Neriman M.

Neriman M.
@Neriman1982
Önlisans
İzmir
İzmir, 22 Eylül 1982
904 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·517 syf.··
2020 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2020 19:36
Martin Eden bir aydınlanma ve dönüşümün romanı .. Bir gemi işçisinin yazar olma çabasının anlatıldığı bu romanda tutkulu, aşık, kalıplaşmış düşüncelere karşı duran, sorgulayan, inanan ve idealleri uğruna, çıkarına olmasa da düşündüklerini cesurca ifade eden gemi işçisi Martin Eden anlatılır. Hikâye ABD’de, 1800’lü yılların ikinci yarısında başlar. Kapitalizmin en çıplak ve vahşi sömürüsünün yoksul kitleleri ezip geçtiği bu yıllarda, genç bir adam zengin bir kızla karşılaşır. İlk görüşte aşk diyelim isterseniz buna; ama hislerden ziyade hırslara dayalı bir aşk .. Bu kitap bireyciliğe bir saldırıdır.Martin eden, başkalarının ihtiyaçlarının farkına varmayan aşırı bir bireycidir. hayalleri kaybolduğunda, uğrunda yaşayacağı hiçbir şey kalmaz. Yine beni derinden etkileyen, beni beynim ve kalbimden vuran, sürekli düşünmeye, beni deli gibi sorgulamaya iten bambaşka bir eserdi Martin Eden ..
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·83 syf.··
2020 12. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 20:05
Upuzun psikolojik tahliller, betimlemeler içinde boğulmadan küçücük bir anda kelimelerin anlamını hissediyorsun.77 sayfaya sığdırılmış bu psikanalizde bir insanın geçmişini,yaşadığı zamanı ve geleceğini görebiliyorsun. Ben Dr.B’nin yerine , o otel odasına yerleştim.son 9 senedir yalnız yaşayan biri olarak yalnızlıktan ürktüm.Çünkü bu yalnızlığımla yanımda en azından, kitaplarım,müziğim ve yabancı dizilerim var .. Yalnızlığımı gideren aslında ne insanlarmış ,ne eşyalarmış, tek çaresi aslında kelimelermiş. Duyu organlarımızın temelinde betimlemek var. Gördüğümüzü , işittiğimizi , duyduğumuzu, kokladığımızı, tattığımızı herşeyi betimleyerek anlatmaya çalışırız. Tek gerekli olan şey ise kelimeler... Düşünün her gün aynı duvara , aynı masa örtüsüne , aynı renklere bakıp , aynı oda da kokusuzluğu , sessizliği hissediyorsunuz. Örüntü gibi tekrarlayan bir kısır döngünün içine düşüyor bir çok şeyin tarifini unutuyorsunuz. Kelimelerin yerini hiçlik alıyor .. Hitler döneminin işkencelerinden bir türüne kitapta rastlamış olduk.Sevgili Zweig bize SATRANÇ’ta savaş, işkence ve hiçlik üçlemesinde ki atmosferi fazlasıyla verdi.Çok geniş bir psikoloji birikimine sahip olduğunu bu eserinde yaptığı tüm analizlerinde görmüş olduk. Dr. B’nin yaşadıkları, hissetikleri ve onda ki kalıcı hasarı eserde fazlasıyla hissetmiş oldum ve ilk kez yazarın intiharının sebebini bu eserinde anlamış olduğumu ve bu kitabın beni derinden etkilediğini söylemeden geçemeyeceğim. Tüm okuyan arkadaşlara keyifli okumalar dilerim ..
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Puan vermedi·736 syf.··
2020 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2020 00:12
Anlatılmaz yaşanır derler ya işte o kitap .. Bazı kitapların kendi atmosferi vardır, okumaya başladığınız an o dünyanın içine girersiniz ve orada karakterle yaşamaya başlarsınız. O karakterlerin amacı amacınız, kederi kederiniz olur, kısacası karakter sanki sizmişsiniz gibi sizi etkiler. Okudukça sayfa sayfa ilerledikçe o dünyaya ait olup çıkarsınız ve o arık sizin bir parçanızdır. İşte “Rüzgarın Adı”da böyle bir kitaptı. Okurken hiç sıkılmıyorsunuz ve karşınıza her an bir sürpriz çıkabiliyor, kesin şöyle olur diye düşündüğünüz anda çok farklı bir şey olabiliyor. Fantastik bir dünya nasıl bu kadar gerçek olabilir? Kvothe ile yaşadım, öyküsünü bana anlattı, lavtasını çalarken dinledim, Tarihçinin yazısını, Bast'ın merakını gördüm, o Sör Savien Traliard'ın Ezgisi'ni çalmak için çıktığında Simmon kadar heyecanlandım, Şeyaltı'nda klostrofobiye kapıldım. Kvothe üşüdüm dese donacak, acıktım dese kıvrılacaksınız. Yaşadıklarını ondan daha çok yaşayacak, hissedeceksiniz. Bazen tüyleriniz diken diken olacak, bazense kendinizi kocaman sırıtırken bulacaksınız. Hala Yoltaşı Hanındaydım ve aklımın bir köşesi uzunca bir süre orada konaklayacak.
Rüzgarın AdıPatrick Rothfuss · İthaki Yayınları · 20194,597 okunma
Puan vermedi·69 syf.··
2020 10. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2020 17:45
Ve yine Stefan Zweig ve yine beni beynimden vuran bambaşka bir hayat.Bu kadar kısa öykülerle bu kadar duyguyu nasıl hissettiriyor gerçekten şaşırtıcı. Kendi iç mahkemesiyle hesaplaşıp, kendi kendisini sorguya çeken içinde ki BEN’i farkedip kabuğundan sıyrılarak özünü keşfeden yani aydınlanma yaşayan bir adamın öyküsü .. Zweig'in de dedigi gibi; "Bir insan kendisini bulduktan sonra, onun bu dunyada kaybedebilecegi hiç bir sey yoktur.Ve o kisi kendi içindeki insanligi anladiktan sonra, bütün insanlari anlayacaktir."
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2020 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2020 17:04
Yazarın ilk eseri olması sebebiyle, kitapta heyecanını fazlasıyla hissettim.Belli ki çok emekler vermiş, uğraşmış didinmiş.Eserin edebi yönünü kesinlikle eleştirmeyi düşünmüyorum.Şahsi fikrim bol aksiyonlu Hollywood filmindeymiş gibi hissettirdi. Herkese keyifli okumalar ..
Ölümün EşiğiUğur Ukut · Sisyphos Yayınları · 2020115 okunma
Reklam