Berrin Ataman

Berrin Ataman
Desinatör / Görsel Sanatlar
Uludağ Üniversitesi
Bursa
13 Temmuz 1994
42 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2019 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2019 21:39
"Sonun ölmüş mavi bir çalıkuşununki gibi." Bu yıl okuduğum enn güzel kitap olan Evreni Yutan Çocuk, bu cümle ile başlıyor. 12 yaşındaki Eli Bell'in en yakın arkadaşı ve aynı zamanda eski bir suçlu olan Slim Halliday ona araba kullanmayı öğretirken, abisi August sağ işaret parmağıyla, havaya durmadan bu cümleyi yazıyor. Sonun. Ölmüş. Mavi. Bir. Çalıkuşununki. Gibi. Havaya yazı yazan çocuk. Daha ilk satırlardan merak uyandıran, akıcı ve eğlenceli bir dille yazılmış bu hikaye Eli Bell'in ağzından ve onun detaylı bakış açısından dile getiriliyor. Arka kapak tanıtımında yer aldığı üzere Eli Bell'in annesi uyuşturucu bağımlısı ve üvey babası Lyle ise uyuşturucu satıcısı. (Üvey baba, kelime itibariyle kötü bir çağrışım yapsa da Lyle, Eli'nin gerçekten sevdiği biri. ) Hikayenin asıl başlangıç noktası ise Lyle'ın adına çalıştığı Barisbane'in büyük uyuşturucu satıcısı Tytus Broz'u kandırması ve bunun ortaya çıkması. Sonrasında yaşanan kötü olaylar ve Lyle'ın ortadan yok olması ile Eli içten içe Tytus Broz'dan intikam almak ve onun aslında nasıl biri olduğunu herkese göstermek istiyor ancak bunu nasıl yapabileceğini bilmiyor. Ve bir suç yazarı olma hayalleri peşinde ilerlerken akış onu bir şekilde Tytus Broz ile tekrar karşı kaşıya getiriyor. Ve kitabın başındaki cümle tahmin edildiği üzere burada anlam kazanıyor. Sonun ölmüş mavi bir çalıkuşununki gibi. Peki sizce kimin sonu? Eli Bell mi, Tytus Broz mu ? .... Tabi buraya gelene kadar Eli ile birlikte, insanları kötü insan olmaya iten sebepleri sorguluyor ve bir insanı iyi yapan şeyin ne olduğunu da düşünüyorsunuz. Kitap kesinlikle arka kapak yazısından ve yazdığım incelemeden çok çok daha fazlası ve başladığı cümle ile olan bağlantısı bence çok etkileyici. Eli Bell her zaman sevgi ve şefkatle hatırlayacağım bir
Evreni Yutan ÇocukTrent Dalton · Salon Yayınları · 2019102 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2018 20:32
Holografik Evren biyolojiden, psikolojiye, fizikten spirütüelizme , insandan evrene, inançlardan bilime, hepsi birbirine zıt gibi görünen kavramların derinliklerine inerek aslında hepsinin birbiriyle nasıl iç içe ve bir bütün oluşturacak şekilde kaynaşmış olduğunu görmenizi sağlayacak bir kapı aralıyor. Bilincin derinliklerine Jung ile beraber inecek, fizik kurallarını Bohm ile baştan gözden geçirecek, kuantum fiziği içinde kendinizi kaybedeceksiniz. Her şeyin birbiriyle nasıl bağlantılı ve devamlı etkileşim halinde olduğunu, ve belki de tesadüf diye bir şeyin olmadığını ya da çok farklı bir işleyişi, işlevi olduğunu göreceksiniz. "Bir hologramın her parçasının bütünün imgesini taşımakta olduğu gibi, evrenin her bir parçası da tümünü içermektedir. Bunun anlamı şudur: Nasıl ulaşacabileceğimizi bilirsek Andromeda galaksisini sol elimizin baş parmağının tırnağında da bulabiliriz. Aynı zamanda Kleopatra'nın Sezar'la ilk karşılaşmasına da tanık olabiliriz. Çünkü ilke olarak tüm geçmiş ve tüm geleceğin imaları uzay ve zamanın en ufak bölümüne varıncaya dek her yere yayılmış durumdadır. Bedenimizin her bir hücresi tüm kozmosu barındırır. Her yaprak, her yağmur damlası ve her bir toz tanesi de öyle, tıpkı William Blake'in ünlü şiirinde olduğu gibi ve ona yeni anlamlar ekleyerek: Dünyayı görmek için bir Kum Tanesinde Ve Cenneti bir Yaban Çiçeğinde, Yakala Sonsuzluğu avucunun içinde Ve bir saatin içinde Ebediyeti. "
Holografik EvrenMichael Talbot · Omega Yayınları · 2024310 okunma
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2017 39. kitabı
Bu kitabı okurken hem Pablo Picasso'yu daha iyi anlayabilir, hem tarihe damgasını vurmuş bir cani olan Karındeşen Jack'in soluğunu ensenizde hissedebilir ve hem de birden bire Sherlock Holmes ile burun buruna gelerek, biyografik bir roman okuduğunuzu zannederken kendinizi bir polisiyenin içinde bulabilirsiniz. Nasıl mı? Şöyle; birinci kısım Picasso'nun hayatı, resim sanatı içinde kendi tarzını yakalama çabaları ve ilk aşkı Carmen etrafında dönüyor. Kitabın ilk sayfalarında karşılaştığı denizci karakterinden de biraz behsetmek gerek. Sohbet ettikleri sırada gizemli denizci, öfkeli bir hal alıyor ve Pablo'ya şunları söylüyor: "Biz birlikteyiz delikanlı, bunu unutma. Senin peşini asla bırakmayacağım. Gün gelecek benim gözlerimle çizeceksin ve bir daha asla bundan kurtulamayacaksın. Sana yemin ediyorum!" Denizcinin bu sözleri, Pablo Picasso'nun resimlerindeki figür ve nesneleri geometrik biçimlerde parçalayarak resmetmesine açıkça bir göndermedir. -Bunun sebebini kitabı okuyunca anlayabilirsiniz.- Bilindiği üzere Picasso, Kübist akımın öncülerindendi. Daha sonra Picasso, babasının onun için kurduğu hayalleri geride bırakarak Barselona'ya gidiyor (Söylemek gerek babası da bir ressam.)ve burada beş parasız olduğu için ona bir genelev patronu olan Benigna yardım ediyor. Artık bir genelevde yaşayan Pablo'nun da tanıdığı hayat kadınları, vahşice öldürülmeye başlandığında Karındeşen Jack de sahneye çıkmış bulunuyor. Bunu takip eden olaylar sonucu bir şekilde Pablo şüpheli bulunuyor. Onu kurtaracak kişi de Steven Arrow yani Sherlock Holmes'un ta kendisi. Ve ikisinin ortak bir yanı var: Carmen.
Gölgelerin RessamıEsteban Martin · Arkadya Yayınları · 2013209 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2017 46. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2017 13:57
Bittiğinde çok çok sevdiğim birinden ayrılmış gibi hissettiğim kitaptır kendisi. Yarattığı dünya,karakterler fantastik de olsa bir yerde çok gerçekti benim için. Yazarın diğer iki kitabıyla karşılaştırmayacağım çünkü çok ayrı bir tat aldım bu serüvenden. Beni çok derinden etkiledi diyebilirim. Tekrar okumayı düşündüğüm ve kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap. Şunu da söylemek isterim "gerçekçilikten komik olacak kadar uzak" gibi yorumlar olmasına rağmen ben bunun biraz açık fikirli ve geniş bir hayal dünyasına sahip olmakla ilgili olduğunu düşünüyorum. Nihayetinde bu bir kurgu. Kurguladığı bazı olayların bilimsel teorilerini burada yazıp spoiler vermek istemem o yüzden bunu okumak isteyenlere bırakmakla birlikte kapağın arkasından bir alıntı yapıyorum; "Bu diyarda gündüzler karanlık turuncu, güneş siyah, geceler bembeyaz. Büyünün yerini bilim aldı. Hatırladığın herkes, her şey artık çok daha güzel, korkunç, acımasız." Ha bir de "Ama bu Olasılıksız kadar iyi değilmiş" demeden önyargısız okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
OzAdam Fawer · April Yayıncılık · 20178,2bin okunma