“Başkalarının açtığı yolda onların eylemlerini taklit ederek yürüyenler ne o yola tamamıyla hakim olabilirler ne de onların mertebelerine erişebilirler.”
Ne olacağı, nereye varacağı malum olmayan hayatının artık bir mana almaya başladığını görüyordu. Bundan sonra kafası, üzerinde düşünülecek şeyler bulmakta güçlük çekmeyecek; hisleri, koparılmadan kuruyan meyveler gibi,içinde buluşup kalmayacaktı. Sabahları kalktığı zaman
"Bügün de her gün gibi. Niçin uyandım?.. Niçin bana kendimi unutturan uykum sürüp gitmedi?"demeyecek, sokaklarda yürürken ayakları isteksiz şekilde kaldırımlarda sürüklenmeyecekti.
Her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışıyordum. Bir tek harfini bile fark etmeden sayfarı çeviriyor, bazen, dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum.
"Bir yol bulunmalıydı. İnsana bir fırsat verilmeliydi. Bana, sana hiç olmazsa... Bu çaresizliğe dayanamıyorum. Bir defaya mahsus olmak üzere bir istisna yapılmalıydı."