Her şeyin bu kadar sığlaşmış olması beni artık deli ediyor.Dayanamıyorum göremeyişinize, yok sayışınıza.Böylesine geliştiğimizi, ilerlediğimizi söylerken ardınızda bıraktığınız, öldürdüğünüz, geleceklerini çaldığınız çocukları, babaları, anneleri yok sayamazsınız. Uzuvlarını kaybeden, yanarak ölen, ardında bir saç teli veya basit bir kıyafet bile bırakamayan çocukların hakkını hangi adalet arayacak, onlardan hiçbir şey kalmadığında?
Kim bilir kaç tane düşünür, şair, yönetici, sanatçı ,güzel insan çaldınız gelecekten? Kökünüzün bu topraklardan kazınması em büyük hayalim. Nefretle beslediğiniz çocuklar nefretinizi kusacak ve sevgiyle büyüyecek, yeniden hissedecekler. Düşünen nesiller gelecek sizin arkanızdan.
Değişim sancılıdır. Hep birlikte dipdiri bir şekilde bu düzeni yıkacak, yarınlara ideallerimizi, fikirlerimizi, mücadelemizi bırakacağız.
Zihnim daha özgür olsaydı, bu hücrenin her taşının üstünde, sayfa sayfa gözlerimin önünde açılan bu kitaba ilgi duyabilirdim elbette.Bu döşeme taşlarındaki dağınık düşünce parçalarından noksansız bir eser yaratmak;
her adın altındaki insanı bulmak,kendilerini yazanların başsız bedenlerine benzeyen sakatlanmış yazılara, bölünmüş cümlelere, bir parçası silinmiş kelimelere bir hayat,bir anlam vermek isterdim.