Native Content Manager @ Demirören Medya
“Her okur oturduğu koltukta birer Crusoe’dur.” (Alberto Manguel)
"Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir." (Jorge Luis Borges)
"Tanrıcılık, Türk ulusuna ait bir inanç olarak görülmektedir. Hatta Göktürk yazıtlarında, iman edilen Tanrı'ya "Türk Tanrısı" diye hitap edilir. Bu nedenle inanç ile ulus aynı şeyi işaret eden kavramlar haline gelmiştir.
Altay'da Budist olan bir Altaylı'ya, Tanrıcılar 'Budist oldu' demezler 'Çinli oldu' derler. Hıristiyan olmak ise çoğunlukla 'Rus olmak' tabiriyle ifade edilir. Ben Altay'a gittiğimde, Tanrıcı başı Akay Kine bana "Siz Türkler, Arap bolup kaldınız" demişti. Burada açıkça dini inancın, ulusla yakından ilişkili görüldüğünü ve din değiştiren birinin, adeta milliyetini de değiştirmiş olarak algılandığını görmekteyiz."
"Gök Tanrı'nın çocukları, kul olmaz. Seni, anan, atan dünyaya getiriyor, terbiye ediyor, okutup yıllarca yetiştirmek için uğraşıyor, sonunda kul ol diye bütün bunları yapmıyor. Analar, çocuğunu kul olsun diye doğurmaz. Gök Tanrı da bunu istemez, bundan hoşlanmaz, buna kızar. Kul olanı tepersin, ayağınla tepersin; ona saygı duymazsın. Kullukta saygınlık yoktur."