Maddeye bulaşmış olduğumuzdan cevherimiz Onun cevherinden uzak kalmıştır. Cevherimiz ona yaklaştıkça onu tasavvurumuz daha tam daha doğru ve daha gerçek bir hal alıyor. Bu da şu demektir; biz maddeden uzaklaştıkça, ilk mevcudu daha tam bir surette tasavvur ederiz. Biz bilfi'il akıl oldukça ona daha çok yaklaşırız. Nihayet maddeden tamamiyle sıyrıldığımız anda zihnimiz onu en mükemmel surette kavrar.
Okumakta olduğum on yüz bin milyon kitap durduğu yerde dururken Farabi okuyasım geldi, El-Medinetü'l Fazıla ya ikince kez başlıyorum inşallah bu sefer tamamlarım, amin.
El-Medinetü'l Fazıla
" 'Melâli anlamayan nesle aşina değiliz.' der Haşim, ben de Ahmet Haşim'i anlamayan nesle aşina olamıyorum."
not: melal
/.–/
ESKİMİŞTİR
ad
can sıkıntısı, üzüntü, hüzün.