Kitaplarvekediler

Kitaplarvekediler
@Nermin_Math
:)
Saygı
Elizabeth'in görüşleri ailesinden gelıyor olsaydı, mutlu evliliğe ya da rahat ev hayatına dair pek hoş bir resim çizemeyebilirdi. Gençliğe ve güzelliğe, gençlik ve güzelliğin genellikle verdiği neşe görüntüsüne kapılan babası aklı da görgüsü de kıt bir kadınla evlenmiş, evliliğinin hemen başlarında da kadına duyduğu tüm gerçek sevgiyi kaybetmişti. Saygı, hürmet ve güven ilelebet yok olmuştu; aile mutluluğuna ilişkin tüm umutları yıkılmıştı. Ama Mr. Bennet kendi basiretsizliğinin yol açtığı hayal kırıklığı için aptallık ya da kötülük etmiş başka talihsizlerin sığındıkları kimi zevklerde teselli arayacak tabiatta bir adam değildi. Kırlara ve kitaplara düşkündü; esas eğlencesi bu zevklerden geliyordu. Karısına pek az şey borçluydu, cahilliğinin, aptallığının onu eglendirmesi dışında. Bu genellikle bir erkeğin karısına borçlu olmak istediği bir mutluluk türü değildir; ama başka oyalanma imkânları olmayınca gerçek filozof elindekilerle yetinir.
Sayfa 240
Reklam
Önyargı
…Sen bütün dünyanın ahlaklı olduğuna inanmak istiyorsun ve ben birinden kötü bahsedince inciniyorsun. Ben sadece senin mükemmel olduğunu düşünmek istiyorum ve sen buna itiraz ediyorsun. Benim aşırıya kaçmamdan, senin mutlak iyi niyetliliğine kendimi fazla kaptırmamdan korkma. Gerek yok. Gerçekten sevdiğim pek az insan var; hele saygı duyduğum daha az insan var. Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor…
Sayfa 141 - Türkiye iş bankası
İnsan yaşadıklarını korktuğu için unutur ya da utandığı için. Hatırlayınca acı veriyor diye unutmaz, acı kendini unutturmaz çünkü. Terapilerde açığa çıkan travmalar aslında unutulmamıştır, hep aynı yerde, zihnin ortasında, hatta gözlerin önünde bir yerde duruyordur, sadece dile gelmemiştir. Gerçekten unutulmuş, hafızanın kuyusundan söke söke çıkarılmış bir travma varsa, muhakkak benliği delik deşik edecek kadar büyük bir utancın ya da korkunun parçasıdır.
Sayfa 187
Kitaba adını veren Sineklerin Tanrısı, bu hastalığı, yani insanların içindeki kötülüğü simgeler. Sineklerin Tanrısı, üstüne sineklerin konduğu ölü bir domuz başıdır: Jack, ilkel bir insanın inancıyla karanlık güçleri yatıştırmak, kendini ve kabilesini canavardan koruyabilmek amacıyla, öldürdüğü bir domuzun başını kesip iki ucu sivritilmiş bir kazığa geçirmiş, kazığı bir put dikercesine toprağa çakarak, bu kokuşmuş domuz başını canavara sunmuştur. İngilizlerin Beelzebub dedikleri şeytanın Kutsal Kitap'taki Ibranice adı, Sineklerin Tanrısı anlamına gelen Ba-al-z-bub olduğu için de Golding kitabına bu adı vermiştir.
Sayfa 257 - Türkiye İş Bankası
Belirli koşullar altında yetişkinler böyle davranabilir, ama altı ile on iki yaş arasında küçük çocuklar, uygar dünyanın baskısından uzaklaşınca, nasıl böylesine vahşileşebilir, kan dökecek kadar acımasız olabilir diye düşünen birçok kişi, küçüklerde bile bu kadar korkunç bir biçimde belirdiğine göre, Sineklerin Tanrısi'nda kötülüğün insan yaratılışında doğuştan var olduğu görüşünün savunulduğu kanısına varıp dehşete kapılmıştır. Okuyucuların duydukları bu dehşeti doğal saymalı; çünkü çocukların tertemiz birer melek oldukları konusunda, yanlış olduğu kadar da yaygın bir inanç vardır. Oysa kendi çocukluğuna ve yakından tanıdığı çocuklara duygusallıktan arınmış gerçekçi bir gözle bakabilenler, çocukların küçük birer melek değil, tıpkı yetişkinler gibi birer insan olduğunu bilirler. İnsanlarda ise, ister büyük ister küçük olsunlar, hem iyi hem de kötü içgüdüler vardır.
Sayfa 259 - Türkiye İş Bankası
Reklam