Necip G.

Necip G.
Native Content Manager @ Demirören Medya “Her okur oturduğu koltukta birer Crusoe’dur.” (Alberto Manguel) "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir." (Jorge Luis Borges)
Cebimizdeki safiri denizde sektirebildiğimiz gün...
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2023 18:06
“Yaraların hissedilmesi için tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur” der Amin Maalouf. Yaralarımız, varoluşumuzun kanıtı gibidir. Yara nerede açıldıysa bütün benliğimiz yüzünü o yana çevirir. Çünkü sancının konuştuğu yerde başka hiçbir sesi duyamazsınız… İşte Resul Bulama ‘nın kaleminde hayat bulan Taş Sektirme Ustası da, sancısının sesini dinlerken hayata sağır kesiliverenlerden... Ne baba nasihatı, ne ana ricası, ne dost uyarısı, ne de yârin kucağı çare olamamış, bir merhem sürememiş bu yaraya. Cebinde bir avuç taşla her gün yaşadığı kasabanın sahilini revir bellemiş kendine… Zaman desen, günbatımı akrep, son vapurun düdüğü yelkovan… O en sert dediğin taşı hamura çeviren derya, derdi de söküp alamaz mı derinine? ---------------------------- Rousseau’nun dediği gibi özgür doğduk hepimiz. Fakat zincire vurulduk her yerde… Bu öyle bir zincir ki, ucu bucağı görünmez oldu bir yerden sonra. Bize öğretilen her şey, bir halka daha ekledi zincire. Kalan zamanımızı da bu halkaları çıkarmak için beyhude bir çaba içinde geçiriyoruz. Dahası, öğütler veriyoruz birbirimize… Öğüdü veren de prangalı, alan da… Sanıyorlar ki, yara bandıyla iyileşiyor yaralar. Oysa biliriz ki, yara bandı yarayı kapatır sadece. Kusuru saklar. Taş sektirme ustasına divane diyenlerin bir ‘kusur saklama ustası’ olduklarından haberleri var mı acaba? Bana sorarsanız, insanın tek derdi kendi günahları olmalı… Günah sizin için bir anlam ifade etmiyorsa, kusurları diyelim o vakit. Ve bu kusurlardan tam takım arınmak mümkün olamayacağı için dertsiz insan diye bir şey de söz konusu olamaz haliyle… Bu nazarla bakıldığında, dert sahibi insan kendini bilen insandır. Niyazi Mısrî’nin meşhur dizelerindeki gibi “derdine derman ararken, dermanı derdinde
Öykü
Taş Sektirme UstasıResul Bulama · Şule Yayınları · 0234 okunma
Resul Bulama isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Resul Bulama Tarih güzel görünüyor Resul hocam. Tam netleştiğinde haberleşiriz tekrar.
Reklam
Cebimizdeki safiri denizde sektirebildiğimiz gün...
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2023 18:06
“Yaraların hissedilmesi için tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur” der Amin Maalouf. Yaralarımız, varoluşumuzun kanıtı gibidir. Yara nerede açıldıysa bütün benliğimiz yüzünü o yana çevirir. Çünkü sancının konuştuğu yerde başka hiçbir sesi duyamazsınız… İşte Resul Bulama ‘nın kaleminde hayat bulan Taş Sektirme Ustası da, sancısının sesini dinlerken hayata sağır kesiliverenlerden... Ne baba nasihatı, ne ana ricası, ne dost uyarısı, ne de yârin kucağı çare olamamış, bir merhem sürememiş bu yaraya. Cebinde bir avuç taşla her gün yaşadığı kasabanın sahilini revir bellemiş kendine… Zaman desen, günbatımı akrep, son vapurun düdüğü yelkovan… O en sert dediğin taşı hamura çeviren derya, derdi de söküp alamaz mı derinine? ---------------------------- Rousseau’nun dediği gibi özgür doğduk hepimiz. Fakat zincire vurulduk her yerde… Bu öyle bir zincir ki, ucu bucağı görünmez oldu bir yerden sonra. Bize öğretilen her şey, bir halka daha ekledi zincire. Kalan zamanımızı da bu halkaları çıkarmak için beyhude bir çaba içinde geçiriyoruz. Dahası, öğütler veriyoruz birbirimize… Öğüdü veren de prangalı, alan da… Sanıyorlar ki, yara bandıyla iyileşiyor yaralar. Oysa biliriz ki, yara bandı yarayı kapatır sadece. Kusuru saklar. Taş sektirme ustasına divane diyenlerin bir ‘kusur saklama ustası’ olduklarından haberleri var mı acaba? Bana sorarsanız, insanın tek derdi kendi günahları olmalı… Günah sizin için bir anlam ifade etmiyorsa, kusurları diyelim o vakit. Ve bu kusurlardan tam takım arınmak mümkün olamayacağı için dertsiz insan diye bir şey de söz konusu olamaz haliyle… Bu nazarla bakıldığında, dert sahibi insan kendini bilen insandır. Niyazi Mısrî’nin meşhur dizelerindeki gibi “derdine derman ararken, dermanı derdinde
Öykü
Taş Sektirme UstasıResul Bulama · Şule Yayınları · 0234 okunma
Resul Bulama isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Çok teşekkür ederim Resul hocam. Herbir satırı ayrı mutlu etti beni. Geceye de, doğan güneşe de selam olsun. Yazarak, okuyarak, düşünerek, hissederek... bir şekilde anlaşabiliyorsak demek ki anlatan ne anlattığını biliyor, dinleyen de anlatılanı anlamak için gayret gösteriyor. Güven duyduğunuz insanların sözlerine kulağınızı daha çok açarsınız. Siz, yüz yüze görüşmediğiniz pek çok insana bu güveni öyle bir hissettirdiniz ki, bu ancak insanın kendi doğasında varsa başkasına da geçebilecek bir şey. Şu ana kadar kitap hakkında yazılıp konuşulanlara bir başlangıç olarak bakmak lazım. İnşallah önümüzdeki günlerde bir araya gelip daha detaylı konuşabilme fırsatımız olur. Eksik kalanları da orada tamamlarız. Tekrardan gönlünüze, emeklerinize sağlık Resul hocam. En kalbi selam ve sevgilerimle...
Cebimizdeki safiri denizde sektirebildiğimiz gün...
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2023 18:06
“Yaraların hissedilmesi için tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur” der Amin Maalouf. Yaralarımız, varoluşumuzun kanıtı gibidir. Yara nerede açıldıysa bütün benliğimiz yüzünü o yana çevirir. Çünkü sancının konuştuğu yerde başka hiçbir sesi duyamazsınız… İşte Resul Bulama ‘nın kaleminde hayat bulan Taş Sektirme Ustası da, sancısının sesini dinlerken hayata sağır kesiliverenlerden... Ne baba nasihatı, ne ana ricası, ne dost uyarısı, ne de yârin kucağı çare olamamış, bir merhem sürememiş bu yaraya. Cebinde bir avuç taşla her gün yaşadığı kasabanın sahilini revir bellemiş kendine… Zaman desen, günbatımı akrep, son vapurun düdüğü yelkovan… O en sert dediğin taşı hamura çeviren derya, derdi de söküp alamaz mı derinine? ---------------------------- Rousseau’nun dediği gibi özgür doğduk hepimiz. Fakat zincire vurulduk her yerde… Bu öyle bir zincir ki, ucu bucağı görünmez oldu bir yerden sonra. Bize öğretilen her şey, bir halka daha ekledi zincire. Kalan zamanımızı da bu halkaları çıkarmak için beyhude bir çaba içinde geçiriyoruz. Dahası, öğütler veriyoruz birbirimize… Öğüdü veren de prangalı, alan da… Sanıyorlar ki, yara bandıyla iyileşiyor yaralar. Oysa biliriz ki, yara bandı yarayı kapatır sadece. Kusuru saklar. Taş sektirme ustasına divane diyenlerin bir ‘kusur saklama ustası’ olduklarından haberleri var mı acaba? Bana sorarsanız, insanın tek derdi kendi günahları olmalı… Günah sizin için bir anlam ifade etmiyorsa, kusurları diyelim o vakit. Ve bu kusurlardan tam takım arınmak mümkün olamayacağı için dertsiz insan diye bir şey de söz konusu olamaz haliyle… Bu nazarla bakıldığında, dert sahibi insan kendini bilen insandır. Niyazi Mısrî’nin meşhur dizelerindeki gibi “derdine derman ararken, dermanı derdinde
Öykü
Taş Sektirme UstasıResul Bulama · Şule Yayınları · 0234 okunma
Ferah isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Çok teşekkürler Ferah hanım. Yazanın değil yazdıranın marifeti aslında. Biz de dilimiz döndüğünce kayda geçiriyoruz aklımızda kalanları. Sektirme konusunda hiçbirimiz usta değiliz maalesef:) Ustanın öğrettiklerini denemeye çalışacağız artık. Ama cesaret konusunda herkes size gözü kapalı kefil olabilir. Çünkü siz de bana göre cesaretin ustasısınız:) Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle... Selam ve sevgiler...
Taşları eriten yürekler var...
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 04:18
Taşlar... İlham veren, sakinleştiren, yaralara iyi gelen, psişik ve fiziksel etkileri olduğuna inanılan taşlar... Mitolojide, tılsım olarak kullanılan, koruduğuna, kötücül güçleri ve korkuyu uzaklaştırdığına inanılan büyülü taşlar... Kuvars, obsidyen, ametist, akik, zebercet... İnciler, yakutlar, zümrütler... Yeşim, Firuze taşları... Lapiz, turkuaz... Sahilden toplanıp, (Yahut sokaktan) üzerine minik parmaklarla desenler çizilen taşlar... Miheng taşları... Çakmak taşları, kehribarlar... Sitem taşları... İçimize oturan taşlar... :) Ne çoklar... Ama bazen birimizin hayatında ki yeri çok daha fazladır, onunla hayatı tartmaya çalışır, zamanı onunla ölçmeye, göğsüne saplanan acıyı onunla dindirmeye... Endişeli ve duyarsız babaların açtığı oyukları, o dipsiz kuyuları istiflemeye... Yaşamı görmeyen taş gibi gözleri yerinden etmeye... Neler mi var bu eserde? Saf sevginin ürettiği bir kavrama gücü var, belki de sevgi, birbirini idrak edebilecek ruhların, kendini anımsamasıdır... Vaktinden çok önce verilmiş kararlar var, beklemesini bilen insanlar... Ümitlerini her gün yeniden yoğurup daha dar kalıplara döken anneler var...
Öykü
Taş Sektirme UstasıResul Bulama · Şule Yayınları · 0234 okunma
Necip G. isimli okura yanıt verildi
Necip G.
Eylül hanım potansiyeli olur eden şey onu harekete geçirmektir bir anlamda. Felsefeye de bir çeşit potansiyel gözüyle bakarsak poetika benzetmeniz gerçekten farklı bir anlam katıyor. Siz de hem zihin dünyanızda hem de çevrenizden elde ettiğiniz kazanımlarla bu hareketi yaşıyorsunuz. Bize de bunun çıktılarından haz almak ve faydalanmak kalıyor. 1k'da böyle okur dostlarımızın varlığını bilmek ne mutlu... Keyifli akşamlar dilerim...