"Beni deliler gibi sev; ama sevginden asla delirme..."
"Sen benim özgürce nefes aldığım Saraybosnam gibisin."
"Dil kalbin aynasıdır derlermiş. Dil cambazlığım kalbimden, bu kalbim de aşk evimin sahibesinden besleniyor."
"Konuşmak tehlikeli, susmak günahtır..."
"Sen beni çok sevmedin, sen beni sadece çok incittin."
"Sen benim yaralı kalbimin merhemisin, ben de senin kaybettiğin bacağınla kolunum..."
"Şehir yıkıntıları ve insan yıkıntıları."
"Ağlamak...yalnız gözyaşı dökebilen insan anlayabilir bazı şeylerin hikmetini. Ama insan her zaman ağlayamaz, diyor çocuk. O zaman da ağlar gibi durmak gerekir."
" ...artık üzülmüyorum. Belki de üzülemiyorum. Bütün alçaklıklar bile doğal, çünkü alçaklık doğal. İyilik de, kötülük de bizim yaradılışımızda. Benim için ne düşündüklerini hiç önemsemiyorum artık, ben ne düşünüyorum, budur önemli olan benim için."
" Nedensiz, tuhaf bir sıkıntı, tuhaf bir yalnızlık içinde duyumsuyordum kendimi. Belki de birdenbire başladı. Ya da öteden beri vardı da böyle bir şey içimde, birdenbire ortaya çıkıverdi. Ama önemli mi? Nasıl olursa olsun, kendimi birden çok yalhız, çok duygulu, merhametli, yardımsever olarak görüyorum. Başkalarının kötülüklerinin yerine kendimi geçiriyorum, herkesten, her şeyden banki yalnız ben sorumluymuşum gibi bir sezgiye kapılıyorum ve büyük bir içtenlikle bu duyguma hak veriyorum."
"Biz kardeşleri sevdiğimiz için ölümden yaşama geçtiğimizi biliyoruz. Sevmeyen ölümde kalır."
"Ekmek pahalı, emek ucuzdu"
"...Artık insana ne verilmediğini de biliyordum. İnsana neye ihtiyacı olduğunu bilme yetisi verilmemişti."
"Kötü bir insanı öldürünce kötülüğü de yok ettiğini sanırsın, sonra bir bakarsın ki yok ettiğini sandığın kötülükten daha beteri senin içinde büyüyor. Musibete boyun eğersen, gün gelir musibet de sana boyun eğer."
"Tren kalkarken çocukluğumu aldım. Ardından tüm gözyaşlarımı çocukluğuma karıştırdım. Beni öldürdüm. Her insanı öldürmek kanısı ile öldürdüm. BEN BEN MİYİM? BEN HERKES MİYİM? BEN HER ŞEY MİYİM?..."
"Haykırmak istediğim çok şey var. Büyük kayıplar yıkacak değil bizi. Açıkca birbirimizle konuşamıyorsak ben ağlamak, bağırarak ağlamak için bahçenin yeşillikleri gerisindeki odama geçiriyorsam, biliyor musun, ne güzel ağıtlar içinde uyuyakalamak?"
" Artık giderek dünya insanları bana birer fabrika ürünü gibi görünüyor. Tabii bu çok sert bir yargı. İnsanları tanımadan önce kullanılabilecek bir yargı. "
" Şimdi neden bu kadar çok sevdiğimi anladım, çünkü kendim ölmüştüm ve yalnızca başkalarının canlılığını algılayabiliyordum..."