Yaşlandıkça mendeburlaşan insanlar vardır hani. Mutsuzluklarının altında yatan sebep budur. Bir de bakar ki, yaşamın da kendisi yok; içi bunu hisseder. Ona kızar, buna kızar ama
aslında neye öfkelendiğini kendisi de bilmez. Avuçlarının arasından yaşanmadan akıp gitmiş, anlamsız, bomboş bir ömür ...
İşte öfkesinin kaynağı budur. Bazıları da vardır ki yaşlandıkça
nur yüzlü olurlar. Öyle keyiflidirler ki ... Onların da içi bilir;
doya doya yaşanmış, anlamlı bir ömür sürmüşlerdir. Özellikle
çocuklara ve gençlere karşı dikkat çekici bir hoşgörü ve sevgi
beslerler; "Gençtir canım o, çocuktur o. Bırak çocukluğunu
yaşasın, bırak gençliğini yaşasın." Bunları diyen insanlar ...
Nasıl sevilirler değil mi?