Nezir YILDIRIM

Sesimizin değerini ancak susturulduğumuzda anlarız...
Reklam
İnsanları,bu topraklar üzerinde egemen olan Bizans ve ya Pers tağutlarının elinden kurtarıp bir Arap tağuta teslim etmek kesinlikle çıkar yol değildir.Adı ne olursa olsun tağutların hepsi tağuttur. İnsanlar sadece Allah’ın kullarıdır.Bilinçli her Arab’ın lisanının delaleti ile anlamını çok iyi algıladığı “La ilahe illallah” gerçek anlamı şudur:Allah’tan başka hiç kimsenin hakimiyeti yoktur;Allah’tan başka kimsenin şeriat koymaya hakkı yoktur;hiç kimsenin üzerinde egemenlik hakkı yoktur.Çünkü bütün egemenlik,iktidar Allah’a aittir.Zira İslam’ın insanlık için uygun gördüğü milliyetçilik ülküsü Arabı,Bizanslıyı,Persliyi diğer ulus ve renklerden olan tüm insanları Allah’ın tevhid bayrağı altında eşit konuma getiren “Akide Milliyetçiliğedir”.Çıkar yol sadece bu yoldur.
Sayfa 37 - Pınar yayınları·Kitabı okuyor
Nar deyince, bir de ben her defasında dilimizin bugünkü durumunu düşünürüm.Daha doğrusu,taşa çalınmış bir nara benzetirim dilimizi. Eşsiz parıltılar saçan bazı taneleri kaybolmuştur bu narın,bazı taneleri her nasılsa unutulmuş,bazıları günlük telaşın ayakları altında sessiz sedasız ezilmiş,bazıları da gaflet bayırından aşağıya doğru savrulmuş gitmiştir...
Nar, her defasında küçük bir sonsuzluk gibi görünür bana.Işıltılar saçan derin bir karanlık da diyebilirim hatta onun için,hayali bir dağınıklık,iştah açıcı yuvarlak bir sıcaklık ya da neşeli bir bereket de diyebilirim.Benim gözümde aklın bakışlarına esrarengiz kapılar açan,bir suretinde bir çokluktur aynı zamanda nar.Taze bir öğle vakti güz sonudur.Ya da,durduğu yerde yuvarlanan,yüzü ihtiyar güneşlerle kaplı ıssız bir doğudur.Ya da,kendi ağırlığına tutunmuş ağdalı bir çıtırtı topudur...
ve hayat
Bıkkın bir sesle Şükrü Erbaş’a; “Abi hayat bu kadar uzun olur mu, çok sıkıldım artık ben, bitse de çekip gitsek!” diyorum. Kimi zaman da, hayat dediğimiz şu hayat neredeyse bir nefes kadar kısa görünüyor gözüme...
Reklam