Günlerim birbiri ardına aynı geçmekteydi. Boya kitabı gibi, her sayfada farklı bir desen olsa da elimde sınırlı sayıda kalem vardı ve ben farklı desenleri de hep aynı renklerde boyamak zorunda kalıyordum. Farklı gibi gözüken günler aslında aynı renklere boyanıyordu.
Kean'a bakmak bataklığa düşmek gibiydi. Baktıkça daha çok bakası geliyordu insanın fakat battıkça da daha derine batılıyordu. Kişi, bunun kendisi için korkunç bir deneyim olacağını bile bile batmaya devam etmek isteyebilirdi; çünkü tıpkı bataklık gibi içinde barındırdıklarını, bugüne dek neleri derinliklerine hapsettiğini çılgınlar gibi merak edebilirdi.