“Bana göre saygı görmek ,her şeyi bilen ve gücü yeten biri beni görene,yüzümü bir avuç toz haline getirip beni ölümden beter bir utanca savurana kadar herkesi mükemmele yakın bir hileyle kandırmak demekti.”
Sayfa 17 - Mavinefes/2. BaskıKitabı okuyor
. Kendine saygı duyarsan diğerleri de sana saygı duyar. . . .
Reklam
"İnsanın aklı, hayatının kendisinin tasarlamadığı bir ortamda başlamasını almıyor. İnsan sıkı sıkıya belirlenmiş koşullar içinde yaşamaya başlıyor, elinde olmayan koşullar içinde de sürüp gidiyor. Kimse kendi varoluşunu seçemediği gibi anne babasını, doğduğu ülkeyi, cinsiyetini, ırkını, milliyetini, teninin rengini, dilini de seçemiyor. Neden bağlandığını bilmeden, anlamadan, elinde olmadan, üstelik arzuyla ve tutkuyla bağlanıyor birçok şeye. Sanki derinlerden bir ip, insanı varoluşa bağlıyor. Hastan işte buna, varoluşunun kendi iradesi dışında seyretmesine isyan edip öfke duyuyor." "Çünkü benlik her şeyi bizzat kontrol etmek ister," dedi Dr. Mavi. "Kesinlikle öyle. Hepimizin zihni 'olmalı' ve 'olmamalı'larla dolu değil mi Doktor? Kendi isteğimiz dışında gerçekleşmiş varoluşumuzda, her şeyin arzu ve isteklerimiz istikametinde sürmesini hedefliyoruz. İstediğimiz yaşamı bulamayınca da Yaratıcıya kızıyoruz. Acılar Koleksiyoncusu, bu hastada çok iş var. Bu hastanın çektiği acı, saygı duyulacak bir kutsallık barındırıyor. Onu değiştirecek, büyütecek bir acı bu."
408 syf.
·
Puan vermedi
Aiaia büyücüsü kirke ; uzun bir süre boyunca benliğini arar , gerçekte kim olduğunu ne olduğunu . ..Çevresi onun kötü bir büyücü olarak doğduğunu ve bunu baskılayamayacağını söyler Dürtüleri ise tam tersi güçlerini başkasına zarar vermek için kullanmaması yönündedir . Zaman zaman yeteneklerini yanlış kullanan kirke iyice benliğini kaybetmeye başlar. Daha sonra büyücülüğünün kanla alakalı olmadığını ve iradesi sonucu bu yetenekleri elde ettiğimi anlar. Ve büyücülüğü doğru olduğunu düşündüğü şekilde yapar. Fıtrat ve irade savaşı .
Ben, Kirke
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202133bin okunma
“Bu ülkede var olan gerçeklerle insanlar ne zaman yüzleşecek? İnsan; coğrafyasıyla, kültürüyle ve en önemlisi de kendisiyle ne zaman kabul görecek. Bu yeryüzü topraklarında yaşayan insanlar bu toprağın özünü ne zaman öğrenecek? Bunlar görülmeden bu topraklarda ne saygı ne hoşgörü ne de merhamet olur. Hep içimizde eksik bir şeylerle yaşayıp duracağız. “
Sayfa 32 - KdyKitabı okudu
"Herkesin yüzünde saygı gibi duran şey, aslında korku ve esaret."
Reklam
Kendinden asla vazgeçme...
Umutların öyle büyük olsun ki, Acıların yanında küçük kalsın! Acıların umutlarına saygı duyup yol açsın!..
“Eğer sana saygı duyulmasını istiyorsan, doğruluktan ayrılmayacaksın. "
Naziklik, kibarlık ve centilmenlik hiçbir zaman gerçeklerin katili olmamalıdır. Bir imanî hakikati, nezaket gösterisi uğruna inkar eder tavır takınmak, birilerine centilmen davranma sevdası uğrunda, islama saldırırken sırıtarak; "fikirlerine saygı gösteriyorum" gibi şahsiyetsizlik ve eziklik ifadesi laflar sarfetmek; hakikatin nezakete kurban edilmesidir.
Kurallarla yaşayanlara herkes saygı duyar.
Reklam
Öylece geçip gitmiyor zaman o zamanın geçmesini sağlayan sizin verdiğiniz anlamlardır Kimileri için zaman =sevgi zaman=saygı zaman = hata Kimileri için ise zaman =geçmişte yaşananlardı geçmişten pişmanlıklar göreceksiniz hamgimizin pişmanlıkları yok ki? Önemli olan püf nokta şuana odaklanmak...
Saygı duymayı bilmeyenle konuşmak kadar boşa bir çaba yoktur.
"Bir kitabı on kez okumuş olandan ziyade, on ayrı kitabı okumuş olanın saygı gördüğü bir dünyada yaşıyoruz. Toplumda önemli olan, ne kadar çok kitap okumuş olduğun gerçeğidir. Bu okumuş olma gerçeği insanları cezbeder, çekim odağı yaratır. Yanlış mı?"
Sayfa 46 - Turkuvaz kitapKitabı okuyor
Önce ülken sana karşı belli taahhütleri yerine getirecek.Orada tüm haklara sahip bir yurttaş olarak görüleceksin,baskıya ayrımcılığa,hak etmediğin mahrumiyetlere maruz kalmayacaksın.Ülken ve yöneticileri sana bunları sağlamak zorunda,yoksa sen de onlara hiçbir şey borçlu olmazsın.Ne toprağa bağlılık,ne bayrağa saygı.Başın dik yaşayabildiğin ülkeye her şeyini verirsin,her şeyi,hatta hayatını bile feda edersin;ama başın yerde yaşamak zorunda kaldığın ülkeye hiçbir şey vermezsin.İster doğduğun ülke,ister seni kabul eden ülke söz konusu olsun.Yüce gönüllülük yüce gönüllülüğü,umursamazlık umursamazlığı ve aşağılama da aşağılamayı doğurur.Özgür varlıkların anayasası böyledir ve ben de başka bir anayasa tanımıyorum.
Aile yuvası ne kadar sağlam temeller üzerine kurulur, kadın ve erkek arasındaki ilişki ne kadar çok sevgi, saygı, sadakat ve iyi niyete dayanırsa o aile, o derece sağlam temeller üzerine oturmuş olur...Buna dayalı olarak sağlam ailelerden oluşan toplum da elbette o nisbette güçlü olur...
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.