Nihal Bazarov

Nihal Bazarov
@Nihalbooklover
Bilgilendirici
9/10
·432 syf.··
2020 29. kitabı
Zaman zaman durağanlıkları olsa akıcı bir kitaptır kendileri. Nietzsche'nin felsefesini, düşüncelerini hayatını çok güzel bir şekilde anlatan bir kitap. Roman değil de bilgi veren bir kitap gibidir. Roman tarzında yazılan kitabın bu kadar dolu dolu bilgi vermesi beni çok şaşırtmıştır. Sadece Nietshe'nin değil Breuner'in hayatını, hayat hakkında görüşünü de anlatır. Freud kitapta çok geçmese de onun yöntemlerini ve düşünce yapısını da anlamış oluyoruz bu kitap sayesinde. Breuner: Bertha diye bir kadına takık olan ve o duygularından dolayı hayatını kendine zindan etmiş bir insan. Bazen Bertha'ya o kadar takıntılı bir hale geliyor ki yeter diyesiniz geliyor. Nietzsche: Yalnız olan ve yalnızlığından dolayı acılar çeken bir insan. Acı çekse bile yalnızlığını mazeret olarak kullanıyor ve yalnız olduğu için mutlu. Yalnızlığı kendini geliştirmek için araç olarak görüyor. Freud: Kitapta çok bahsedilmeyen Freud Breuner'in dostu ve öğrencisidir. Her anlamda Breuner'den destek alan Freud Breuner'e hayrandır. Psikoloji konusundaki düşünceleri sayesinde kendisine modern dünyanın dahisi diyebiliriz. Salome: Erkekleri dişiliği ile kullanan tehlikeli bir kadın.
Edebiyat
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Nihal Bazarov
Yarım bıraktığım :(( 👍🏻👍🏻👍🏻
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 11:29
Aylak Adam’ı anlayabilmek için bence kitapta bir miktar ilerlemeniz gerekiyor. Ancak o zaman okuduklarınızı anlamaya başlıyorsunuz. Kitaba başladığımda anlamakta çok zorlandım; tekrar tekrar okuduğum kısımlar oldu. Olaylar karışıktı, cümleler art arda devam ediyordu. Bu cümlelerden kafa içi konuşmaları ve dış konuşmaları birbirinden ayırmakta oldukça güçlük çekiyordum. Çünkü zihinden geçen neredeyse her düşünce kaleme dökülmüştü. Fakat sonra ilerledikçe kendimi kitabın işleyişine kaptırmış buldum. Karakteri çözünce anlamak daha kolaylaştı. Karşınızdaki insana aklınızdan geçen gerçek düşünceleri açıkça söyleyebilmek, başka insanların gereksiz süslerinden ve yakınan konuşmalarından uzaklaşmak, başkalarının ne düşündüğünü umursamadan yaşayabilmek ve hayat amacınızı arayışınızı devam ettirmek nasıl bir şey acaba? Aylak Adam bize bunu yansıtıyor.
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Nihal Bazarov
👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻
Flâneur
Puan vermedi·192 syf.·
2020 9. kitabı
Serbest zamanlı insan, Flâneur, Aylak. Yaşamımızı sürdürebilmek için yapmak zorunda olmuş bulunduğumuz uğraşlarımızın üzerimizdeki baskısının ağırlığı, yaşamımızdan bizleri men eder. Düşünme eylemini gerçekleştirmek gibi basit bir hayati oluşumu gerçekleştiremeyecek kadar zavallılaşan bizler neden bu saçmalığı sürdürmeye devam ediyoruz? Aylaklık ve aylaklığın başlıca emellerinden biri olan temaşa halinde bulunma durumu, insana, dünyanın referans çerçevesine reklektif bir bakış açısı kazandırır. Bu yüzden bizlere biraz aylaklık gerek. (Bu edinimin vereceği karamsarlık ve rahatsızlık hissini yaşamak mı, yoksa bunun yerine bilmemenin verdiği mutluluğu yaşamak mı?) Hepimizin aylaklığa vakit ayırabileceği bir yaşamı olması gerekir. (Aylaklık etmezsek bile önemli olan o zaman zamana sahip olmaktır.) Hep bir şeyi veya birini arıyormuş gibi bir his... C.'nin çocukluğunda yaşadıkları, onda saplantı haline gelmiş ve bunlar, onun daha fazla yabancılaşmasını sağlamıştı 'ötekilere', en çok da 'kendine'. Ve yine bu saplantıları, onun diğer insanlardan daha fazla kadınlara ilgi duymasını sağlamıştı. (ki kadınlara diğer insanlardan daha fazla ilgi duyup duymaması ayrı bir tartışma konusudur) Bu ilgi C.'de eksiklik hissi yaratmış ve tamamlanmayı isteyerek 'o' nu aramaya koyulmuştu. "O"nu aramak... Neden insanlar 'o' kişiyi arama çabasında bulunur? Bu uğraşı sürekli olarak vermemizin nedeni nedir? Bunun cevabını vermeye çalışırken 'kendi eksikliğimizi tamamlamak' gibi bir saçmalığa inanmış sürdürmeye devam ediyoruz bu arayışı. Ben sorunun eksiklik olduğunu düşünmüyorum. Evet! Her şeyde olduğu gibi bunu cevabı da bencillik. Bence, bizler, olumlanma, onaylanma ihtiyacını karşılamak için o arayışa çıkarız. Bilemiyorum, 'o'nu aramak belki de, herkes gibi, sadece bir 'tutamak'
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Nihal Bazarov
👏🏻👏🏻👏🏻
● Dikkat! Sevgisizlik içerir..
9/10
·160 syf.·
2020 2. kitabı
Başlarda anlamakta zorlandım, ama okudukça tanıdık gelmeye başladı. Kim bu "Aylak Adam" diye soruyordum kendime, nereden tanıyorum, mahalleden biri mi, akrabam mı, eski bir arkadaş mı, bir filmde mi izledim yoksa? Bir türlü çıkaramıyordum. (Neyse, okumaya devam ettim..) İnsanların; birlikte yaşama zorunluluğu hissettikleri için birlikte yaşadıklarından, insan ilişkilerinin yapmacıklığından, dünyadaki sevgisiz kaos ortamından ve samimiyetsiz samimiyetlerden şikayetçi, yalnız; düşünceli ve her şeye karşı bir adam, Aylak Adam.. Düşünün ki, bir adı bile yok. "C." diyor yazar kısaca.. İsmin önemsizliğini şöyle açıklıyor Bay C: “Bence İnsanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor..” Ne kadar haklı değil mi? Tıpkı yazarın kitabına isim vermesi gibi. O kitap artık yazarın verdiği isimle anılıyor. Bir kitabın adı kendisiyle ne kadar ilgiliyse, bir insanın adı da kendisiyle o kadar ilgilidir. Ne adını ve konusunu bilmemiz bir kitabı anlamaya yeter, ne de adı ve zihnimizdeki görüntüsü bir insanı anlamamıza ve tanımamıza yeter.. Bu yüzdendir ki; insanları tanıdığımızı sanıyoruz. Oysa tanımıyoruz, zannediyoruz sadece.. "İnsanları tanımak, denizleri bardak bardak boşaltmaktan daha zordur" der Mevlana.. İnsanları tanımak gibi, sevmek de zor aslında. Nasıl da kolay dile getiriyoruz oysa. Sevmek! Sözde kolay, gerçekte zor bir duygu. Birine alışmayı, birinden hoşlanmayı, birine çıkar için yaklaşmayı sevgi zannedip, değerini azaltıyor ve sevgiyi basitleştirip, dilce kolay söylenir hale getiriyoruz. Hoşlantımız geçince, hevesimizi alınca, sıkılınca ya da çıkarlarımız uyuşmayınca da ilk şunu söylüyoruz: Sevgi diye bir şey yok. Oysa sevgi var, anlamak yok. Sevgide almak yoktur, vermek vardır. Sevgi de
Aylak AdamYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201771,1bin okunma
Nihal Bazarov
Öyle güzel yorumlanmış ki.. Tekrar tekrar okunulabilir bir inceleme👌🏻👌🏻 tebrik ederim sizi 🌷💐
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2020 13:03
Aylak adam, okuduğum ilk postmodern roman oldu. İlk sayfalarda kitaptaki farklılık hissediliyordu. Başta kitabın içine dalamadığınızda kopukluk oluşabilir. Okudukça açılan ,akan giden bir kitaptı. Entelektüel, paralı mesleği aylaklık olan bir insan. Bir erkek... evet bu kitap eril bir dille yazılmıştı. Pek çok inceleme buna değinmiş zaten. Adamımızın bu dünyaya görüşü şu şekildeydi,şimdi ana temaya geçiyorum: Günlük dünyamızda biz yaşarken etrafımızda bir sürü olay olur, herkes birbirinden farklıdır kardeş, anne baba, karı- koca..ne duygularımız birdir ne renkler bize aynı şeyleri hissetirir. Ne doğan güneş gün batımı aynı şeyi düşündürtür. Geçmişimizden gelenler bazen çocukken işittiğimiz bir söz, hayatımıza yön verir. Bazı şeylere sebepsiz anlamlar yükleriz, Sebepsiz ? İnandınız mı. Hiç bir şey sebepsiz değildir. Aylak adamımız da pek tabi bunun farkındaydı. Aylak adam, Bay C. çocukluğunda şahit olduğu babası ve teyzesinin ilişkisinden çok etkilenmişti. Teyzesi onun gözünde anne yerine koyduğu kadındı. Babasının sevgisizliği anne boşluğu derken hayatı boyunca babasını sevmez ve hem korktuğu hem de -benzediği- babasının hatıralarından kaçar. Bu mümkün değil-kitaptan alıntı:İnsan geçmiş bir olayı kafasından kazıyıp attığını sanıyor. Değil. Tortuya benzer bir kalıntı var.-İstemeden teyzesini hatırlar, her kadında teyzesini arar. Sinemada gördüğü kötü kadın, Ayşe , Güler.. kişiler farketmeksizin bazen o mavi gözü bazen o şaşılığı o saf ve temiz sarılışını; kahramanımız hep acı çeker, boşlukta savrulur. Kitapta en çok etkilendiğim Güler’i üç oda bir mutfak ve çocuklar hayali için üzmesi ama aslında hayatta olan biteni o pembe hayalin ötesini bize göstermesi, C. nin anlattığı liseli öğretmen ve uğruna üniyi bırakan karısı, yıllar geçiyor ve kadın bu muydu yani diyor, en
Edebiyat
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
pessoalone isimli okura yanıt verildi
Nihal Bazarov
Çok teşekkür ederimm, aslında incelemeye layık biri değilim -yaş, üni sınavı ve okunan kitap azlığı dolayısıyla -görüşümü belirtmek istemiştim, beğenmenize mutlu oldum