Kimin hükmü yürüyor? Bu sahneyi kim tasarladı? Kim aldı bu kararı? Bu asfaltlardan kimler geçecek, bu yataklarda kim yatacak?
Şair mi? Filozof mu? Silahına sarılıp sipere uzanmış yatan asker mi? Şalteri indiren işçi, önünü ilikleyen bölge müdürü mü? Çoban veya gardiyan mı?
Nerede olduğunu kimselerin bilmediği düğmeye kim basacak?
Bu beyhude soruları kim soruyor?
Vâiz nerede?
Nerede hesap pusulası? Çimenler üzerinde parıldayan gözyasları kimin?
"İçinde milyonlarca yüreğin attığı şu kocaman kentte tek başınaydı ve şakır şakır yağan hain yağmurdan başka ona kulak veren ya da bakan yoktu oysa; o hıçkırıklara ve gözyaşlarıyla boğuşuyor, bir çocuk gibi davranmaktan utanıyordu, karanlığın arkasında durmuş ona çelik gözleriyle insafsızca bakan bu kaygıdan kendini nasıl kurtaracağını bilmiyordu."