Dağıldı uzağa renkler , biri su biri kan biri toprak.
Bembeyaz bulutlarda saklı karanlık.
Kiminkiydi berrak olan , solup giden kiminkiydi .
Tanrı öykümüzü unuttu, bizi bilen kimse yok artık .
Çok güzel bir kitaptı Osman. İlk kez Ayfer Tunç okudum. Ve çok keyif aldım okurken. Oldukça hacimli bir kitap ama çok sürükleyici olduğu için çok çabuk bitirdim. Ama başkarakter Osman'ı sevdin mi diye sorsanız sevmedim. Yani sonuna kadar hatta son satıra kadar bir mucize, bir iz bekledim Osman'ı sevmek için. Ama bulamadım. Güzel olan her şeyi herkes sever. Karısını bile sırf "en güzel"olduğu için seven bir adam .O donanımla o kadar sıradan bir kadını ancak bu sebeple sever bir insan çünkü. Etrafımızda bir sürü Osman var aslında ve hepsi bu romandaki gibi kendini haklı görüyor.Ama ben normal hayatta da Osman gibileri çok sevmem,sevemem. Elbette sonuna üzüldüm ama insan bu kadar da hayalci olmamalı bu kadar da acı gerçeklere sırtını dönmemeli. Bir üçlemenin kitabı olduğunu bilmeyerek okudum. Inşallah diğerlerini de okuyacağım.
Murat Menteş kalemiyle bambaşka bir yolculuk daha.. Kitap ilk Murat Menteş'in Göksenin Yıldırım ile karşılaşması ile başlıyor . Bu başlangıçtan tarifsiz keyif aldım nedense.
Bol secili bu kitabı biraz okuyup ilerleyince hemen en sondaki fotoğraflara baktım. :) Anlatılan olayların, kişilerin gerçek olması elbette şaşırtıcı. Göksenin Bey bence bir tutunamayan aslında.
Okuyunca kendinizden izler bulacaksınız...
Bu hayatı, Murat Menteş dışında kim yazarsa yazsın bu kadar etkileyici olmazdı emin olun...Yazarına ve kahramanlarına kucak dolusu sevgiler.