Müphem

Müphem
Yanlış da olsa düşünmek hiç düşünmemekten daha iyidir. -Hypatia
9/10
·55 syf.·
2017 64. kitabı
Kişisel gelişim kitaplarını eleştirdiğimde beni çarmıha gerip domateslemek isteyenlere sesleniyorum, bırakın elinizdekini de Ermişin okyanusundan susuzluğunuzu gidermeye gelin, hem hepimize yetecek kadar var meraklanmayın. Bu kitap hakkında hali hazırda çok güzel incelemeler yazılmış, birçok farklı açıdan yaklaşılmış. Benim vurguladığım nokta ise bir dostunuza veda ederken ayak üstü yapılan sohbetin doyuruculuğu ve verdiği hazzın üstünlüğü olsun. Çünkü Ermiş tam da bu tarzda yazılmış. Tam da ihtiyacımız olan noktaları hep tam onikiden vurmuş. Kitaptaki didaktik aforizmalar mükemmel ama daha da mükemmel olan kitabın üslubu sanırım. Sabahattin Ali okumalarından sonra güzel üslup hastalığı bana da bulaştığından bu konudaki arayışımı şu kısacık kitapla doyurmak şaşırtıcıydı. Bazı cümleleri aynı hazzı alabilmek için tekrar tekrar okudum diyebilirim. Sohbet tarzında ve samimi üslupla yazıldığından kitabın içindeki dünyaya hemencecik adım atmış buldum kendimi. Bu yüzden Ermiş'e ; "Gel boşver gemiyi, bi' çay içelim dertleşelim seninle" diyesim geldi. Acının da hayatın bir parçası olduğunu bir türlü kabullenemiyoruz, Ermiş kabullen diyor, diğer türlü diyalektik anlayış gereği zevki de algılayamazsın diyor. Ama diyorum keşke hayatın kanunları böyle olmasaydı, ne olurdu ki kötülüğün olmadığı, insanların ve bilhassa hayvanların birbirini vahşice yemediği bir dünya olsa ? Diyorum da kalıyorum. İyisi mi bunları pek fazla düşünmemek. Ben sonunda erdim galiba, siz de ermek istiyorsanız, açık adres elinizde. Keyifli okumalar :)
Edebiyat
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
Müphem isimli okura yanıt verildi
Müphem
Kitaptan beklentim büyüktü belkide ondandır:)
Reklam
9/10
·55 syf.·
2017 64. kitabı
Kişisel gelişim kitaplarını eleştirdiğimde beni çarmıha gerip domateslemek isteyenlere sesleniyorum, bırakın elinizdekini de Ermişin okyanusundan susuzluğunuzu gidermeye gelin, hem hepimize yetecek kadar var meraklanmayın. Bu kitap hakkında hali hazırda çok güzel incelemeler yazılmış, birçok farklı açıdan yaklaşılmış. Benim vurguladığım nokta ise bir dostunuza veda ederken ayak üstü yapılan sohbetin doyuruculuğu ve verdiği hazzın üstünlüğü olsun. Çünkü Ermiş tam da bu tarzda yazılmış. Tam da ihtiyacımız olan noktaları hep tam onikiden vurmuş. Kitaptaki didaktik aforizmalar mükemmel ama daha da mükemmel olan kitabın üslubu sanırım. Sabahattin Ali okumalarından sonra güzel üslup hastalığı bana da bulaştığından bu konudaki arayışımı şu kısacık kitapla doyurmak şaşırtıcıydı. Bazı cümleleri aynı hazzı alabilmek için tekrar tekrar okudum diyebilirim. Sohbet tarzında ve samimi üslupla yazıldığından kitabın içindeki dünyaya hemencecik adım atmış buldum kendimi. Bu yüzden Ermiş'e ; "Gel boşver gemiyi, bi' çay içelim dertleşelim seninle" diyesim geldi. Acının da hayatın bir parçası olduğunu bir türlü kabullenemiyoruz, Ermiş kabullen diyor, diğer türlü diyalektik anlayış gereği zevki de algılayamazsın diyor. Ama diyorum keşke hayatın kanunları böyle olmasaydı, ne olurdu ki kötülüğün olmadığı, insanların ve bilhassa hayvanların birbirini vahşice yemediği bir dünya olsa ? Diyorum da kalıyorum. İyisi mi bunları pek fazla düşünmemek. Ben sonunda erdim galiba, siz de ermek istiyorsanız, açık adres elinizde. Keyifli okumalar :)
Edebiyat
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
Müphem
Bu kitapta yazarın okuyucuyu etkilemek için çok kasmış olduğunu düşünen bir tek ben miyim?
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2016 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2016 15:59
Kendini bir yere ait hissedemeyen ,heryerin herkese ait olduğu bununda yalnızca etki-tepkiden başka bir ise yaramayan ve her zaman iç güdüleriyle hareket eden insanların olduğu her yer,azınlıkta olan başka tür insanların barınamadığı yerler olarak süregelir.Bu yuzden delilerin olduğu yerlere kimse Gitmez.Nedeni sudur:"farkli olanı yadirgamak".Bu kitabı sanırım kendini insanların yüz yüze baktığı ,hep aynı şeylerin tekrarlandığı topluma değilde duvara yüzünü donen insanlar sevicektir.Cunku ancak boyle insanlar tarafından özümsene bilecek bir kitap.Dostoyevskinin Yeraltından Notları gibi yeraltında yasayan bir kahraman."Babam kendini öylesine yetkin sanırdı ki,benim onun fotokopisi olmamdan başka bir olasılığı aklına bile getirmezdi.O en büyüktü ve bende bu en büyüğün aynısı olmalıydım.Çünkü en büyük ve en korkunc karşıtlık şudur ki ,insanlar herşeyden cok farklı olmaktan korkarlar ve buna karşın dünyaya çocuk getirmeyi sürdürürler.Ama bir evlat ,eşyanın yasasıyla her zaman farklı birşeydir.ve buda kendi çorbana kattığın zehirdir".Kahraman Walter beynindeki karmaşalardan ve cevabını bulamadığı sorulardan yorulmuştur fakat sormaktan vazgeçmez.Hicbir sey onun icin net ve doğru değildir öyleki "küçüklüğümden beri yalnızca hesap yapan,toplayıp çıkartan,herşeyin altına çizgiyi çekip doğru oldugunu gören bir muhasebeci olmak isterdim"diyor cunku netliğe muhtaçtır.Yazar insanın kendini unutuşunu"güzellik"kavramına bağlıyor.Gercekten öylemi diye düşündüm.Ya bizi "gercekten"uzaklaştıran güzellikse?Beynimizi bulandıran ve hep birşeylerin pesinden gitmeye zorlayan bu zevkse?Kitap üç bölüme ayrılmış Ateş,Toprak,Rüzgar.Bölümün adlarını ve bölümde anlatılanları ilişkilendirmek gerekirse.Ateş:Walter'in gercegi ararken icinde taşıdığı alevdir.Babasina duydugu nefrettir.Süregelen düzene
Anima MundiSusanna Tamaro · Can Yayınları · 2000659 okunma
Nympheutria isimli okura yanıt verildi
Müphem
Bana Bazi sahalarda düşünme fırsatı sundu.Sizede faydası olur umarım.
7/10
·640 syf.··
2016 85. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2016 22:21
Çarlığın yıkılış dönemini ve 1917 iç savaşı sırasında Rusya'da ve Moskova'da gelişen olayları,yasam seklini ele alan roman zamanın aile portresini tuhaf karşılamadan 'oyle bir donemde ancak boyle yasanir'dedim.Bana yazarı takdir ettiren sey Boris pasternak'in tek romanı olmasina ragmen okuyucuyu ele geçirecek potansiyele sahip olması oldu ki buda çokta kolay olmasa gerek.Rusçada Jivago "yasamak"fiilinden geliyor.Bir ilahide İsa'dan sonsuz yasayan "jivago"olarak bahsedilir(Kitabin sonu zaten bunu açıklar nitelikte Jivagonun kitapları ardında kalan ve hala yasayan şeydir).Kitabin ismini basta 'Kizlar ve Oglanlar'olarak tasarlamış yazar fakat sonrasında Jivagoyu hayati boyunca kafasında bir kitap ismi olarak kafasında tuttuğundan kitaba bu ismi uydurmuş.Metafor olarak ozdeslestirince kitapla daha iyi uyum yakalamış."Doktor Jivago" kendimce bu ismi yasamı iyileştirmek olarak tasavvur ettim zira bu paragrafta olduğu gibi'açık pencerenin önünde oturmuş ve iyice yaslanmış olan bu iki arkadaşa bekledikleri özgürlük artık gelmişti.Gelmisti veasagida uzanmakta olan Moskova caddelerine yerleşmişti.Bunu tüm benlikleriyle hissediyorlardı..Bu kutsal kent icin ,hatta bu öykünün icinde yer almış olan herkent içlerinde büyük bir sevgi duyuyordu.Mutlulugun eşsiz müziği bir dalga gibi sararak cok uzaklara kadar yayılıyordu.Elindeki kitapta (Jivagonun kitabını kastederek sanki tüm bunları biliyor onların duygularını onaylıyor ve destekliyordu.'fikirlerimi benimsetti.Diger yandan kitap uzun bir zamana yayılmışta birbiri arasında bütünlük sağlayamamış gibiydi.Yazarin kadınların ruhsal ve davranışsal özeliklerini yansıtmasında eksiklik hissettim.Yazarlarda kadın veya erkek karsi cinsiyeti kendi cinsiyetini tasavvur eder gibi tasvir etmesi beklentisi icinde oluyorum.(Bunu başarabilen yazar
Doktor JivagoBoris Pasternak · Yapı Kredi Yayınları · 20231,357 okunma
Nympheutria isimli okura yanıt verildi
Müphem
Rica ederim.Ne Mutlu bana.