Nergis Temur

Nergis Temur
@Nergistemur
Hayata karşı anlatacak şeyleri olanları, kader öğretmen yapar...
Öğretmen
Lisans
Kocaeli
265 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Bulaşıcı duygular peşine
Puan vermedi·184 syf.··
2025 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 17:50
Heyo aurasıı yüksek arkadaşlar burada mı? Bulaşıcı duyguların peşinde küçük bir kız olan Beril'in hikayesi AURA Duygularımızı kontrol etmezsek onlar bizi kontrol eder. Hiç düşündün mü, seni kontrol eden mantığın mı, duyguların mı? Birsen Ekim Özen, bu eserinde de çocukları maceraya sürüklüyor. Peki ne demek aura? Kişisel enerji alanını oluşturan gözle görülmeyen renkler birleşimidir.Bu renkler kişinin ruh halini, sağlığını ve genel enerjisini ifade eder.Yüksek aura ise bir kişinin yüksek enerji seviyesini, olumlu ruh haline sahip olduğunu ifade eder. Tüm canlılar enerji üreterek hayatta kalır.Enerji ürettikleri için de manyetik bir alan oluştururlar. Kahramanımız Beril o manyetik alanın renklerini görüyor. O alana rengini veren şey ise vücudumuzun çalışma sistemindeki değişimlerdir. Vücudumuz bazen çok rahat, bazen sıkıntılı bazen ise çok hızlı çalışır.Buna neden olan ise duygularınızdır.Misal öfkeliysek vücudumuz hızlanır bizi harekete geçirmek ister .Çünkü istemediği bir şey olmuştur. Eğer hareket etmezsek olumsuz durum daha da güçleniyor içimizde birikiyor. Sonuç olarak bu duygu durumu değişimi manyetik alanımızın frekansını dolaylı olarak rengine de değiştiriyor. Beril'in bu renkleri görmesi ilk önce bir hastalık olarak nitelendirilsede yaşanan mucizevi olaylar sonucu bir yetenek olduğuna karar verilir.Beril anlayışlı, müziğe meraklı ,empati gücü yüksek,naif bir kız ve bir hemofili hastası.Beril'in hemofili ile yaşaması hem Beril'in hem de ailesinin hayata bakış açısını etkiliyor.Öyle ki onun bu hastalık nedeniyle karşı karşıya kaldığı duygusal durumlar auraları keşfetme sürecine zemin hazırlıyor.Bu renk durumu ilk annesinde gören Beril bir yandan bunun ne anlama geldiğini düşünürken bir yandan da araştırmalara başlıyor ve bu enteresan durum
AuraBirsen Ekim Özen · Timaş İlk Genç · 2022182 okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2024 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2024 08:23
“Her şekilde kaybediyorsan acını diri tut, Esav. Yolda karşılaştığın bütün insanlar sadece suratına bakarak dahi çektiğin zulmü anlasınlar. Her şekilde kaybediyorsan, öyle bir kaybet ki yeryüzünde hiç kimse senin mertebene erişemesin. Serüvenin asırlar sonra bile dilden dile dolaşsın. Her şekilde kaybediyorsan, bırak seni kötüleyen ağıtlar kaplasın ortalığı. Gölgeni dahi görmeyenler sana lanet etsinler. Her şekilde kaybediyorsan, nasıl olsa kaybedeceksen, ömrün boyunca başını yerden kaldırma. Matemin yedi düvele yayılsın. Dünyadaki bütün aldatılanlara, bütün kadersizlere, dünyadaki sevilmeyen bütün çocuklara Esav desinler.”  Günlerdir rüyamda çöllerde geziniyorum, ölülerle cebelleşiyorum, dilsiz bir adamla uzun sohbetler ediyorum ,peygamberler, mucizeleri, hikayeleri, mücadeleleri ile ilgili bilgiler kafanda dönüp duruyor. Bir taraftan kendimi Esav ve İsmail'i teskin ederken bulurken öte tarafta İshak ve İbrahim'e gönül koyuyorum. Peki bunları neden yapıyorum. Tüm bunlara yakın zamanda okuduğum bir kitap sebep oldu diyebilirim. Benim de böyle bir huyum var işte .Kitabı okumuyorum sadece yaşıyorum adeta.Tabiri caizse kitabin canını okuyorum. Her bir ayrıntı zihnimde aheste aheste geziniyor, çörekleniyor içime. Neyse kitaba gelelim. Kitabın adı Peygamber yazarı Okan Çil. Canım dergi Kafkaokur’un bana kazandırdığı bir kalem. İsimler değişsede iktidar mücadelesi hiç değişmiyor. Okan Çil Peygamber romanında Tevrat'ta geçen ikiz kardeşler Esav ve Yakup'un anne karnında başlayıp peygamberliğe kadar uzanan iktidar mücadelesini anlatıyor. Esav ve Yakup fiziksel özellikleri ve karakterleri itibariyle birbirinden farklı iki kardeş. Ortak oldukları tek konu iktidar hırsı yani peygamberlik. Esav ilkdoğandır ve peygamberlik onun hakkıdır fakat Yakup annesi Rebeka ile
PeygamberOkan Çil · İthaki Yayınları · 0342 okunma
10/10
·169 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2023 23:43
OKUMAK GÜZEL ŞEY BE KARDEŞİM Insan; inanır,düşünür,hisseder, sezer, keşfeder, görür ve düşler. Donatıldığı bu melekelerle kendini ve dünyayı anlamak, anlamlandırmak ve anlatmak ihtiyacı hasil olur. Edebiyat tam da bu noktada insana ait tüm bu yeteneklerin kullanıldığı geniş bir alandır.İnsan zihnini terbiye eder, hassasiyet ve farkındalıkları arttırır.İnsanı ve toplumu anlamanın çözümlemenin ve yönlendirmenin en kestirme yolu edebiyattan geçer.Bu yolda yürüyenlerin; şair, yazar, çizer, okurların zaman zaman bir araya gelmeye, birlikte okuma yazma, düşünme, anlama ve paylaşma ihtiyacı doğar.Bu ihtiyaçtan mütevellit memleketin dört bir yanından gerek yüz yüze gerek online buluştuğumuz okuma grupları, atölyeleri son zamanlarda beni oldukça iyi hissettiriyor.Ortak bir amaç için daha güzel bir dünya yolunda gözlerimiz aynı sayfalarda buluşuyor.Bu okuma atölyelerinden biri olan Sevdalım Hayat okuma atölyesi bu sene ilk defa katıldığım ve iyi ki katılmışım dedigim seçkin bir grup oldu Çok profesyonel bir moderatör eşliğinde muhteşem kitaplar okudugumuz atölyede, planlanan zamanda eş zamanlı okuduğumuz kitaplar üzerine online buluşmalar gerçekleştirdik. Livaneli Vakfı ve Edebiyat Atölyesi dergisi tarafından düzenlenen atölyeye yazarların da katılımı ile kitaplar hakkında daha ayrıntılı mütalaa fırsatı bulduk.Livaneli'nin Sanatı ve Dünya Görüşü semineri ile değerli yazar Zülfü Livaneli ile tanışma ve söyleşme imkanı sağlandı. Ben de elimden geldiği kadar bu etkinliklere katılmaya çalıştım ve inanilmaz keyifliydi. Atölyenin son kitabı Nazım Hikmet'in Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim romaniydı. Nazım Hikmet Türkçe'de yazılmış en güzel şiirlerin yazarı.Bu coğrafyada yaşayan insanların büyük bir kısmı ondan hiç değilse birkaç satır okumuştur ama Nazım'ın romanlarını
Yaşamak Güzel Şey Be KardeşimNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 20223,994 okunma
KINAR HANIM'IN DENİZLERİ
Puan vermedi·64 syf.··
2023 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 21:38
Kınar Hanım'ın Denizleri Ece Ayhan, Türk sair, etikçi ve ikinci yeni siir akımının öncülerindendir. Hırçın şair veya huysuz şair olarak anılmasına karşın aslinda disiplinli yaşam tarzı ve memurluk hayatı ile dikkat cekmistir.1966'da devlet memurluğu görevinden ayrılarak soluk alıp verdiğimi gerçekten duyduğum tek kent dediği İstanbul'a yerleşir ve burada şiirleri yazmaya başlar.Şairin ilk kitabi 1959 tarihinde basılan Kınar Hanım'ın Denizleri'dir. Ece Ayhan' nın bu ilk kitabı yerleşik şiir anlayışına , geleneksel şiire, mevcut şiir beğenisine meydan okur. Kınar Hanım'ın Denizleri ikinci yeni dalgasının en önemli uçlarından biri olarak modern Türkçe şiirinin tarihine geçer. Kınar Hanım'ın Denizleri bir ölüm kitabıdır. Kitaptaki 26 şiirin bir çogunda ölüm sozcügü gecmektedir. Kitabın ilk şiiri "Fayton" Ece Ayhan'ın anlayışını ve deneyimini yansıtan tipik bir örnektir. Fayton şiirinin özü intihardır.Ama bu intihar geçim darlığından, aşktan veya gazete sayfalarına konu olacak intiharlardan değil çok eski çağlardan bu yana sorulan bir sorunun "Neden yaşıyoruz?" sorusunun doğurdu intihardır. Öte yandan kitaba ismini veren Kınar Hanım tarihsel bir kişiliktir.Şairi "kıyılarda" konuşturan Kınar Hanım'ın Ermeni tiyatro oyuncularından Kınar Sıvaciyan'dır ve 1876-1950 yılları arasında yaşamıştır.Kitapta Kınar Hanım gibi başka tiyatro, sahne ve müzik kişileri de yer alır.Kantocu Peruz, Deniz Kızı Eftelya, Kanlı Nigar gibi.Ece Ayhan'ın şiirlerini okumak ve anlamlandırmak için sözlük hazırlanmıştır.Ikinci yeni akımı şiirlerine hakim olabilmek için çok fazla okumalar yapmamız gerekmektedir. Kınar Hanım' ın Denizleri'nde tarihe, coğrafyaya, sokak hayatına, ekonomiye ölüme ve tutkuya rastlamamiz mumkündur. Ayhan şiirlerini yazarken zamanında yaşanan sosyal ve
Şiir
Kınar Hanımın DenizleriEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 2018424 okunma
KUŞ SESLERINDEKI HUZUR
Puan vermedi·310 syf.··
2023 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2023 01:00
"Kuşlar düşüp ölüyorlarmış.Düştükten sonra bir insan elini uzatırsa kanadına dokunursa bazen tekrar canlanıyorlarmış. Elini uzatan insan iyi kalpli ise, yerdeki kuşu görebilecek kadar cesursa hem de elini uzatıp dokunabilecek kadar insansa, o zaman iyileşebiliyormuş yaralı kuş.Yoksa iyileşemiyormuş.Bir daha uçamıyormuş yuvası da boş kalıyormuş." Sabahları ötüşen kuşlarla sohbet eder oldum bir suredir okuduğum kitaptan mütevellit..Roman karakterleri ile cok cabuk dostluk kurarim. Bu romanın kahramanları da kuşlar olunca haliyle sesleri de gercek anlamini buldu diyebilirim. *Kus Sesleri ile Direnenler * Zafer Köse'nin 2015 yılında yayınlanan romanıdir.Direnişler, darbeler ve farklı farkli yaşamlar kitaba ilham olmuş .Zafer Köse; Fatsa direnişi, 12 Eylül ve Gezi olaylarına uzanan bir yolculuğa, beyaz yakali genç bir çiftin yaşamı uzerinden kurgulayarak çıkarıyor bizi.Beyaz yakalıların özgürlük arayışları, yükselme çabaları,gelecek kaygıları, hırsları ve mücadeleleri kitabın özünü oluşturuyor.Ayrica fabrikalara ve evlere sinmiş iktidar hevesi, güvence arayışı, başarı düşkünlüğü, Gezi Parkı’nın yiğit ve güzel gençleri, Fatsa’da önceki kuşaklarda yaratılmış sevdalı umut hikayeleri , Mazhar’ın korkunç intikam tutkusu, Terzi Fikrinin dik duruşu romanin belli basli konuları arasinda .Köse'nin kitaplarında, yaşadığımız günde geçmişin İzlerini sureriz mutlaka.Okuyucuyu şimdiki zamandan ve mekandan alıp takvim yaprakları arasında dolaştırmayı sever . Geçmişte yaşanan önemli siyasi, toplumsal olayların olumlu ve olumsuz etkilerini satır aralarına ustalıkla yerleştirir. Bunlari biliyorum cünkü yazdigi tüm kitapları okudum diyebilirim. Kitabin anlaticilari olan Pelin ve Yusuf'un evlilikleri aralarinda gecen diyaloglar, ev ve fabrika hayatları, umutları, beklenti ve
Edebiyat
Kuş Sesleriyle DirenenlerZafer Köse · Siyah Beyaz Yayınları · 20154 okunma
Reklam