Berrin Ataman

Berrin Ataman
Desinatör / Görsel Sanatlar
Uludağ Üniversitesi
Bursa
13 Temmuz 1994
42 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
... Martin' e yemek davetleri yağıyor, davetler yağdıkça onun kafası daha da karışıyordu. Bütün hayatı boyunca isimlerini duyup, yaptıklarını okuduğu itibarlı adamlardan oluşan Arden Kulübü'nün ziyafet sofrasında onur konuğu olarak oturduğunda Transcontinental' da " Çan Sesleri"ni, The Hornet'te "Peri ve İnci" yi okur okumaz onun hayatta başarılı olacağını nasıl gördüklerini anlattılar. Tanrım! Halbuki o sırada ben açlıktan geberiyor ve giysi diye üzerime paçavralar geçiriyordum diye düşündü. Neden o zaman davet etmediniz yemeğe? Tam zamanıydı oysa. O hikayeler o zaman yazılmıştı. O işlerim sayesinde bana şimdi yemek yediriyorsunuz; neden ihtiyacım olduğunda yedirmediniz? " Çan Sesleri"ndeki veya " Peri ve İnci" deki tek bir kelime değişti mi o günden bu güne? Hayır. Siz o zaman yazılmış eserlerim yüzünden karnımı şimdi doyuruyorsunuz. Sadece siz değil herkes doyuruyor, çünkü artık karnımı doyurmak bir şeref payesi haline gelmiş. Karnımı şimdi doyuruyorsunuz, çünkü siz sürü hayvanısınız ; çünkü güruha siz de dahilsiniz ve çünkü şu anda güruh zihniyetinin kör ve otomatik düşüncesi, benim karnımı doyurmak. Peki Martin Eden ve Martin Eden'ın yazılmış eserlerinin yeri nerede burada, diye dertli dertli kendine soruyor, sonra da zeka ürünü esprilerle şerefine kadeh kaldırılmasına zekice ve nükteli bir hitapla cevap vermek üzere yerinden doğruluyordu.
Sayfa 446 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
... Ölümün parmağının, bizi parçalamasın diye hayatın karmaşasının üzerine ara sıra dokunması mı gerekmekte? Ölümü her gün ufak dozlarda almazsak yaşamayı beceremeyecek bir yapıda mıyız? Nasıl tuhaf güçler ki bunlar, en gizli köşelerimize nüfuz ediyor, sahip olduğumuz en değerli şeyleri biz istemeden değiştiriyorlar?...
Sayfa 56 - Kırmızı Kedi·Kitabı okudu
Zaman, doğanın her şeyin aynı anda olmamasını sağlamasının yoludur.
Sayfa 260 - Pegasus·Kitabı okudu
Bilim yalnızca ne yapılması gerektiğini ya da ne yapılabileceğini bilmekten ibaret değildir, yapılabilir olmasına rağmen yapılmaması gerekenin bilinmesini de içerir.
Can Yayınları
"...Savaş alanı, her yaratığın bir başkasının ölümüyle yaşadığı yaşam alanının simgesidir. Kaçınılmaz yaşam suçunu işlemek Hamlet ya da Arjuna'da olduğu gibi kalbi öyle hasta edebilir ki, yaşamı sürdürmeyi reddedebilir insan. Diğer yandan çoğumuzun yaptığı gibi insan kendi için, diğerleri kadar suçlu olmadığı, iyiyi temsil ettiği için kaçınılmaz günahlarının aklandığı, yeryüzündeki sıra dışı bir görüngü olduğu şeklinde yanlış, sonuçta haksız bir imge oluşturabilir. Kişinin kendisini bu şekilde üstün ve haklı görmesi, yalnız onun kendisinin değil, insanlığın ve kozmosun doğasının da yanlış bir kavrayışına sürükler. Mitin amacı bireysel bilinçliliğin evrensel iradeyle uyuşmasını sağlayarak bu türden yaşam aldırışsızlığına olan gereksinimi yok etmektir. Ve bu da, zamanın geçici görüngüleriyle her şeyde yaşayıp ölen tükenmez hayat arasında gerçek bir ilişki kurulmasıyla sağlanır. Nasıl biri yıpranmış giysileri çıkarıp yeni olanları giyerse tecessüm eden benlik de yıpranan bedenleri çıkarır ve yenilerini giyer. Silahlar kesmez Onu; ateş Onu yakmaz; su ıslatmaz Onu; rüzgar Onu üşütmez. Bu benlik kesilemez, yakılamaz, ıslatılamaz ya da üşütülemez. Ebedi, her şeyi kapsayan, değişmeyen, kıpırdamaz Benlik sonsuza dek aynıdır. "...
Sayfa 216 - İthaki·Kitabı okudu