Mustafa Kutlu günümüz türk hikayeciliğinin zirvesi olarak gösterilen şahs-ı muhterem. Çokça arkadaşım okumam için tavsiyede bulundu. 1000K'da da çokça rastladığım bir yazar. Kendisi, fikirleri hakkında az çok malumat sahibiyim. Ama şu zamana kadar tek kitabını okumuş değildim. İlk kez Osman Sınav'ın Uzun Hikaye filminden sonra dikkatimi çekti. Okumaya da en çok bilinen ve okunan bu kitabıyla başlamaya niyetlendim hatta geçen ay aldım kitabı fakat kısa bir süre önce bu hafta yeni kitabı çıkacağını öğrendim. Ve kitap daha çıkmadan siparişini verdim baya bekledim nihayet bugünde elime ulaştı. Son kitabından okumaya başlamam ne kadar doğruydu bilmiyorum genelde en bilinen sevilen kitabından başlanır, belki de ilk yazdığı kitaptan başlamak daha doğru olurdu. Her neyse öyle işte, kitabı aldım aynı gün okuyup bitirdim.
Kitaba gelirsek. Bir hikaye kitabı. Öncelikle ismi hoşuma gitti. Daha önce böyle bir hikaye okumamıştım çünkü çok başrol var, birden fazla karakter, birden fazla olay, birden fazla mekan var fakat hepsi bağlantılı. İçeriğe girmeden biraz şeklinden bahsetmek istiyorum. Kitap 93 Harbi zamanından başlayıp günümüze kadar süren 3 kuşağın hikayesi olarak yazılmış. Bir Yörük çocuğu olan Molla Murat'ın hayatından başlıyor en çok hoşuma giden kısım burasıydı. Molla Murat ve arkadaşı Mustafa Efendinin bir kahvehanede Molla Murat'ın çocukluğu ve hayatını anlatmaya başlamasıyla başlıyor kısım, Molla Murat ile ilgili kısımda karakterin hikayesi çok güzel ve ilginç olmakla birlikte bu kısımda Osmanlı'nın son devri, Abdülhamit, Batılaşma, Birinci dünya savaşı ve Cumhuriyetin ilk zamanları gibi dönemin siyasi ve toplumsal olaylarına da çok fazla değiniliyor. Fakat bu hikaye bir yerde bir şekilde yarıda bırakılmış malesef Molla Murat'ın akıbetini öğrenemiyoruz bu durum çok