Nil pınar tunca

Nil pınar tunca
@Niltunca
84 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı

Nil pınar tunca

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.··
4 günde okudu
·
2022 7. kitabı
Stefan Zweig
7.9/10 · 24,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·72 syf.··
2022 6. kitabı
·
406 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2022 18:46
Bu kitapla bu kadar geç karşılaştığım için biraz üzüldüğümü söylemek istiyorum. Dünyayı saran bir hastalıktan bahseden bu kitabı okurken biraz heyecanlandım ve garip duygular içine girdim. Sebebi ise günümüzde etrafımızı saran bir hastalığın ve zor günler geçirmiş olduğumuz gerçeğiydi. Jack London bu eserinde ileri bir hastalıktan bahsetmiş. Her insanı birden öldüren bir hastalık... Kitap 1912 yılında yayımlanmış olup 2012 yılında dünyayı saran "Kızıl Veba" isimli hastalığın uygar toplumu nasıl yok ettiğini anlatıyor. Kitabın baş karakteri Profesör Smith yani Granser, salgından sonra oluşan ilkel yaşamı görmüş son kişi. 2070'li yıllarda, artık son zamanlarını yaşayan Granser torunlarına her ne kadar uygar toplumu anlatsa da hiç görmedikleri medeniyet onlara anlamsız geliyor ve dünya kendini tekrar ediyor... Başa dönüyorlar. Kitap "kıyamet sonrası dünya" senaryolarının temelini oluşturuyor. Jack London'un 1912 yılında ortalıkta güncel bir salgın olmazken yüzyıl sonrasında gerçekleşebilecek böyle bir hikâye oluşturması beni çok etkiledi. İnsanların tepkileri, kendini düşünmeleri, zorbalığı günümüz toplumunu o kadar çok anlatıyordu ki, yazarın ileri görüşlülüğünü tebrik etmek istedim. Kitapta anlatılanlarla hemen hemen aynı şeyi yaşamak okurken kendimi karakterlerin yerine daha çok adapte olmamı sağladı. Jack London'un ise okuduğum üçüncü eseri olarak kitaplığıma eklendi. Bu günlerde bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Pişman olmayacaksınız :)
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2022 23:56
Ezgi çok sevdiğim yazarlardan birisi, tatlı, kibar ve okurlarıyla o kadar iyi bir iletişimi var ki aslında kitabını okumam tamamen bundan kaynaklıydı. Sipariş ettiğimde biraz kalın gelmişti çünkü son zamanlarda sadece modern klasik okuyordum ve bu yüzden kitabı bir kenara bıraktım ve okumadım. Fakat kitaplığıma her baktığımda bana uzaktan göz kırpıyordu ve ben de dayanamayıp okumaya başladım. İyi ki de okumuşum! Kitaba oldukça yüksek bir tempoyla giriş yapıyoruz ve kendimizi birden Stella Uzay üssünde bulabiliyoruz. Hayatımda gittiğim ilk uzay üssüydü inanabiliyor musunuz!!! Kitabın ilk sayfalarında Aedan, Shawn ve Carina ile tanıştım. Bunlar yakın arkadaştı. Daha fazla bu kısmı anlatmayacağım çünkü ağzımdan küçük bir spoiler kaçabilir. Bu kişiler birer Aesir askeriydi... Kitabın ilerleyen sayfalarına geldim ve bir duraklama yaşadım. Çünkü asıl hikayeye giriş yapmaya başlamıştık. Burada ise Atherionlar ile tanışıyoruz. Fakat asıl önemli detay burada yaşıyan eşsiz güzellikteki Arialleena Darvethi. Onu en önemli kılan şey ise gelecekte yaşananları, geçmişte olan olayları görüyor olmasıydı. Bu eşsiz yeteneği yüzünden bütün evren onun peşinde. Olaylar yaşandığı sırada ise beyaz atıyla biri çıkıveriyor (at dediysem lafın gelişiydi... Tabi ki uzay mekiği ile geliyor). Kean! Kitapta sadece Kean'ı sevdiğim doğrudur ama biraz soğukkanlı nevale gibiydi. Birinin yüzü hiç mi gülmez??? Daha fazla tanımaya başlarken bu kişileri aramıza yeni karakterler katılıyor. Zetsa, Buteo, Nareli ve Atlas.... Bunların arasında ise en sevdiğim kesinlikle Atlas oldu. Kitap yüksek dozda maceraydı lakin romantizm kısmından pek bir şey anlamadım. Ufak kırıntılar atmış yazar bizim önümüze. Ben buradan yazarımıza bir gönderme yapmak istiyorum. "Aşk kırıntısıyla doymaktansa Tek başıma aç kalırım bu
Edebiyat
Bilinmezlik Senfonisi - KaçışEzgi Su Yıldırım · Otantik Kitap · 202173 okunma
Puan vermedi·58 syf.··
2021 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 20:44
Sanırım ilk defa Jack London yorumu giriyorum ve bunları yazarken bile donmaya başladım. Eğer okursanız kitabı neden donduğumu gayet iyi anlayacaksınız :) Kitap 3 farklı hikâyeden oluşmakta. Aslında ilk iki hikâye çok da farklı değil birbirinden. Aynı hikâyeyi farklı sonlarla yazmış Jack London. Hikâyeler; Ateş Yakmak (1902) Ateş Yakmak (1908) Yaşama Sevdası İsimlerinden de anlaşılacağı gibi tüm bölümlerde hayatta kalma mücadelesini ele almış yazar. Anlatımı son derece yalın. Bıraktığı etki inanılmaz ama. Hâlâ üşüyorum. Soğuğu, açlığı, acıyı yaşama arzusunu böylesi yalın bir anlatımla bile iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Öyle şaşkınım ki! Bir kitap nasıl bu kadar etkileyici nasıl anlatımı bu kadar derinden olabilir? Hayatta en nefret ettiğim şey soğuk ve en korktuğum şeylerden biri soğuktan donmak. Donmayı bırakın üşümekten bile nefret eden biriyim. Aslında donarak ölmek birçok ölüm şeklinden daha iyidir ama o ölüm noktasına gelene kadar geçen uzun süreci sürdürmek aşırı zor bir iş. London'ın soğuk ve kış betimlemelerinde ne kadar uzman olduğu herkes bilir. güzeldi bu hikayeler de. Soğuğu iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız mutlaka okumanız gereken kitaplardan birisi. Kitapla kalın :)
Edebiyat
Ateş YakmakJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,2bin okunma