Dilenci zengin birine gelip yardım istemiş. Zengin hiçbir şey vermemiş ve kovmuş onu: "Defol buradan!"
Dilenci gitmemiş. Bunun üstüne zengin kızmış ve yerden aldığı taşı dilenciye fırlatmış.
Zavallı dilenci, taşı yerden alıp heybesine koymuş ve "Bu taşı sana atabilecek hale geleceğim güne kadar yanımda taşıyacağım!" demiş.
Sonunda o gün gelmiş. Zengin yanlış bir iş yapınca her şeyini elinden alıp hapse atmışlar. Hapishaneye götürürlerken dilenci yanına gelmiş, heybesinden taşı çıkarıp atmaya hazırlanmış. Sonra bir an düşünmüş ve taşı yere bırakmış.
"Bu taşı boşuna taşıdım onca zaman, o zengin ve güçlüyken atmaya korkuyordum şimdi ise ona acıyorum."
"Kadınlar muhteşem canlılar. Düşünün şimdi, o küçücük fırça ile ojeyi sürüyor ama sıçratmıyorlar. O saçlarla banyoda verdikleri mücadele en az 30 dakika. Hala nasıl yaptıklarını bilmiyorum fakat o incecik topuklularla kilometrelerce yürüyebiliyorlar. Babalarından para sızdırmaktaki başarılarına hala akıl erdiremedik (Biz babalarımızın ceplerinden çalardık). Biz erkekler yaptığında itici görünen bir çok davranış onlar yaptığında hoş görünüyor. Bütün bunların yanında bir de aşık olabiliyorlar, daha da şaşırtıcı olan.. Onlara deli gibi aşık adamları peşlerinde süründürüp kendilerinin burnunu boka sokan erkeklere köpek olabiliyorlar. Kadınlar demiştim, muhteşem canlılar. Erkekleri doğuruyorlar, adamları öldürüyorlar.."