Nurbanu

Nurbanu
@Nebulamkarina
7/10
·144 syf.··
2026 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 23:28
İsmi ne de karamsar duran bir kitap değil mi? Halbuki okurken karanlığın içindeki ışığın yayılışına sayfa sayfa şahit olduğunuz ve ışığın içindeki karanlıkla yüzleştiğiniz bir kitap… Kitabı kısaca özetleyecek olursak; anne baba tuvache ve üç çocukları kitabın ismi de olan intihar dükkanı nın sahibiler. Bu dükkana bir kez gelenin bir daha gelmediği ile övünen aile yıllardır zehirli otlar, silahlar, zehirli şekerlemeler(çocuklar için), harakiri kılıçları, insanların kendini asması için ipler gibi çeşit çeşit intihar malzemeleri satıyorlar. Ailenin en küçük çocuğu olan Alan bütün bu mutsuz karamsar tabiri caizse ölüm kokan ailenin içinde bataklıkta açan bir çiçek gibi tüm gülergüzü ile büyüyor. Alan büyüdükçe aile onlara benzemediğini fark edip ne kadar söylenseler ne kadar ceza verseler de Alan iyimserliğinden vazgeçmiyor asla. Bir gün babası çok sinirlenip onu ceza olarak Monoko’ya intihar komandosu eğitimi almaya gönderiyor. Bu eğitimdeki insanların da üstesinden gülergüzlülüğü ile gelen Alan en sonunda ailesinin yanına geri gönderiliyor. Bu süreçte ailesine yazdığı bi kaç cümle mektuptan dolayı bu incelemeyi yapmak istedim aslında. “Anneciğim babacığım sizi seviyorum… Benim için endişelenmeyin.Kesinlikle her şey iyi olacak “ ( bu mektubu okuyan ailenin dedikleri ise ‘ah o ezeli ve ebedi iyimser, ah o kızıl şeytan!’)(aslında aile Alan’ın bu kadar iyimser olmasını kaldıramıyor ama özlemeye de başlıyorlar yavaş yavaş) Kitabın devamında da Alan ı özleyen ailesi Alan ın dönmesiyle beraber onun saçtığı pozitiflikten nasibini alıyor. Baba tuvache hastayken aile ölüm beni ırgalamaz olan toptancısını bile değiştirip dükkanlarına gülmekten katılmak’tan alıyor mallarını. Öyle bir değişim işte siz düşünün… Evet biz Alan ın bu basit bir iki cümlesinin neden bana inceleme
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
Reklam
PÁL SOKAĞI ÇOCUKLARI İNCELEMESİ
9/10
·240 syf.··
2025 25. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 16:50
İlk bir başlayıp kırk sayfa okuyup bıraktığım sonra tek oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu Pal Sokağı çocukları. Bu kitabı nasıl incelemeliyim karar veremedim. Çünkü her ne kadar bir çocuk klasiği olsa da böyle bir sonu bir çocuğa okutmak doğru olur mu bilemedim… Kafamı kurcalayan bi nokta var oraya değinmeden edemeyeceğim. Nemeçek karakteri acaba hasta olduğunu belirtse göle batırılmak yerine ona başka bir ceza uygulanabilir miydi? Elbette bu bir kitap bir çok olasılık barındırır içinde, her şey olabilirdi ve yazarımız bunu uygun görmüş. Ama ben yine de başrolllerinin çocuk olduğu bir kitap olunca hep bir ümit mutlu son beklemiştim. Ki ben acının kitaba gerçeklik kattığı fikrinde biriyimdir, acı gerçektir geçer okura diye düşünürken burda böyle bir son istemezdim… Kitapta değinmek istediğim bir başka nokta ise şu: Çocukların gözü kapalı hatta canları pahasına savundukları bazı şeyler yetişkinler için bir hiç olabiliyor. Bekçi Yano mesela arsa ile ilgili gerçeği ne zamandan beridir biliyordu ve acaba bunu Gereb ona pipo getirdiğinde biliyor muydu Çünkü asıl hikayeyi tamamen değiştirebilecek iki noktadan biri de burası. O gün bekçi bu bilgiyi dillendirse onları gizlice dinleyen Ernö Nemeçek bu sonu yaşar mıydı … Yazının kalanı spoiler içerir, kitabı okumayanlar devam etmesin!!!! Evet farkındayım bu bir kitap, gerçeklik değil ve yazarımız kitabını böyle bitirmek istemiş Ama şu var: Ölen bir çocuk ise orda gerçeklik sorgulanmamalı. Kurgu dahi olsa çocuklar zarar görmemeli. Nemeçek yaşamalıydı… Kitabın akıcılığı ve okunabilirliği bir yana tabiki, bunlar kitabi tartışmasız bir klasiğe çeviriyor ancak kitabın sonunu böyle oluşu eleştirilmeli. Bu hususa dikkat çekip incelememi bitiriyorum, iyi okumalar.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Can Çocuk · 202336,2bin okunma
Kadın acı çeker, erkek özgür kalır
7/10
·104 syf.··
2025 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2025 22:46
Yazarımız bu kitapta dört perdeden oluşan bir tiyatroyla karşımıza çıkıyor. Lady Hunstanton'un Kır evine davet ettiği misafirler ve onlar arasında gelişen olayların anlatıldığı, kadın erkek eşitsizliğine vurgu yapılan, ince göndermelerin olduğu bir kitap okuyoruz. Kitap hakkında uzun inceleme yapmak yerine yazarın tek bir paragrafı ile kitabı özetliyorum: " Bir kadın ve bir erkeğin alışılageldik hikayesi; alışılageldiği gibi, hep yaşandığı gibi olan. Sonu da aynı sıradan son. Kadın acı çeker, erkek özgür kalır." (sf 88)
Önemsiz Bir KadınOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20246,7bin okunma
Bu yaşamak mı, buna yaşamak denir mi?
9/10
·210 syf.··
2025 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 22:46
Okurken durup durup sorguladığım tek bir şey vardı: Bu yaşamak mı, buna yaşamak denir mi? Yu Hua'nın kaleme almış olduğu bu eser çok akıcı olmasına karşın okuması asla kolay bir kitap değildi. Tek bir oturuşta bitirebilecek kadar kitap sizi içine çekiyor ama okurken acıya yüreğiniz dayanmıyor durup soluklanmanız, yaşanılanların bir hayal gücü olduğunu kendinize sıklıkla hatırlatmanız gerekiyor. Kitabın ana karakteri olan Fugui'nin gençlik (serserilik) döneminde ona çokça kızıyor, askerlik döneminde başına gelenlere üzülüyor ama sonraki hemen hemen bütün hayatı boyunca kara talihine şaşıp kalıyor, ara ara ağzına bir parça bal çalınan sonra her şeyin burundan fitil fitil geldiği bu ilginç yaşamı okurken bu kadar acıyla insan nasıl yaşar demeden edemiyorsunuz. Kitabı okurken sıkça Barış Manço'nun 'yine yol göründü gurbete' şarkısındaki "Acı, keder hep bana; kardeş, bacı, ana, baba..." sözlerini hatırlıyor, bu şarkıyı Fugui'ye armağan ediyorsunuz. Hele kitabın sonlarına doğru Fugui'nın kendi hayatı için "Yakında hayatım sona erer diye düşünüyorum. Sıradan bir hayattı." sözlerini okuyunca sıradan derken? Sıradan mı, sıradan... 'Oldu sevgili Yu Hua'cım, böyle bir hikayeyi kaleme alırken bunun sıradan olduğunu düşüyorsan senin bir psikiyatrik destek alma zamanın gelmiş de geçiyor çoktan' diyorsunuz. Okurken acısına, acısına, azıcık tatlısına sonra yine hep acısına şahit olacağız bu kitabın kesinlikle okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Acısıyla okumalar...
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
9/10
·128 syf.··
2025 13. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 15:24
Çehov'a pozitif ayrımcılık mı yapıyorum yoksa? Çehov'un kaleminden okuduğum dokuzuncu kitap olan Düello kitabı hakkında kısa bir özet ile incelememe başlıyorum. Kitabın ana karakterleri; eğitimli bir aristokrat olan Layevski, bu beyefendiye aşık olduğu için kocasını terk edip onla kaçan Nadejde Federovna, bir doktor olan Sameylenko, bir zoolog olan Von Korean ve bir Diyakoz... Kitapta iki taraf ile de yakın arkadaş olan Sameylenko, birbirlerini sevmeyen Von Korean ile Layevski'nin arasındaki gerilim ve fikir çatızmazlığından hiç hoşnut olmasa da, onun evinde denk gelen bu ikili bir gün bir düello ile karşılaşmaya karar verir. Ayrıca kitapta Layevski ile Nadejde Federovna arasındaki aşkın ölüşüne, ikilinin birbirlerinden kaçış yolları arayışlarına da tanıklık ediyorsunuz. Hikâyenin kısaca konusu bu olsa da benim kitabı sevmemin nedeni konusu değil yazarın fikirleri, yazım dili. Karakterleri ustalıkla konuşturması... Hangi karakteri okursanız ona hak veriyor, hikayede bir tarafı tutamıyorsunuz. Durum öyküsüne isminin verilmesini sonuna kadar hak eden Çehov bu kitabında da olaydan çok karakterlerin zıt fikirleri, çatışmaları ile sizi karşılıyor kısaca. Evet belki de Çehov'a pozitif ayrımcılık yapıyorum çünkü en sevdiğim şey bir kitabın sıkmadan boğmadan beni düşüncelere daldırması ve yazarımız bunu başarıyor... Keyifli okumalar
DüelloAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,296 okunma
Reklam