Simurg efsanesini bilir misiniz? Kaf Dağı'ndaki padişahları Simurg'u aramak için yola çıkan tüm kâinat kuşlarının yedi dipsiz vadi geçip sadece otuz kuş kalarak Kaf Dağı'na ulaşmalarını ve orada suyun üzerinde kendi yansımalarıyla karşılaşmalarını anlatan hikâyedir. Simurg zaten Farsçada "otuz kuş" demektir ve zorlu yolların eziyetini aşanlar, o yolun sonunda kendi yansımalarını göreceklerdir. Simurg, yolu aşanların ta kendisidir. Kuşların aştıkları bu yedi tepenin ismi sırasıyla "İstek, aşk, ustalık, kanaatkârlık, yalnızlık, şaşkınlık ve yokluk"tur. Bunlar sadece bir tepe ismi değil, aynı zamanda tasavvuftaki yedi mertebeyi temsil eden isimlerdir.
İşte tıpkı kuşların çıktığı bu yolculuk gibidir Yedi Güzel Adam'ın edebiyatı. Bundandır belki Cahit Zarifoğlu da altı bölümden oluşan şiirinin her bölümünde farklı bir öğeyi işleyip atıvermiştir şiire başlığı: Yedi Güzel Adam. Yedi, bir bütündür. Yediyi ikiye tam bölemezsiniz, üçe veya dörde de. Onu ancak kendine bölebilirsiniz ve çıkan sonuç "bir" olur. Bu sebeptendir ki Yedi Güzel Adam'ın edebiyatı da bölmeden bir bütün olarak ele alınmalıdır. Hepsi birbirinin içine karışmış, hepsi birbirini temsil eden, hepsinde birbirinden bir parça bulan, tek başına hepsi biricik ama bir araya geldiğinde tıpkı o yedi vadi gibi okurunu kendine, aynaya götüren bir bütün.