Nergis Temur

Nergis Temur
@Nergistemur
Hayata karşı anlatacak şeyleri olanları, kader öğretmen yapar...
Zannedildiğinin aksine kendilerine hiçbir zaman, "Biz Yedi Güzel Adamız" dememişlerdir. Cahit Zarifoğlu, altı bölümden oluşan şiirine "Yedi Güzel Adam" ismini koyarak bu ismi Türk edebiyatına katmış olur. Bu şiirde yedi güzel adamdan birisi kan görür, birisi aşk, biri yar, biri bela, biri dağ, biri de sofra görür. Şiir altı bölümdür ama gizli bir son bölümü de vardır aslında; en sonuncusu ise diğerlerini görür. Her bir kelimede ayrı bir anlam yüklü olsa da, tıpkı kuşların geçtiği vadiler gibi hepsinin farklı bir amacı olsa da, güzel insan tanımı Nuri Pakdil'e göre "Ülküsel konumunu algılayan her insan güzel insandır. Güzel insanlar da ülkülerini ülkelerinde yaşatmak için yaşarlar." Bundandır isimlerinin, kim olduklarının bir önemi yoktur. Onlar yedi kişi değillerdir, bir sayıları da yoktur. Çünkü okurlarıyla birlikte sayıları sonsuza dek artmaya devam edecektir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yedi Güzel Adam edebiyatının da bir derdi vardır. Kalemi kendi toprağına batırır, kendi inancına, kendi kültürüne, insana, tabiata, psikolojiye ve insanın içindeki acıya. Oysa edebiyatla bir ideolojiyi anlatmak sanıldığı kadar kolay değildir. Okur, her an kendini ayrıştırılmış hissedebilir. Yedi Güzel Adam ise okurunu bütünler, ağacı altında toplar. İnsan olmanın verdiği acının parantezine alır herkesi. Acıyı bölüşen bir edebiyattır o.
Simurg efsanesini bilir misiniz? Kaf Dağı'ndaki padişahları Simurg'u aramak için yola çıkan tüm kâinat kuşlarının yedi dipsiz vadi geçip sadece otuz kuş kalarak Kaf Dağı'na ulaşmalarını ve orada suyun üzerinde kendi yansımalarıyla karşılaşmalarını anlatan hikâyedir. Simurg zaten Farsçada "otuz kuş" demektir ve zorlu yolların eziyetini aşanlar, o yolun sonunda kendi yansımalarını göreceklerdir. Simurg, yolu aşanların ta kendisidir. Kuşların aştıkları bu yedi tepenin ismi sırasıyla "İstek, aşk, ustalık, kanaatkârlık, yalnızlık, şaşkınlık ve yokluk"tur. Bunlar sadece bir tepe ismi değil, aynı zamanda tasavvuftaki yedi mertebeyi temsil eden isimlerdir. İşte tıpkı kuşların çıktığı bu yolculuk gibidir Yedi Güzel Adam'ın edebiyatı. Bundandır belki Cahit Zarifoğlu da altı bölümden oluşan şiirinin her bölümünde farklı bir öğeyi işleyip atıvermiştir şiire başlığı: Yedi Güzel Adam. Yedi, bir bütündür. Yediyi ikiye tam bölemezsiniz, üçe veya dörde de. Onu ancak kendine bölebilirsiniz ve çıkan sonuç "bir" olur. Bu sebeptendir ki Yedi Güzel Adam'ın edebiyatı da bölmeden bir bütün olarak ele alınmalıdır. Hepsi birbirinin içine karışmış, hepsi birbirini temsil eden, hepsinde birbirinden bir parça bulan, tek başına hepsi biricik ama bir araya geldiğinde tıpkı o yedi vadi gibi okurunu kendine, aynaya götüren bir bütün.
Zarifoğlu, ilkinin ardından Yedi Güzel Adam adını verdiği ikinci şiir kitabını hazırlar. "Yedi Güzel Adam" şiiri önce Diriliş, sonra Türk Dili ve son olarak Edebiyat adlı dergilerde parça parça yayımlanır. 1976 yılı başlarında da Edebiyat Dergisi Yayınları'ndan kitap olarak basılır. Erdem Bayazıt, Ali Kutlay, Alaeddin Özdenören, Rasim Özdenören, Hasan Seyithanoğlu ve sonradan aralarına katılan Mehmet Akif İnan ile birlikte "Yedi Güzel Adam"dan biri de kendisidir.
Rüzgar nereden eserse etsin güzeldir. Alevler bir ayrı alemdir. Dirlik sevinçtir, göç içimizedir...