Ey müsǝlmanlar, bu gün ol yari-pünhan ayrılır,
Uçdu ruhim, getdi ǝqlim, gövdǝdǝn can ayrılır.
Ayrılır ol yari-sǝrdarım, gedir, qoymuş mǝni,
Sǝd hǝzaran dadü-bidad, bədəndən can ayrılır.
Ey könül, fǝryadü-nalǝ vaxtıdır, eylǝ fǝğan,
Şimdi şǝhrindǝn sǝnin ol şahi-sultan ayrılır.
Zar qıl bülbül kimi, çak et yaxanı gül kimi,
Şol ǝzǝldǝn yari-hǝmdǝm, ǝhdü-peyman ayrılır.
Gözlǝrim, hǝr dǝmdǝ mövc eylǝ ki, firqǝtdir bu gün,
Tök sǝdǝflǝr dürri kim, şol gövhǝri-kan ayrılır.
Dust vida eylǝr mǝnimlǝn ağlaram mǝn zar-zar,
Gözlǝrimdǝn hǝr zaman gör Bǝhri-Ümman ayrılır.
Ey Xǝtai, Tanrı sorsun bu şikǝstǝ könlümü,
Zǝrd olubdur arizin, candan mǝgǝr qan ayrılır? Şah İsmail Hatayi
Öyle Uzaktan Seviyorum Seni
Uzaktan seviyorum seni!
Kokunu alamadan,
Boynuna sarılamadan.
Yüzüne dokunamadan.
Sadece seviyorum!
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Elini tutmadan.
Yüreğine dokunmadan.
Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
Şu üç günlük sevdalara inat,
Serserice değil adam gibi seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni,
Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
En çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Kırmadan,
Dökmeden,
Parçalamadan,
Üzmeden,
Ağlatmadan uzaktan seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni;
Sana söylemek istediğim her kelimeyi,
Dilimde parçalayarak seviyorum.
Damla damla dökülürken kelimelerim,
Masum beyaz bir kağıtta seviyorum
Cemal Süreya