"Senden önce gideceğim doğru ama burada olmadığım zaman da, hala var olacağım, senin belleğinde güzel anılarda yaşayacağım:ağaçlara, bostana, bahçeye baktıkça,seninle birlikte geçirdiğimiz bütün mutlu anları anımsayacaksın.Benim koltuğuma oturacak olursan, bugün öğrettiğim keki yaparsan da aynı şey olacak ve kahverengi burnumla beni karşında göreceksin..."
Ne kadar sıkıntılıyım bu günlerde! Yazmadığım zaman odalarda dolaşıp duruyorum, ama hiçbir köşede huzur bulamıyorum. Elimden gelip de yaptığım ve uğraşırken de sakinleştiğim,zihnimi bir an için o hüzünlü anılardan uzaklaştırmaya yarayan tek bir iş yok.Bana öyle geliyor ki belleğin işlemesi derin dondurucununkine benziyor biraz...
"Tabi ki umduğu olmadı.Yaşadığımız sokak,bir zamanlar öylesine sakin,dingin ve pırıl pırıl olan yer, şimdi bir savaş bölgesine dönüşmüştü.Her ev kurşunlardan nasibini alıyordu.Tepemizde roketler vızıldıyordu.."