Günümüz dünyası eylem ve duyguların temsil edildiği ve yorumlandığı bir tiyatro değil, mahremiyetlerin sergilendiği, satıldığı ve tüketildiği bir pazardır.
Bir şeyi adlandıramıyor olmak iç huzursuzluğun şaşmaz bir belirtisidir... Etki ortadadır ama yeri tespit edilemez, ne işaretine kavuşur ne de adına; delip geçicidir ama yine de benim belirsiz bir alanıma konar...
hepimiz susalım, sözlerin işe yaramadığı anlar vardır, keşke ben de ağlayabilseydim, her şeyi gözyaşlarımla söyleyebilseydim, anlaşılayım diye konuşmak zorunda kalmasaydım.