Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim. Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak, sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu.
İdam mahkumu!
Tamam, neden olmasın? İnsanların, içinde işe yarayan tek şeyin şu cümle olduğu bir kitap okuduğumu hatırlıyorum,"insanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar." O halde durumumda nasıl bir değişiklik oldu ki?
Kar yağdığında dünyada oluşan sessiz ve romantik ambiyansın sebebi, mistik değil fizikidir. Çünkü kar kristalleri sesi yutar ve ağzına yastık bastırılmış gibi boğuk iniltiler çıkartan şehir, sizde sanki gerçek olmayan bir diyardaymışsınız hissi yaratır.
Neticede herkes kendi acısını anlamlandırmakla mükellef. Gerçekte kimse kimsenin acısıyla ilgilenmiyor, çünkü anlamıyorlar. Anlamadıkları için hissetmiyorlar, hissetmedikleri için de anlamaya çalışmıyorlar. Üçüncü sınıf bir Epimenides Paradoksu.