Görülüyor ki, ekonomik sistem önemli ölçüde bireyci bir çıkar sistemidir. Gücün ahlâkı işler. Şayet güç, ahlâktan yoksun ise, genellikle zayıf yok olmaya mahkûmdur. Bize büyüme dedikleri şey, büyük oranda tabiî sermayenin yağmalanıp kar hanesine yazılmasından ibarettir. Yine görüleceği üzere büyüme; çözüm değil, problemin ta kendisidir. Teknolojiye yatırım yaparak, belirli bir noktaya gelebilir ve bunu gelişmişlik olarak gösterebilirsiniz. Lakin ağaçları yok etmişseniz, yaşamı yok etmişsiniz demektir. Ağaçları yok ettikten sonra, dünyanın en iyi testerelerini üretseniz ne işe yarar? Bu çarpık düzeni, ünlü kızılderili şefi seattle, “ En son nehir kuruduğunda, en son ağaç kesildiğinde, en son balık tutulduğunda, beyaz adam paranın yenecek bir şey olmadığını anlayacak” cümlesiyle özetler.