"Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin."
Sonrasında birlikte mi yürüdük yoksa birbirimizin önünden geçip gittik mi artık anımsayamıyorum. Hoş, iki ihtimal arasında pek de fark yok gibi. Ama bu eskide kaldı ve çok eskide kalmalı da.
Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine "Benim gördüğümü sen de görüyor musun ?" diye sorar.
Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. Kulaklarıma inanamıyordum. Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum. Kimseye soramıyordum da "Benim gördüğümü sen de görüyor musun ?" diye...