… Onu hep kapıda karşılar, hep bakımlı olmaya özen gösterir, ona güler yüzlü davranırdım. Hizmetçiler dururken ona ben hizmet eder, bir dediğini iki etmez, hangi yemeği severse onu yaptırır, arada bir kızsa bile ona cevap vermezdim. Bunların hiçbiri ona yetmedi.”
Yetmez zaten. Erkekler hem bu hizmetlerin hepsini ister, hem de karşılarında muhabbet edebilecekleri, muhatap alabilecekleri, neşeli , enerjik , arada bir onlarla kavga eden , küsen , onları hayata sıkı sıkı bağlayan, güçlü kadınları sever.
Bu erkeklerde ne çok şey istiyor bizden!
“Yıllar süren bir ilişki aniden bitiyorsa ve bu karar tek taraflı olarak alınıyorsa, kararı alan da, en az sizin kadar etkilenecektir. Ama siz böyle yaparak onun işini kolaylaştırıyorsunuz. Çünkü siz bu karara şiddetle itiraz ettikçe, karşı taraf sizinle uğraşmaktan kendi duygularını gözden geçirmeye fırsat bulamaz ve sizden kurtulmak tek ve kesin hedef haline gelir.”
Biz hayatımızla ilgili planlar yaparken hayat genelde kendi yaptığı planlarla meşguldür. Bu hikayede de öyle olmuş galiba. Hayatın planları her zaman gerçek, bizimkilerse çoğu zaman sadece hayaldir. Bu hayallerin hangisi hayatınkilerle uyuşacak, işte bunu bilemeyiz.
Bazı kadınlar kolay ele geçiremeyeceklerini sandıkları, davranışları önceden kestirilemeyen, güven vermeyen , ihanete ve karanlığa açık erkeklere ilgi duyarlar. Bu tür kadınların sorunları erkeklerle değil, bu karanlığı arzulayan kendi iç dünyalarıyla ilgilidir. Yani asıl sorun kendilerindendir. Nalan da böyle biri mi acaba?
“Bana ihanet eden bu adamdan nefret etmem gerekir ama olmuyor. Onu görmeden , onun sesini duymadan yapamıyorum. Ben onsuz yaşayamam, ölürüm. Ölürüm. Bunu bana yapamaz.”