Aynı saatte kalkıp aynı saatte uyuyordu. Kahvede aynı masada, aynı sandalyede oturuyordu. Hep aynıydı babam. Gözden kaybolmanın, kaçmanın, yok olmanın yolunu böyle bulmuştu; her şeyi aynılaştırarak.
İnsanlar kendi değer yargıları nispetinde anlam veremedikleri tavırlarla karşılaştıklarında, önce yorulmadan, usanmadan o insanları dönüştürmeye, kendilerine benzetmeye çalışıyor, dönüştüremediklerinden de bir anda nefret etmeye başlıyorlardı.