Nehir Aslan

Nehir Aslan
@NehirAslan
"Ben diyorum ki," diye gürledi tuhaf karinca, "tutsaklik ölümden zordur, diyorum. Sizse bana çatiyorsunuz. Umutsuzluk bunun neresinde?" "Umutsuzluk ölmekte," dedi yaşlı karınca....
Sayfa 36
Reklam
"İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir. "
Sayfa 249
"Haydi, kalkalım" dedi. "Üşüyeceksin!" Macide ona ilk defa olarak "Sen" diye hitap ediyordu. Bu söz, hiç kimse tarafindan ve hiçbir zaman bu kadar yerinde kullanilamazdı. Ömer yerinden sıçradı, küçük bir çocuk gibi yüzünden ve gözlerinden neşe taşarak Macide'nin rutubetten donmuş yanaklarını öptü...
Sayfa 109
"İkimiz de ayni şehirdeyiz ve birbirimize varmamız için yarım saatten daha az bir zaman yeter. Buna rağmen o orada,ben buradayım. Neden? Sebep yok... Ben burada ne yapiyorum? Kendimi ve etrafımdakileri sıkmaktan başka ne işim var? Onun da orada pek lüzumlu şeylerle uğraşmadığı muhakkak. Böyle bir günde oturup piyanoya çalışacak değil ya... Dünyada şimdi onunla yan yana bulunmamamız kadar mantıksız ve lüzumsuz ne vardır acaba? Hayat bir tesadüfler silsilesi imiş, âlâ! Fakat tesadüfün de kendine göre bir mantığı olmalı değil mi ya?"
Sayfa 76
"Peki, iki gözüm, ne oldu öyle ise? Sen yanına gider git- mez kız: Vay, nereden çıktın, kâinatın teşekkülü esnasında karanlik älemlerde eş olduğum insan, diye boynuna mi sarıldi? Buna inansam bile o şişman karınin bu metafizik aşinaliğı pek sükúnetle karşılayacağına inanamam!" Omer bir sir veriyormuş gibi: "Akraba çıktık azizim!." dedi. "Ben kıza bakmaktan dünyayi görmemişim, yanindaki kadın bizim mahut Emine teyze imiş. Küçükhanım da yakın akrabadan Macide Hanım. Konservatuvara gidiyormuş. Bir hafta evvel babası ölmüş. Daha kendisinin haberi yokmuş."
Sayfa 23
Reklam