1000Kitap Logosu

Saygı

A
bir alıntı ekledi.
(Bakırköyden bahsediyor)
Bunda sevgi, saygı, burada şefkat vardır. Burda herkes çocuk, herkes dünya kadardır... Burda her bir hasta bir şaheser emektir. Medeniyet, insana yardım etmek demektir..
8
Tuna Çaydamlı
Kumarbaz'ı inceledi.
187 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kumar borcunu ödemek için yazmış olsa da Dostoyevski ,Kumarbaz kitabından bağımlılık duygusunu net olarak işlemiş ve kumar oynayanın içinde bulunduğu duruma okuyucuyu ortak etmiş.İnsanlar hakkında bazı kavramlar (aşk,dostluk,saygı,karakter)üzerinde gerçekçi çözümlemelerde bulunmuş.Sürükleyici ve merak uyandıran bir kitaptı.
Kumarbaz
8.0/10
· 37,5bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3
Nur
bir alıntı ekledi.
Kimi zengin, kimi fakir, kimi zayıf, kimi șişman , kimi güzel,kimi çirkin, kimi küçük, kimi büyük.. Ancak bu kurbağalar birbiriyle hiç anlaşamazlarmış. Bir.birlerine bağırıp dururlarmış. Günlerden bir gün gölün üzerinde uçmakta olan bir leylek gözüne kurbağalardan birini kestirmiş. Dalmış göle, kurbağayı kapıp götürmüş. Sonra da bir güzel yemiş. Diğer kurbağalar arkasından bakakalmış... Ertesi gün leylek yine gelmiş. Bir kurbağa, beş kurbağa, on kurbağa derken, kurbağaları beşer onar kapıp götürmeye devam etmiş. Sonunda içlerindeki en yaşlı ve bilge kurbağa "Bu böyle gitmez!" deyip bütün kurbağaları bir araya toplamış. "Bakin sevgili kurbağalar, çok ağır kayıplar vermeye başladik. Hemen bir önlem almamız gerek. Aklımda bir fikir var"diyecek olmuş. "Nedir? Nedir?" diye hep bir ağızdan bağırmış kurbağalar "Hah.." demiş yaşlı kurbağa. "İşte tam da budur. Böyle bağıracaksınız hep bir ağızdan." Bilge kurbağa, kalabalığın şaşkın bakışları arasında konuşmasını sürdürmüş: "Bundan sonra birbirinize bağırmayacaksınız, birlikte bağıracaksınız!" Anlamamış kurbağalar. "Bakın." demiş yaşlı kurbağa. "Leylek geldiğinde toplanacaksınız ve birlik olacaksıniz. Sonra da avazınız çıktığı kadar Viraklayacaksınız. Sesiniz kulağına ulaşsın, ulaşmakla kalmayip sesiniz kulağını delsin geçsin diye de dik duracaksınız.Başınızı yere indirerek değil göğe kaldırarak bağıracaksınız. Böylelikle leyleğin kulakları sizin haklı çığlığınızdan sağır olacak. Sizden uzaklaşabildiği kadar uzaklaşacak. Bir daha da sizi yiyemeyecek." "Eee sonra?" diye sormuş meraklı küçük bir kurbağa. "Sonra gittiği her yerde sizin hikâyenızı anlatacak, 'Orada,o turkuaz, o temiz, o berrak gölde dik başlı kurbağalar var diyecek. 'Haysiyetli kurbağalar.. Oyle kolay lokma değiller. Onları yemeye kalkarsanız başlarıni göğe doğrultup avazları çiktıgi kadar vıraklarlar. Sağır olacağınızı sanıp, neye uğradığınızı şaşırırsıniz ve hemencecik oradan uzaklaşırsıniz. Sizi gökyüzündeki yerinizden ederler. Yeryüzünün size ait olmaması gibi gökyüzünün de size ait olmadığını hatırlatırlar ! Sevmem ama saygi duyarım. Çünkü onlar haysiyetli kurbağalardır' diyecek" Kurbağalar birlik içinde kafalarını kaldırıp göğe bakmışlar!
7
•Kübra•
bir alıntı ekledi.
“…Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak. Sen, ey saygı değer kişi, belki gerçekten arayan birisin, çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun.”
7