezdirdim ama yok bana hâlâ 'aşk' romanı olarak gelmiyor. Nişanlısını aldatan Kemal'e ilahi adalet romanı diyebilirim ama:)) Hayatımıza Kemal gibi ne istediğini bilmeyen, yaptığı kabahatin altında ezilmek yerine kendinde haklılık payı bulmaya çalışan, çok kolay yalan söyleyebilen ve yüzü asla kızarmayan, narsist insanlar muhakkak girmiştir ve girmeye devam edecektir, çok üzücü.. Fazla empati yapan bir insanım özellikle de kitap karakterlerine ama asla Kemal'i ve davranışlarını anlayamadım, mantıklı bulmadım. Zengin ve güzel büyümüş; hayatı boyunca istediği her şeyi elde etmiş olan Kemal, fakir akrabası Füsun'u tam anlamıyla elde edemeyip kendine bağlayamadığından, metresi haline getirip ikinci kadın muamelesi yapamadığından takıntı haline getirip yıllarca bunun acısını çekiyor. Füsun ona belirsizlik yaşatmasaydı, hep elinin altında olsaydı, yokluğu ile sınamasaydı gelip geçici bir heves olarak kalacaktı hatta geçip gidecekti Kemal'in hayatından. Ama öyle olmadı. Füsun on sekiz yaşında daha çocuk denebilecek yaştaydı yapmaması gereken şeyler yaptı kabahati var ama yaşının toyluğuna, ergenliğine verilebilir. Fakat kemal gayet aklı başındaydı, yaptığı yanlışın boyutunun farkındaydı, yine de yaptı. Sibel ise olgun, okumuş kültürlü biriydi onun hatası ise sadece Kemal'e güvenip, onu sevmekti, bu hata bile değil. İki kadının hayatını mahveden Kemal sürekli güzellenip durdu kitapta ve dizide özellikle yapılan editlerde. Bu durum sinirimi bozdu. Bir ara kendimi Kemal'e üzülürken buldum. Füsun'un duygularını göremedik hissettiklerini okuyamadık mesela, keza Sibel'in de... Mesela Kemal Füsun'a olan aşkının acısını unutmaya çalışırken Sibel'i kullandığı sırada Sibel'in içinde yaşadığı
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
İnci
8/10
·102 syf.··
2025 70. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 02:53
Çook önceden bir arkadaşım önermişti hep erteliyordum okumayı, sonunda nasip oldu... Yazarın daha önce fareler ve insanlar kitabını okumuştum o da güzeldi. Ayrıca aynı yazardan okuyacağım iki kitap daha var: Gazap Üzümleri ve Cennetin Doğusu. Akıcı, etkileyici, ırkçılığı konu alan, insan duygularını şeffaf ve etkileyici bir biçimde aktaran, son sayfalarda duygulandıran, cahilliğe maruz bırakılan kızılderili halkının toplum yapısını anlatan, para için bu kadar da değişilmez be dedirten kısa fakat yoğun bir kitap... Ben beğendim, bir iki saatinizi vererek okuyabilirsiniz. Bir göz atın derim :))
Kitap
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Tortu
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 04:25
Kitap birbiri ile bağlantılı, ana karakter Halim'i anlatan; onun duygularının, düşüncelerinin, yaşantısının, acılarının, farkındalıklarının, en son da mutluluğunun konu edinildiği beş öyküden oluşuyor. Kitap bana 1984'ü çağrıştırdı. Büyük Birader ve Beyefendi Arif Hikmet benzerliği dikkatimi çekti.. Neyse özete gelelim: İlk öyküde, annesi öldükten sonra ona bakan büyüten biricik ablasına olan sevgisini, ablasının seçimlerini, insanların yargılarını, önyargılarını anlatıyor. Sonrasında geçim sıkıntısı çekiyor, kimseye yük olmamak için yaşadığı yerde "ağa" diye nitelendirilen, büyük minnet duyulan, Tanrı'dan sonra onun adı gelen, çok saygı duyulan Arif Hikmet Bey'in yanına yani kırsaldan kente çalışmaya gidiyor. Tabii hiçbir şey beklediği gibi çıkmıyor. Arif Hikmet'in diktatörlüğünü, insanları düşünmekten nasıl yoksun bıraktığını, gönüllü kölelere nasıl çevirdiğini, manipüle ile insanlara hakettikleri şeyleri nasıl lütuf gibi sunduğunu okuyoruz.. 1984'te olduğu gibi burada da bu düzene, sisteme itiraz edenler var "Zekiye" karakteri. Onun üzerinden işveren-işci, zengin-fakir gibi sembollerin eleştirisini yapıyor yazar. İlerleyen sayfalarda Zekiye bir 'ahlaksızlık' yapıyor, Beyefendi Hikmet için en kabul edilemez şey ahlaksızlık ve aynı zamanda kendisinin en çok yaptığı şey. Toplum dışı ediliyor Zekiye onu seven ve yalnız bırakmak istemeyen Halim de onunla birlikte gidiyor, özgür oluyorlar, özgürce düşünebiliyorlar işte o zaman da gerçek kendilerini buluyorlar... Ve kitabımız burada bitiyor... Baran'ın derinlerden gelen, hüzünlü, yalın, sürükleyici bir anlatımı var daha önce hiç okumamama rağmen yabancılık çekmedim. Puan kırdığım tek yönü kısa olması, biraz daha uzun olsun isterdim hemen bitti:) Değerli bir arkadaşımın önerisi ile okudum, önermese belki hiç
1000Kitap
TortuSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 20201,623 okunma
Reklam