Nejat Ayhan

Nejat Ayhan
@NejatAyhan
Avukat
Lisans
Antalya
23 Ağustos 1991
57 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
10/10
·1025 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 23:25
Okumaktan asla bıkamadığım, Dostoyevskinin ustalık eseri... Huyu tüyü birbirinden ayrı üç kardeş ve baba demeye bin şahit isteyen bir babanın aralarindaki ilişkilerle başlıyor kitap. Papaz okulu öğrencisi Rakitinin de dediği gibi Karamazovluk demek şehevete düşkünlük, kar etmeye açlık, biraz da kafadan sakatlık demektir. Kitap boyunca da bunları bol bol görüyoruz zaten. Uzun uzun analiz etmek isterdim ama nereden başlayacağım asla bilemedim. Mesela Smerdyakovun Tanrının bağışlaması gerekliliği üzerine yaptığı konuşma... Bey ve küçük beylerin karşısında bir uşağın tam bir akılcı gibi konuşması... İlk en derinden etkileyen sahnelerden biriydi. Dağa yürü dersen imanın da tam ise o dağ yürüyecektir. Bu örneği unutmayacağım. Elbette her bir bölüm her bir sahne çok fazla çarpıcı. Gelgelelim Ivan ile Alyoşanın meyhanedeki konuşma sahnesi paha biçilemez. Tanrı üzerine, yaşam üzerine, düzen üzerine İvanın yaptığı o müthiş konuşma Tanrıya olan yaklaşımımıza da yön verici nitelikte. Kitap için söyleyeceğim sadece şudur; Dostoyevski Suç ve Ceza kitabında bahsettiği İngiliz deyimini bu kitapla kanıtlamıştır. Yüz tavşandan bir at oluşturulamayacağı gibi, yüz kuşkudan da hiçbir zaman bir delil oluşturulamaz...
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·904 syf.··
2025 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 13:12
Evet yolculuk iki arkadaşın ölesiye bağlarıyla başlıyor. Bir kadın, bir erkek... Ne dostluk ama... Gerçekte de denk gelinebilecek bir arkadaşlık, bir sırdaşlık. Hep Varvara Petrovna gibi bir arkadaşım olsun istemişimdir, abla gibi, kız kardeş gibi... Beki çekip çevirecek, bir düzene sokacak, sıkıntılarımı goderecek, kısacası yol gösterecek bir kız kardeş... Lebyadkinin sayıklamaları peki? "Neden" sorusunun sorgusunda kendini kaybedişi... Gerçekten çok iyi. Sonra kendini öldüren 19 yaşındaki bir çocuğun ardından zengin çocuklarının bunu bir eğlence olarak görmesi... Dostoyevski illa da göze parmak yapacak yani. Aile çatışmaları, kuşak çatışmaları, reform çatışmaları; tırnak içinde üstün insanlarla ayak takımınının ağız dalaşları, siyasi propagandalar, aydınlanma ile gelen değişim sancıları... Yani ne ararsak var bu kitapta. Uzun bir tirada değerdi doğrusu...
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
8/10
·779 syf.··
2025 25. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 14:11
Evet gelelim Budalaya ya da Prens Lev Nikolayeviç Mışkin'e. Normalde Dostoyevskinin tarzı değildir bu karakterde insanı baş karakter yapmak. Onun insanları gerçekçi, gururlu, onurlu, gururlu, körü körüne gururlu ve yine yine hastalık derecesinde fazlasıyla gururlu insanlardır. Ama Mışkin öyle mi, tam bir Tolstoy kahramanı. Belki de Dostoyevski bilerek kahramanın adına Lev Nikolayeviç demiştir, kim bilir... İlk bölümlerde çocukluktan ve sağlıktan bahseder Prens, ama karşısındaki insanlar onun budala olduğunu düşünürler ve hemen onu kendi çıkarları için kullanmaya başlarlar. Şu insanların acımasızlığı... İşte ilk en güzel tezatlık burada başlar; çocukların tam bir saflıkla insanlara yaptıkları ile yetişkinlerin çıkarlar uğruna insanlara yaptıkları... Herkesi sevebilir mi bir insan; yalancıyı, iki yüzlüyü, alaycıyı, sinirliyi, hastayı, hiççiyi, hazcıyı... Dostoyevski böyle bir kişiye hayat verdi işte, Prens Lev Nikolayeviç Mışkin tam da böyle bir insandı. Zaten olsa olsa böyle bir insan ancak hayali olurdu, ya da kitaptaki baş karakterimiz gibi hasta bir budala... Bir parantez de İppolit Terentyeve açmak gerekir; veremli çocuğa... O ne görüş genişliğidir öyle, her kesimi temsil eden insanların bulunduğu bir anda o ne söylev cekmekti öyle... Din, toplum, ahlak, inanç, fakirlik vs vs. Dostoyevski söylemek istediği herşeyi söylemiş hastalıklı bu zavallı insanın ağzından... Etkisini varın siz düşünün...
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
8/10
·177 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 12:06
Her bölümde ayrı şaşkınlık yaratan kitap. Bu kadar kısa zaman içerinde nasıl bu kadar olaylı bir roman yazabildi şaşarım. Aşk, gurur, öfke, hırs... Dostoyevski herhalde kendinde olan bütün özellikleri bu kitaba yerleştirmiş. Düz metin olarak yazılmış bir tiyatro eseri adeta, dram, komedi, trajedi... Konumu, mevkiisi ne olursa olsun saplantılı aşk kimin başına gelirse onu yaralar, bu ister bir insana aşk olsun isterse de kumara duyulan aşk...
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2025 19:08
Ah bu kitap... Her defasında kendimden ve türümden nefret ettiğim kitap. Acımasız insanlar, bitmeyen çıkar ilişkileri, özgürlük diye dar bir dolabın içinde yaşam... Nietzscheyi de at meselesinde delirten durum herhalde Raskolnikovun rüyası olsa gerek, düşünemeyen ama itaat eden bir at, düşünebilen ama zulmeden bir insan... Nasıl olabilir, nasıl olabilir mantık sahibi, akıl sahibi bir yaratığın başka bir yaratığa zulmü... Düşmüş insanlar, düşkün insanlar, düşürülmüş insanlar... Kime üzüleyim, kime ağlayayım, neden diye bir çok şey sorup yanıtsız kalan durumlarla sancılı bir kitap. Sıradanlar ve olağanüstüler... Boyun eğenler ve isyan edenler... Suç kavramı hangi kategorideki insanlar içindir, hangileri için kötü bir anlamı vardır? Sonra Raskolnikov ile Sonyanın, bir katil ile bir fahişenin, bir dindar ile bir ateistin Tanrı üzerine konuşma sahnesi... Ne etkileyici, ne tuhaftı. Yine Porfiri Petroviç ile Raskolnikov arasında geçen suç, suçlu, suçlu psikolojisi üzerine konuşmalar adeta o anı yaşatıyor size, sanki Porfiri sizi sıkıştırıyor gibi hissediyorsun. Yine Pyotr Petroviç ile Lebezyatnikov arasında geçen yarının toplumu, ilerici toplum, eşitlik ve özgürlük, kadın hakları ve nihilizm üzerine konuşmalar da çok etkileyiciydi. Hele Porfiri ile Rodion arasındaki son sahne, son ters köşeler... Dostoyevski bu diyaloğu daha doğrusu Porfirinin monoloğunu yazarken ne düşündü. Porfiri boş inanan biri değildi, bütün argümanları haklıydı ve bunu katil de biliyordu. O bölümü okurken histen, anlamadan ve heyecandan tir tir titredim. Artık Cemal Süreya gibi benim de huzurum yok... Evet sonuç olarak Arkadiy İvanoviç Svidrigaylov, Rodion Romanoviç Raskolnikov gibi bir çok karakterden hangisinin iyi hangisinin kötü, hangisinin suçlu hangisinin toplumun sonucu olduğunu kestirmeyi asla
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma